Skip to content
  • https://www.youtube.com/c/SanatsalHareketler
  • https://www.instagram.com/sanatsaalhareketler/?hl=en

Sanatsal Hareketler

  • anasayfa
  • zemin
  • film & dizi
  • edebiyat
  • felsefe
  • sanat
  • müzik
  • dijital kültür
  • tiyatro
  • deneysel
YouTube
  • Home
  • Edebiyat
  • Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Yazar: Özge Acu

A young Robert Walser, c.1893. Courtesy Keystone and Robert Walser Stiftung

Jakob von Gunten, yıllar evvel keşfettiğim, ilk bakışta küçük ama içine girdikçe insanın zihninde genişleyen enteresan bir kitap. Robert Walser genellikle Franz Kafka ile birlikte anılır, fakat hâlâ geniş okur kitlesi tarafından yeterince keşfedilmiş bir yazar değil. Kitap bana, duygu olarak değil ama kurduğu düşünsel derinlik bakımından, daha çok George Perec’in Uyuyan Adam’ını hatırlattı.

136 sayfa olmasına rağmen, taşıdığı düşünsel yoğunluk metni olduğundan çok daha geniş bir alana yayıyor. Jakob ise kolay tanımlanabilen bir karakter değil, çalışmak istediğini söyler ama eyleme geçmez, isteksiz görünür ama merakını kaybetmez, sürekli kendi içinde gidip gelen çelişkilerle dolu bir bilince sahip. Anlatının onun bakış açısından ilerlemesi, okuru doğrudan onun zihnine yaklaştırırken aynı zamanda bir mesafe de kuruyor, çünkü Jakob’un aktardıklarının ne kadarının gerçek, ne kadarının yorum olduğu hiçbir zaman tam olarak netleşmez.

Jakob von Gunten ne anlatıyor?

Jakob von Gunten, “…Demek istediğim; gelecekte hepimiz küçük insanlar olacağız, yükselemeyeceğiz. Aldığımız eğitimin temel amacı, bizlere her ikisi de, ya çok az başarı vaat eden ya da hiç başarı vaat etmeyen iki özellik; sabır ve itaat aşılamak. İçsel başarılar, evet. İyi de bu tür bir başarının ne getirisi olur ki? İçsel kazanımlar insanın karnını doyurur mu? Ben zengin olmak istiyorum; şoförüm olsun istiyorum, para harcamak istiyorum.” şeklinde sert bir açılış yapıyor. Robert Walser, aslında daha girişte okuru doğrudan bir çelişkinin içine yerleştirir.

Bir öğrencinin günlük notları, dağınık gözlemler, tuhaf bir okulun içinde geçen sıradan anlar ile başlıyor. Yer yer komik bir anlatı var. Birkaç sayfa ilerledikçe metnin asıl yönü kendini belli ediyor. Bu kitap, bir insanın “bir şey olma” fikrinden yavaş yavaş vazgeçmesinin hikâyesi diyebiliriz. Robert Walser, klasik anlamda bir gelişim anlatısı kurmaz aksine, gelişmenin kendisini şüphe altına alır, onu sorgulatır. Jakob’un girdiği Benjamenta Enstitüsü, eğitim veren bir kurumdan çok, bireyi törpüleyen, onu küçülmeye alıştıran bir yapıdır. Burada öğretilen şey bilgi değil, sabırdır ve hedefler değil itaat ön plandadır.

Jakob von Gunten ve Başarı Fikri

Romanın merkezinde bir başarısızlık hikâyesi yok. Jakob başarısız değildir, aksine, sistemin ona sunduğu başarı fikrini yavaş yavaş geçersiz kılar. Başlangıçta zengin olmak istediğini, yükselmek istediğini söyler, fakat bu arzunun kendisine ait olup olmadığından hiçbir zaman emin değildir. Sanki bu istek, dışarıdan öğrenilmiş bir cümle gibi ağzından dökülür. Enstitüde geçirdiği zaman boyunca bu cümle aşınır, içi boşalır ve yerini daha tuhaf bir düşünce alır: belki de insanın gerçekten yapabileceği tek şey, geri çekilmek ve görünmez olmaktır. Jakob’un “hoş bir sıfır” olmayı kabullenmesi, yüzeyde bir teslimiyet gibi görünebilir, oysa bu, modern dünyanın başarı takıntısına karşı geliştirilmiş sessiz bir karşı hamle olarak da okunabilir.

