Skip to content
  • https://www.youtube.com/c/SanatsalHareketler
  • https://www.instagram.com/sanatsaalhareketler/?hl=en

Sanatsal Hareketler

  • anasayfa
  • zemin
  • film & dizi
  • edebiyat
  • felsefe
  • sanat
  • müzik
  • dijital kültür
  • tiyatro
  • deneysel
YouTube
  • Home
  • Felsefe
  • Zaman Bir Tanrı: Her Şeye Gücü Yeten Bir Olgu

Zaman Bir Tanrı: Her Şeye Gücü Yeten Bir Olgu

Yazar: Hatice Nur Demirezen

Görselin tüm hakları Sanatsal Hareketler'e aittir.

Her şey zamanla ilgilidir. Nerede ne yaptığınız, nasıl yaptığınız, hangi zaman diliminde var olduğunuza göre farklılaşır. İfade ettiği anlam, tahmin edilemez biçimde değişir. Bir dünyada övgü aldığınız şeyler, başka bir dünyada sizi ahlaksız yapabilir. Fazlasıyla pişmanlık duyduklarınız, zamanla size kabul edilebilir gelebilir. Hatalarınızdan ders çıkarabilir ya da onlara hata demekten vazgeçebilirsiniz. Sevdikleriniz, suretiniz, kimliğiniz bile zamanla değişebilir. Ayak uydurma çabanız artabilir, hevesiniz kırılabilir, gücünüz bitebilir, pes edebilirsiniz. Yeniden başlamak için mekân değiştirebilirsiniz. Kendinize yeni bir iş ve karakter oluşturabilir, başka bir şehirde uyanabilirsiniz. Ama zamana dokunmanız mümkün değildir.

Sizden bağımsız bir rüzgârda nefes almak zorundasınız ve rüzgârın nereden eseceğini bilemezsiniz. Karşıdan estiği takdirde sizi zorlayabilir, oturmak ya da arkanızı dönmek isteyebilirsiniz. Rüzgarla karşılaşmak zorundasınız ve o rüzgâr sizi hiç bilmediğiniz bir açıklığa götürebilir. Ulaştığınız açıklıkta zaman algınızı yitirebilir, orayı sevmeyebilirsiniz lakin dediğim gibi zamana meydan okuyamazsınız. O her şeyin dışında, görebileceğimiz kadar yakında ama anlayamayacağımız kadar uzaktadır. Zaman bir bakıma tanrıdır. Her şeyi iyileştirebilir, unutturabilir ve değiştirebilir.

Her şeye gücü yettiğinden gizlenme ihtiyacı hissetmez. Varlığını daima hatırlatır ve bizden minnet beklemez. Bu yönüyle de muhteşem bir güce kadir olduğunu anlamak kaçınılmazdır. Zamana saygı duyup duymamanız ya da ona güvenmeniz önemsizdir. Çünkü zaman size saygı duymaz ve güvenmez. Sizi kendi seçimlerinizle yalnız bırakır ve değişimin yegâne öncüsü olacağımız safsatasıyla kendimizi kandırmamıza izin verir. Seçemediğimiz uzaklığından bize gülmediğini nereden bilebiliriz ki?

Zaman Umursamaz, Yaratır

Kendi hayatlarımız üzerinde kontrol sahibi olduğumuz yanılgısını da kırar zaman. Bilmediklerimizi önümüze serdikçe daha hassas, daha güçsüz oluruz. Onun yaptığı yalnızca bir hatırlatmadır, biz kendimizi fark edelim diye durumlar yaratır. İşte o farkındalık anlarında kendimizi işlemeye başlarız. Yetkinleşmek, yetişmek, yetişkin olmak… Birçoğumuz için güç, büyümektir. Zaman büyümemiz için bize omuz vermiştir. Geri kalan her şeyle kendimiz ilgileniriz ve kendimizi zamandan soyutladığımıza inanarak, iç dünyamızda yolculuğa çıkarız. Ne buluruz ne bulamayız bilemem ama dışarda işler aynı rutininde ilerlemeye devam eder.

Zaman sizi iplemez. Sizi görmez. Başkalarının algılarını tepetaklak etmekle meşguldür o. Sonraları fark edersiniz hiçbir şeyin değişmediğini. Bizden bağımsız olup içinde yüzdüğümüz çizginin illüzyonlarından başka bir şey değildir değişim inancımız. Deneyimlerimizin bizim dışımızda hiçbir şeye dokunamadığını fark ederiz. Bu fark ediş sarsıcı olabilir lakin gerçek, önce acı sonra tatlıdır. Hissettiğimiz saçma gerçeklik bizi tatmin etmekle beraber, büyümemizin ilk adımıdır.

