Skip to content
  • https://www.youtube.com/c/SanatsalHareketler
  • https://www.instagram.com/sanatsaalhareketler/?hl=en

Sanatsal Hareketler

  • anasayfa
  • zemin
    • zemin
    • ekip
  • film & dizi
  • edebiyat
  • felsefe
  • sanat
  • müzik
  • dijital kültür
  • tiyatro
  • destek ol
  • deneysel
YouTube
  • Anasayfa
  • Edebiyat
  • Hang Kang ve Vejetaryen Romanı

Hang Kang ve Vejetaryen Romanı

Yazar: Hayal Beliz Arar
Bookstore aisle with a long table of stacked books in the foreground and tall shelves along the walls in the background, dimly lit.

Güney Koreli ve Nobel Ödüllü yazar Hang Kang, Vejetaryen adlı romanı ile aldığı 2016 Yılı Uluslararası Booker Ödülü ile tüm dünya da tanınır hale geldi. Vejetaryen adlı roman, bildiğimiz roman türünden farklı bir kurguda yazılan, hem birbirinden bağımsız hem de birbiriyle bağlantılı olarak okunabilecek üç öyküden oluşuyor. Roman daha ilk cümleden okurunu sarsıyor.

Karım vejetaryen oluncaya dek onun özel bir insan olduğunu hiç düşünmemiştim.

Uyarı: Yazı, kitapla ilgili önemli olay örgüsü detayları içermektedir.

Vejetaryen Romanı Ne Anlatıyor?

İlk öyküde romanın kahramanı, Yonghe’yi eşinin gözünden, ikinci öyküde eniştesinin, üçüncü ve son öyküde ise ablasının gözünden görüyoruz. Gördüğü rüya sonrası vejetaryen olmaya karar veren Yonghe’nin yaşadığı olaylar ve gördüğü baskılar sonucu aklını kaybetmesini konu alan roman, düşündürüyor, sorgulatıyor ve zihin açıyor.

Romanda geçen 3 erkek, baba asker ve şiddet yanlısı, Yonghe’nin eşi sorun istemeyen rutinlerine sıkı sıkı bağlı bir adam. Enişte sanatla ilgilenen, ekonomik özgürlüğü olmayan bir karakter. İlk öyküde Yonghe, vejetaryen olunca, eşinin Yonghe’nin ailesini arayarak, vejetaryen olduğunu söylediğinde, ailenin damatlarından özür dilemesi, Kore toplumunda kadının yerini göstermesi açısından çarpıcı bir diyalog haline geliyor.

Roman, Yonghe ve eşinin, Yonghe’nin ailesiyle bir araya geldiği sahnede, babasının ona zorla et yedirmeye çalışmasının ardından Yonghe’nin bileklerini keserek hastaneye kaldırılmasıyla devam ediyor. Bu olaydan sonra Yonghe, küçüklüğünde yaşadığı o büyük travmayı hatırlıyor. Küçüklüğünde bahçelerinde besledikleri köpek Yonghe’yi ısırınca, babası onu motosikletin arkasında koşturarak, kan kusturarak öldürür ve akşamında, ölen köpeği pirinç lapası ile yerler.

İkinci öyküde, hastaneden çıkan Yonghe eşinden ayrılmış, bir süre ablası ve eniştesi ile aynı evde yaşadıktan sonra, kendi evinde yaşamaya başlamış ve kendine iş aramaktadır. Eniştesi ise oğlunda bulunan Moğol lekesinin Yonghe’de de olduğunu duyduktan sonra Yonghe ile birlikte olma fikrini düşünmeye başlar, vücuduna çiçek çizerek Yonghe’yi de ikna eder. Birlikte oldukları gecenin sabahında, ablası ikisini birlikte yakalar ve Yonghe akıl hastanesine yatırılır. Üçüncü öyküde ise Yonghe, hastanede kendisinin ağaç olduğunu, ağaçların da yemeye ihtiyacı olmadığını söyleyerek yemek yemeyi reddeder, gitgide daha da kötüleşir, tıpkı ölen köpekleri gibi kan kusar…

Yonghe her ne kadar köpeği yemekten etkilenmediğini söylese de, içinde bastırdığı suçluluk duygusu, kendisi de 18 yaşına kadar babasından şiddet gördüğü için, kendini köpekle özdeşleştirmesi, eşinden de et kokusu geldiğini söylemesi, hastanede kendisine zorla yedirilmeye çalışılan pirinç lapasına direnmesi, insan yada hayvan olmaktan kaçıp, bitki ya da ağaç olursa şiddetten baskıdan kurtulabileceğini düşünen, sisteme, topluma başkaldıran bir kadın karakter izlenimi veriyor.