Romanın en gerçekçi tarafı, bu geri çekilişin zorla değil, neredeyse isteyerek gerçekleşmesi. Jakob ne tam anlamıyla isyan eder ne de tam anlamıyla boyun eğer, ikisinin arasında, kararsız ama istikrarlı bir biçimde durur. Böylece aslında metin yalnızca bir kurum eleştirisi olmaktan çıkarak daha derin bir soruya yöneliyor. İnsan gerçekten kendi hayatını mı yaşar, yoksa ona öğretilmiş arzuların peşinden mi gider? Benjamenta Enstitüsü bu sorunun mekânıdır, Jakob ise bu sorunun içinden geçen bir bilinç. Bu nedenle Jakob von Gunten, bir okul hikâyesi değil, başarı fikrinin, bireyliğin ve hatta özgürlük kavramının kendisini sorgulayan, son derece keskin bir metin.

“…Her şey ama her şey çürümüş, parçalanmış, ihtişam ve zarafetini yitirmiş. Şehirlerimiz önlenemez bir şekilde toprağa batıyor. Piyano sevgili kardeşim ve piyano ile yapılan müzik! Konser ve tiyatro, basamak basamak aşağılara düşüyor. Nasıl olsa ses çıkaran bir toplum var ama ne yazık ki onda da haysiyet ve incelik gibi sesler çıkaracak yetenek yok. Kitaplar var… tek kelimeyle söylemek gerekirse tam anlamıyla umutsuz değiliz. Fakir ve önemsiz kal sevgili arkadaşım. Kafandaki para fikrinden de kurtul. Zenginler, Jakob, onlar huzursuz ve mutsuzlar. Bugünün zenginlerinin hiçbir şeyleri yok. Asıl aç olan onlardır.”

Metnin asıl gücü, bu “küçülme” halini bir kayıp olarak değil, neredeyse bir seçenek gibi sunması. Jakob’un dünyasında büyümek, yükselmek, kendini gerçekleştirmek gibi kavramlar giderek farklılaşır, bunlar doğal hedefler olmaktan çıkar, dışarıdan dayatılmış roller gibi görünmeye başlar. Bu noktada Benjamenta Enstitüsü için modern toplumun küçük bir modeli diyebiliriz. Herkesin yer edinmeye çalıştığı bir dünyaya karşı, burada yerini kaybetmeyi öğrenen insanlar vardır. Jakob’un giderek daha az “bir şey” olması, onu eksiltmek yerine garip bir şekilde hafifletir. Sanki kimlik, başarı ve gelecek gibi yüklerden arındıkça daha net bir bilinç ortaya çıkar. Bu yüzden roman, yalnızca bireyin bastırılmasıyla değil, aynı zamanda bireyin kendi ağırlığından kurtulma ihtimaliyle de ilgilenir.

Bu bağlamda metin, modern öznenin en temel çelişkisini açığa çıkarır: İnsan, bir yandan kendini gerçekleştirmek ister, diğer yandan bu “kendilik” fikrinin ne kadar yapay olduğunu sezer. Jakob’un sürekli değişen tonu bazen alaycı, bazen ciddi, bazen neredeyse çocukçadır. Anlatı hiçbir zaman sabit değildir, tıpkı Jakob’un kendisi gibi, sürekli dönüşür. Bu dönüşme hali, romanı klasik bir karakter anlatısından uzaklaştırıp, onu bir bilinç alanına dönüştürüyor. Okur olarak Jakob’un ne düşündüğünden çok, düşünmenin kendisinin nasıl işlediğine tanık oluyoruz. Bu nedenle Jakob von Gunten, yalnızca ne anlattığıyla değil, nasıl anlattığıyla da önemli bir metin. Tekrar eden ve yer yer anlamsızlaşan diliyle, öznenin iç tutarsızlığını doğrudan biçimsel bir düzeye taşıyor.