Uğrunda çabaladığımız şeylerin anlamsızlığını algılayış biçimimiz, çabalarımızdan daha çok yetiştirir bizi. Bir sonraki versiyonumuz oluruz ancak bu, zamanda atladığımız anlamına gelmez. Zamanı anladığımız da söylenemez, belki ayak uydurduk ya da uyum sağladık denebilir. Ama kuşkusuz bu tabirler de tanrıyı eğlendirecektir. Kendi içimizde başlattığımız serüven, dışarıda olamamış şeylerle bütünleştikçe bugünden başka gidecek yerimiz olmadığını anlarız. Saatlerin günlerden ayrılan bir yanı yoktur. Biz olduğumuz ana katlanmak zorunluluğu içindeyiz. Bu zorunluluktan kaçmak mümkün değildir. Bu yüzden gelecek için çabalamak da bir anlam ifade etmez. Zira gelecek yoktur, hiçbir şey gelmeyecektir, biz kendimizde ilerleyeceğiz ve bir başka halimizle var olacağız. Belki daha salak ya da daha paralı bir versiyonumuzla… Ama zaman bizim için hareket etmeyecektir.

Anlam Aramak Bir Anlamsızlıktır

Zamanın kendi düzeninde yerimiz olmadığı aşikardır, bunu kabul etmeli ve devam etmeliyiz. Bir yere varmayan bir yolda yürümeli, anlamı yola katmalıyız. Bir bardak su içmeli, suyu israf etmemeliyiz, çiçekleri sulamalıyız ve bir amaç uydurup diğerlerinden ayrışmalıyız. Raftaki yerlerimizi aldıktan sonra yaratılış amacımızla yüzleşmeli, varlığımıza anlam katmamalıyız. Çünkü anlamlı olduğuna inanılan bir hayat diğerlerininkinden de daha az yaşamaya değerdir. Çünkü hayatlarımızın bir anlama ihtiyacı yoktur. Uydurulmuş veya düstur edilmiş herhangi bir amaç bizi daha üstün ya da ölümsüz yapmaz. Hepimiz aynı şekilde doğup aynı şekilde ölürüz. Hiçbirimizin adı sonsuza kadar hatırlanmaz, kimse sonsuza kadar sevilmez.

Zaman sıkıldıkça adlarımızı hafızalardan siler. Birkaçımızla tamamımız arasında bir fark olmadığı gibi, iyilerimiz ya da kötülerimiz de yoktur. Yansımalarımız farklı olabilir, bakışımız bozulabilir ama temelde tüm sıfatlardan arındırılınca hepimiz aynıyızdır. Hepimiz birer giriş cümlesiyle başlar bir son sözle biteriz. Bazılarımızın anlatışı uzun sürer bazılarımızınki kısacık ve birkaçımız uzun cümleleri severken birkaçımız kısa cümleler kurar. Anlatımlarımız yalın ya da karmaşık olabilir. Ama zaman muhakkak tüm düşüncelerimizi birgün siler. Aradan çok uzun zaman geçince başka biri ellerini uzatır bize.

Artık bizim bile hatırlamadığımız inançlarımızda göz gezdirir. Onları inceler, bazılarından etkilenir, kendi yolculuğunda kullanmak üzere hafızasında bir yere koyar. Sonra o da zamanın hükmünde aynı kaderi paylaşır bizimle. Hep bir sonraki bir öncekinden feyzalır. Hep ölmeyecek gibi yaşar bazılarımız. Ama neticede birbirinden farklı yaşanmışlıklarla ve yaşlarla yitip gitsek de o şiddetli rüzgârda, hepimizin ismi aynıdır. Hepimizin sayfaları, hepimizin başlıkları, hepimizin bizi gösteren kapakları vardır. Zaman bizi raflara yerleştirip sonraki nesillere oyalanacak bir kütüphane kurarken, bizi uzaktan izleyenler için ayrılmaz bir bütün ve tamamen aynı amaç için yan yana gelen şeylerizdir. Birbirimizden farklı olduğumuzu bizden başkası bilmez. Sende yazanla bende yazan dışardakiler için fark etmez. Okunmuş her kitap artık sadece kitaptır. Zamanla adını ve adımı unuturlar. Zamanla sen bile ne anlattığını hatırlamazsın.

Tags: Deneme Zaman

Post navigation

Previous Henri Troyat: “Yalancı Işık” Üzerine
Next Sahte Nostalji ve Bolca Tüketim: Vaporwave Nedir?

Trending

Kaveh Akbar “Şehit” Romanı Üzerine İnceleme Book cover for Şehit! by Kaveh Akbar on a bright yellow background with a mounted warrior and a large red sun, plus a seal in the corner. 1

Kaveh Akbar “Şehit” Romanı Üzerine İnceleme

Is “Kinda Chic” Kinda Chic? Person in an orange shirt climbs a ladder attached to a giant smartphone on a pink background. 2

Is “Kinda Chic” Kinda Chic?

Bir Pokémon Kartı Neden Bir Picasso’dan Daha Değerli Olabilir? Gold-plated pendant necklace featuring a framed Pikachu Illustrator card on a dark background with a diamond-studded chain. 3

Bir Pokémon Kartı Neden Bir Picasso’dan Daha Değerli Olabilir?

Kamusal Alan Kimin, Sanatın mı Şehrin mi? Rusty sculpture made from stacked chairs on a circular platform in a park, with a white abstract form on top. 4

Kamusal Alan Kimin, Sanatın mı Şehrin mi?

