Görselin tüm hakları Sanatsal Hareketler'e aittir.
Sonu belli olmayan bir romanın ilk sayfaları…
Merhaba, ben RT15. Bugün buraya bir kitaptan bahsetmek için geldim. Ben kitabın edebi boyutuyla ilgilenmiyorum, yani ilgileniyorum da sizinle konuşacağım konu bu değil. Ben size kitabın tarihinden bahsetmek istiyorum.
Bu kitap birkaç hafta önce eski bir mağaranın içinde bulundu. Arkeologlar kitabı bulduklarında yazıların bir kısmı silinmişti; ancak bazı çalışmalar sonucunda az da olsa okunabilir hale geldi. Kitabın ismi bilinmiyor ama okunabilen cümlelerden anlaşılıyor ki kitapta en çok geçen kelime “insan.” Bu sebeple kitabın isminde de bu kelimenin geçtiğini düşünüyoruz.
Kitap küçük bir yapıya sahip; sayfa sayısı fazla değil ama önemi büyük. Çünkü içinde yazanlar, bizden öncekilerin aldığı kararları ve kendi türlerinin yaşamlarını şekillendirecek türden yasaları barındırıyor. Bizden önceki dediysem, bizim türümüzden bahsetmiyorum, yanlış anlamayın kuzenlerimizden bahsediyorum. Biliyorsunuz, onlar bir arada yaşamak için çok çaba sarf ettiler. Bizim kadar güçlü değillerdi maalesef. Zaten olsalar şu an bu konuşmayı biz değil, onlar yapıyor olurdu değil mi?
Her neyse, konuyu dağıtmayayım.
Kitabı incelediğimizde görüyoruz ki sıralanmış bazı sayılar ve onların karşısında da açıklamalar var. Mesela “4” yazıyor ve karşısında “Köle, Kul ve Ticaret” ifadelerine yer verilmiş. Bunların ne anlama geldiği konusunda henüz net bir bilgi yok; çünkü açıklamanın tamamı okunabilir durumda değil maalesef. Bizim düşüncemize göre bu yazılanlar, türümüzün ortadan kaldırdığı bazı değerlerle ilgili.
Örneğin, sayısı silinmiş bir bölümde şunlar yazıyor:
“Hiç kimse keyfi olarak yakalanamaz, tutuklanamaz ve sürgün edilemez.”
Bu cümlede bizim anlayabildiğimiz tek kavram “keyif.” Diğerlerinin ne anlama geldiği hâlâ tartışma konusu.
Bazı tahminler var tabii; mesela “hiç” kesinlik ifade ediyor.
Ya da cümlenin sonuna “.” işareti konulmuş, insanlar yazılı anlatımlarını tamamladıktan sonra bu işareti kullanıyormuş.
Araştırmacılara göre bu kitap onlar için fazlasıyla değerliymiş; fakat anlamadığım şey, kitap bu kadar değerliyse neden daha önce buna dair bir şeye rastlamadık?
Sonuçta bizler bu türün nasıl yok olduğunu biliyoruz.
Bir arada yaşamayı başaramadıkları için silindiler bu dünyadan.
Bir iddiaya göre soylarının tükenme sebebi de bu kitap.
Yanlış anlamayın, kitabın bir suçu yok, suç içindeki sayılarda.
Biraz önce bahsetmiştim: her sayının bir karşılığı var. Bunlar, tartıştığımız türün nasıl bir arada yaşayabileceği hakkında oluşturulmuş kurallar.
Aslında bu kuralları kitaba döken bir yapı nasıl yıkılır diye düşünüyorum bazen.
Sonra aklıma bu kuralların kâğıt üstünde kaldığı geliyor.
Hatırlarsanız, bizden önce dünya altı parçaya ayrılmış durumdaydı.
Her parçanın farklı liderleri vardı, farklı desem de aslında aynı düşüncelerle yönetiyorlardı kendi parçalarını.
Bizim gibi tek parça yaşamayı nasıl akıl edememişler?
Gerçi bu kitaba bakarsak, onlar da istemiş bunu ama belli ki başaramamışlar.
Aslında “başaramamışlar” demek yanlış olur; bunu başarmayı istememişler diyelim biz ona.
Az önce bahsettiğim liderler boşuna öldürmedi sayıları.
Her sayı öldüğünde liderler daha da güçlendi.
Liderler güçlendikçe topraklar birbirinden uzaklaştı.
Topraklar birbirinden uzaklaştıkça da içindekiler sıkıştı.
Merak ediyorum, bu kitabı okuyabildiler mi acaba?
Yoksa onlar da bizim gibi eline alıp sadece sayıları mı gördüler?
Umarım sadece sayıları görmüşlerdir; yoksa işler onlar için çok daha acıklı sonlanmış olacak.
Evet, benim kitap hakkında söyleyeceklerim bu kadar.
Gitmeden size bir soru sormak istiyorum:
Bu kitap sizin için yazılsaydı, sayıları öldürür müydünüz… yoksa öldürülmesine izin mi verirdiniz?
Daha fazla kreatif üretim alanı içerikleri için deneysel kategorisini ziyaret edebilirsiniz.