Kafka’da birey, anlaşılmaz bir sistem tarafından kuşatılır ve bu kuşatmadan kaçış neredeyse imkânsızdır, Walser’de ise birey, sistemin içinde kalmayı seçer gibi görünür. Bu seçim, pasif bir kabulleniş değil, daha çok geri çekilerek var olma biçimidir. Bu yüzden roman, açık bir isyan üretmek yerine, onun yerine daha tehlikeli bir şeyi gösteriyor. İnsanın, kendisini sınırlayan yapılarla yaşamayı öğrenmesi. Bize yalnızca sistemin ne yaptığını değil, bizim onunla nasıl birlikte var olduğumuzu da gösteren önemli bir kitap.

Kaynakça

Robert Walser. (2007). Jakob von Gunten. (G. Gürtunca, Çev.). Doğan Kitap

Daha fazla edebiyat içeriği için ilgili yazılarımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Tags: Edebiyat İnceleme

Post navigation

Previous Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?
Next Tanrı Olmak ya da Daha İyisi

Trending

Sentimental Value: Seni Görüyorum Two people standing in a leafy garden, facing each other as they talk. The man wears a dark blue shirt and the woman a dark denim jacket. 1

Sentimental Value: Seni Görüyorum

Geçici Bir Ev: Otel Odalarının Tekinsizliği Dimly lit hotel bedroom with an unmade bed in the foreground and a window showing a city street outside. 2

Geçici Bir Ev: Otel Odalarının Tekinsizliği

Elena Papadimitriou’nun MUTE Sergisi Istanbul Concept Gallery’de 3

Elena Papadimitriou’nun MUTE Sergisi Istanbul Concept Gallery’de

Ahlak Nerede Başlar? John Steinbeck – Cennetin Doğusu Copy of John Steinbeck's East of Eden standing on a rustic wooden table with a bouquet, mug, and vintage books in a sunlit countryside setting. 4

Ahlak Nerede Başlar? John Steinbeck – Cennetin Doğusu

Yapay Zeka Çağında Yaratıcı Endüstriler Neden Görünmez Oluyor? WeDirectory’nin Yaklaşımı Homepage hero on a black site with a white W logo, top navigation, and a rounded search field; three project tiles below the fold. 5

Yapay Zeka Çağında Yaratıcı Endüstriler Neden Görünmez Oluyor? WeDirectory’nin Yaklaşımı

Beden: Gerçekten Bir Başyapıt mı? Book or magazine titled 'LIFE' by David Szalay resting on a colorful, weathered desk with a vase of bright flowers nearby and a retro rotary phone in the corner. 6

Beden: Gerçekten Bir Başyapıt mı?

İlgili İçerikler

Sentimental Value: Seni Görüyorum Two people standing in a leafy garden, facing each other as they talk. The man wears a dark blue shirt and the woman a dark denim jacket.

Sentimental Value: Seni Görüyorum

Geçici Bir Ev: Otel Odalarının Tekinsizliği Dimly lit hotel bedroom with an unmade bed in the foreground and a window showing a city street outside.

Geçici Bir Ev: Otel Odalarının Tekinsizliği

Elena Papadimitriou’nun MUTE Sergisi Istanbul Concept Gallery’de

Elena Papadimitriou’nun MUTE Sergisi Istanbul Concept Gallery’de

Ahlak Nerede Başlar? John Steinbeck – Cennetin Doğusu Copy of John Steinbeck's East of Eden standing on a rustic wooden table with a bouquet, mug, and vintage books in a sunlit countryside setting.

Ahlak Nerede Başlar? John Steinbeck – Cennetin Doğusu

Yapay Zeka Çağında Yaratıcı Endüstriler Neden Görünmez Oluyor? WeDirectory’nin Yaklaşımı Homepage hero on a black site with a white W logo, top navigation, and a rounded search field; three project tiles below the fold.

