Oyunculuk klişeleri yazımızda ”mesleğin nedir?” sorusuna ”oyuncuyum.” cevabı verilmesinin ardından gelen klişeleri sıralıyoruz. İşte oyuncuların sıkça karşılaştığı birkaç klişe:
Ezberleme Sorunsalı
”Nasıl ezberliyorsunuz o kadar şeyi?” sorusu en tipik klişelerden biridir. Muhakkak bu soru, meslek dışından kişiler tarafından sorulur. Aslında işin en zor kısmıymış gibi görünen ezber yapmak, işin en kolay kısmıdır.
Çok Güzel Hareketler
Özellikle tiyatro ile ilgili eğitim alan herhangi bir eğitim kurumundan ya da konservatuvardan mezun bir genç, mesleğim oyunculuk, dediğin an’dan itibaren şu klişe kulaklarda yankılanır: ”Şeye girsene ya sen… Çok Güzel Hareketler, Güldür Güldür falan.” Yani çoğu oyuncu ister bunu ama BKM kapısını açmış bütün oyuncuları beklemiyor. Nedense böyle bir algı var…
Ağlamak
Olmazsa olmaz bir diğer klişemiz, ”Hemen ağlayabiliyor musun?” Bu soru bir auditionda da sorulabilir, farklı meslekten biri tarafından da… Bir oyuncu, hemen ağlayabilir de hemen ağlamayabilir de. Her oyuncu bir işaret üzerine ağlamaz. Bu beceri de oyunculuğun bütünü olarak değerlendirilemez.
Taklit
Oyuncu iseniz muhakkak maruz kalacağınız bir klişe daha; ”Taklit yapsana”. Tamam bu meslek taklit ile evrimleşmiş bir yapıya sahip ama aslında özünde ”taklitten”, yapaylıktan olabildiğince uzak bir anlayışı benimsiyor. Ne kadar gerçeğe yakınsa orada o kadar iyi bir oyunculuktan söz edebiliriz…
Kazanç
Öyle bir meslek ki bir tarafta ”Çok mu para var bu işlerde?” algısı oluşurken, bunun şaşalı tarafı görülürken diğer tarafta öylesine yoksullaşmış bir görünüş hakim ki ”Gerçekten para kazanıyor musun?” sorusuna kadar gidiyor. Bu iki uç ayrım, tiyatro ve dizi/film endüstrisinin kazançlarının keskin bir biçimde ayrılmasından elbette ortaya çıkıyor. Son yıllarda tiyatro kültürü daha fazla yaygınlaşmaya başladı. Sevindirici gelişmelerden biri bu ancak daha da önem verilmesi gerektiği kesin.
Dizi
Klişe 6: ”Hangi dizide oynadın?” Her oyuncu dizide oynamayabilir. Dizilerde oynamayıp arthouse bir filmde de oynamış olabilir. Televizyon dizileri zaten günümüzde hızlı tüketim malzemesi haline geldi. Bir oyuncunun severek oynayabileceği roller oldukça az.
Hem süre ile ilgili olarak hem senaryoların yapısı ile ilgili olarak yıllardır aşılamayan bir takım sorunlar var. Ancak burada dikkat çeken, oyuncu deyince aklımıza sadece star algısı geliyor olabilir mi? ”Hangi tiyatro oyununda oynadın?” sorusu mesela halk arasında neden oyunculuk ile daha az bağdaştırılıyor? Oysa oyunculuk mesleği tiyatro ile başlamıştır.
Ünlü
”Ünlü olunca bizi unutma.” sanırım bu da olmazsa olmazlardan. Ün, şöhret bunlar mesleğin araçları. Günümüzde bazen amaç haline de gelebiliyor ama arada devasa bir fark olduğunu, ikisinin çok ayrı şeyler olduğunu söyleyebiliriz.
Asıl Mesleğin
Bu maalesef üzücü bir klişe. Diğerleri gülüp eğlenilebilecek ama bu yıkılması gereken önemli bir klişe. Oyunculuk bir meslek biçimi. Bu meslekten para kazanan oyuncular bunu profesyonel olarak yapıyorlar yani o şey onların mesleği demek. Tam zamanlı yapılabilecek bir şey. Çoğu zaman halk arasında bir hobi olarak düşünülüyor ancak bu bir meslek.