Nilgün Tüzüntürk’ün “Maria Magdalena II” Sergisi Gala Galeri’de Exhibition poster for Nilgün Tüzüntürk's 'Maria Magdalena-2' (Sept 18–Oct 7, 2026) featuring a colorful abstract painting; G&G Galagallery. 5

Nilgün Tüzüntürk’ün “Maria Magdalena II” Sergisi Gala Galeri’de

Sentimental Value: Seni Görüyorum Two people standing in a leafy garden, facing each other as they talk. The man wears a dark blue shirt and the woman a dark denim jacket. 6

Sentimental Value: Seni Görüyorum

İlgili İçerikler

Umudun Korkusu Silhouetted person stepping through a bright doorway into a dark space, with light beams cutting through the darkness.

Umudun Korkusu

Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti? A person sits on a rock by the water, head in hands, appearing sad or distressed at dusk.

Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti?

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü

Simone Weil ve Dikkat Kavramının Bugünkü Anlamı

Simone Weil ve Dikkat Kavramının Bugünkü Anlamı

Her Şeyi Yarım Bırakma Hissi: Neden Tamamlanmışlık Duygusu Azaldı?

Her Şeyi Yarım Bırakma Hissi: Neden Tamamlanmışlık Duygusu Azaldı?

Jamais Vu Nedir? Tanıdık Olanın Aniden Yabancılaşması

Jamais Vu Nedir? Tanıdık Olanın Aniden Yabancılaşması

Kaveh Akbar “Şehit” Romanı Üzerine İnceleme Book cover for Şehit! by Kaveh Akbar on a bright yellow background with a mounted warrior and a large red sun, plus a seal in the corner. 1

Kaveh Akbar “Şehit” Romanı Üzerine İnceleme

Is “Kinda Chic” Kinda Chic? Person in an orange shirt climbs a ladder attached to a giant smartphone on a pink background. 2

Is “Kinda Chic” Kinda Chic?

Bir Pokémon Kartı Neden Bir Picasso’dan Daha Değerli Olabilir? Gold-plated pendant necklace featuring a framed Pikachu Illustrator card on a dark background with a diamond-studded chain. 3

Bir Pokémon Kartı Neden Bir Picasso’dan Daha Değerli Olabilir?

Kamusal Alan Kimin, Sanatın mı Şehrin mi? Rusty sculpture made from stacked chairs on a circular platform in a park, with a white abstract form on top. 4

Kamusal Alan Kimin, Sanatın mı Şehrin mi?

Nilgün Tüzüntürk’ün “Maria Magdalena II” Sergisi Gala Galeri’de Exhibition poster for Nilgün Tüzüntürk's 'Maria Magdalena-2' (Sept 18–Oct 7, 2026) featuring a colorful abstract painting; G&G Galagallery. 5

Nilgün Tüzüntürk’ün “Maria Magdalena II” Sergisi Gala Galeri’de

Sentimental Value: Seni Görüyorum Two people standing in a leafy garden, facing each other as they talk. The man wears a dark blue shirt and the woman a dark denim jacket. 6

Sentimental Value: Seni Görüyorum

Geçici Bir Ev: Otel Odalarının Tekinsizliği Dimly lit hotel bedroom with an unmade bed in the foreground and a window showing a city street outside. 7

Geçici Bir Ev: Otel Odalarının Tekinsizliği

Haber bülteni

Son Yazılar

  • Kaveh Akbar “Şehit” Romanı Üzerine İnceleme
  • Is “Kinda Chic” Kinda Chic?
  • Bir Pokémon Kartı Neden Bir Picasso’dan Daha Değerli Olabilir?
  • Kamusal Alan Kimin, Sanatın mı Şehrin mi?
  • Nilgün Tüzüntürk’ün “Maria Magdalena II” Sergisi Gala Galeri’de

Öneriler

Kaveh Akbar “Şehit” Romanı Üzerine İnceleme Book cover for Şehit! by Kaveh Akbar on a bright yellow background with a mounted warrior and a large red sun, plus a seal in the corner.

Kaveh Akbar “Şehit” Romanı Üzerine İnceleme

Is “Kinda Chic” Kinda Chic? Person in an orange shirt climbs a ladder attached to a giant smartphone on a pink background.

Is “Kinda Chic” Kinda Chic?

Bir Pokémon Kartı Neden Bir Picasso’dan Daha Değerli Olabilir? Gold-plated pendant necklace featuring a framed Pikachu Illustrator card on a dark background with a diamond-studded chain.

Bir Pokémon Kartı Neden Bir Picasso’dan Daha Değerli Olabilir?

Kamusal Alan Kimin, Sanatın mı Şehrin mi? Rusty sculpture made from stacked chairs on a circular platform in a park, with a white abstract form on top.

Kamusal Alan Kimin, Sanatın mı Şehrin mi?

  • Kullanıcı Sözleşmesi
  • Bize Ulaşın

©SanatsalHareketler2026