Yapay Zeka Çağında Yaratıcı Endüstriler Neden Görünmez Oluyor? WeDirectory’nin Yaklaşımı

Beden: Gerçekten Bir Başyapıt mı? Book or magazine titled 'LIFE' by David Szalay resting on a colorful, weathered desk with a vase of bright flowers nearby and a retro rotary phone in the corner.

Beden: Gerçekten Bir Başyapıt mı?

Sentimental Value: Seni Görüyorum Two people standing in a leafy garden, facing each other as they talk. The man wears a dark blue shirt and the woman a dark denim jacket. 1

Sentimental Value: Seni Görüyorum

Geçici Bir Ev: Otel Odalarının Tekinsizliği Dimly lit hotel bedroom with an unmade bed in the foreground and a window showing a city street outside. 2

Geçici Bir Ev: Otel Odalarının Tekinsizliği

Elena Papadimitriou’nun MUTE Sergisi Istanbul Concept Gallery’de 3

Elena Papadimitriou’nun MUTE Sergisi Istanbul Concept Gallery’de

Ahlak Nerede Başlar? John Steinbeck – Cennetin Doğusu Copy of John Steinbeck's East of Eden standing on a rustic wooden table with a bouquet, mug, and vintage books in a sunlit countryside setting. 4

Ahlak Nerede Başlar? John Steinbeck – Cennetin Doğusu

Yapay Zeka Çağında Yaratıcı Endüstriler Neden Görünmez Oluyor? WeDirectory’nin Yaklaşımı Homepage hero on a black site with a white W logo, top navigation, and a rounded search field; three project tiles below the fold. 5

Yapay Zeka Çağında Yaratıcı Endüstriler Neden Görünmez Oluyor? WeDirectory’nin Yaklaşımı

Beden: Gerçekten Bir Başyapıt mı? Book or magazine titled 'LIFE' by David Szalay resting on a colorful, weathered desk with a vase of bright flowers nearby and a retro rotary phone in the corner. 6

Beden: Gerçekten Bir Başyapıt mı?

Gotik Londra Anlatısından Beyaz Perdeye: Fleet Sokağının Şeytani Berberi: Sweeney Todd Sweeney Todd 7

Gotik Londra Anlatısından Beyaz Perdeye: Fleet Sokağının Şeytani Berberi: Sweeney Todd

Haber bülteni

Son Yazılar

  • Sentimental Value: Seni Görüyorum
  • Geçici Bir Ev: Otel Odalarının Tekinsizliği
  • Elena Papadimitriou’nun MUTE Sergisi Istanbul Concept Gallery’de
  • Ahlak Nerede Başlar? John Steinbeck – Cennetin Doğusu
  • Yapay Zeka Çağında Yaratıcı Endüstriler Neden Görünmez Oluyor? WeDirectory’nin Yaklaşımı

Öneriler

Sentimental Value: Seni Görüyorum Two people standing in a leafy garden, facing each other as they talk. The man wears a dark blue shirt and the woman a dark denim jacket.

Sentimental Value: Seni Görüyorum

Geçici Bir Ev: Otel Odalarının Tekinsizliği Dimly lit hotel bedroom with an unmade bed in the foreground and a window showing a city street outside.

Geçici Bir Ev: Otel Odalarının Tekinsizliği

Elena Papadimitriou’nun MUTE Sergisi Istanbul Concept Gallery’de

Elena Papadimitriou’nun MUTE Sergisi Istanbul Concept Gallery’de

Ahlak Nerede Başlar? John Steinbeck – Cennetin Doğusu Copy of John Steinbeck's East of Eden standing on a rustic wooden table with a bouquet, mug, and vintage books in a sunlit countryside setting.

Ahlak Nerede Başlar? John Steinbeck – Cennetin Doğusu

  • Kullanıcı Sözleşmesi
  • Bize Ulaşın

©SanatsalHareketler2026