Üçüncü bölümde ise abla vicdanı ile kardeşine duyduğu nefret arasında kalıyor, doktor hastaneden çıkabilir dediği zaman, Yonghe’yi hastaneden çıkarmıyor. Yonghe’nin, “neden ölmek kötü bir şey mi?” sorusu üzerine kendini sorgulamaya başlayan ablanın, kanaması olduğu an öleceğini düşündüğü anlar, aklına geliyor. Hayatına ait bir çok detayı hatırlıyor. Yaşadığı hayatın ona ait olmadığını, aslında bir ölü gibi yaşadığını fark ediyor. Yonghe’nin babasından gördüğü şiddet nedeni ile, birlikte kaçalım dediğini ve o zaman kaçsalardı belki de her şeyin farklı olabileceğini düşünüyor. Abla evde devamlı iş yaparak babasından şiddet görmekten kurtuluyor.

Yonghe’nin ablasına söylediği, “Kimse beni anlamıyor, doktorlarda hemşirelerde hepsi aynı. Anlamaya bile çalışmayarak sadece ilaç verip iğne saplıyorlar.”

Sözü toplumların farklı olanı, kendine benzemeyeni dışlama ve baskı ile kendine benzetmeye çalışması, insanın hayvani arzuları, eniştenin Moğol lekesini öğrendikten sonra Yonghe’ye arzu duyması aslında asıl istediği oğlu muydu? Sorusunu akıllara getiriyor.

Köpekte Yonghe’yi ısırmadan önce tüm mahallede çok akıllı olarak biliniyor ve çok seviliyor. Toplumun kendilerine göre doğru gördüğü kurallar çiğnenince, köpek vahşi bir şekilde öldürülüyor.

Doktorların da Yonghe’ye pirinç lapası yedirmeye çalışması ve vejetaryen olmasının gördüğü rüyanın ardından başlaması, sonrasında ise uyuyamaması rağmen herkesin yalnızca onun vejetaryen olmasına odaklanması; fiziksel bir ihtiyaç olan yemek yemenin bu kadar önemli görülmesine karşın, duygusal ihtiyaçların adeta yok sayılması, insana asıl akıl hastası toplum mu sorusunu sorduruyor. Yonghe karakteri bana, Sophokles’in Antigone adlı karakterini hatırlattı. İnandığın yolda, kararlılıkla ölüme gidebilmek…

Göksel Türközü tarafından çevirisi yapılan Vejetaryen romanı, çeviri açısından da, şiirsel bir anlatım dili ile çok başarılı bir roman… Okuduktan sonra uzun süre etkisinde kalabilirsiniz…

Kaynakça

Kang, H. (2024). Vejetaryen (G. Türközü, Çev.). April Yayıncılık.

Daha fazla inceleme yazıları için edebiyat kategorisini ziyaret edebilirsiniz.

Tags: Edebiyat İnceleme

Post navigation

Önceki Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti?

Son Yazılar

Hang Kang ve Vejetaryen Romanı Bookstore aisle with a long table of stacked books in the foreground and tall shelves along the walls in the background, dimly lit. 1

Hang Kang ve Vejetaryen Romanı

Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti? A person sits on a rock by the water, head in hands, appearing sad or distressed at dusk. 2

Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti?

Salem Cadı Mahkemeleri: Toplumsal Paranoya ve Tarihin En Karanlık Yargılamalarından Biri Public courtroom scene: a man lies unconscious on the floor while a speaker at a raised lectern pleads to a crowded, tense audience as officials look on. 3

Salem Cadı Mahkemeleri: Toplumsal Paranoya ve Tarihin En Karanlık Yargılamalarından Biri

Ingeborg Bachmann’ın Eserleri ve Hayatı Üzerine Bir Bakış Woman with short hair in a dark coat standing beside a carved stone lion sculpture, looking upward thoughtfully (black and white photo). 4

Ingeborg Bachmann’ın Eserleri ve Hayatı Üzerine Bir Bakış

En iyi bilim-kurgu dizileri A person in a winter coat stands in a snow-covered suburban street, watching a large futuristic spaceship with glowing blue lights hovering overhead. 5

En iyi bilim-kurgu dizileri

Bazı Çocuklar Terbiye Değil, Tedavi İster Silhouette of a person sitting alone at a long table in a dark room, with an open window behind them letting light in. 6

Bazı Çocuklar Terbiye Değil, Tedavi İster

İlgili İçerikler

Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti? A person sits on a rock by the water, head in hands, appearing sad or distressed at dusk.

Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti?

Salem Cadı Mahkemeleri: Toplumsal Paranoya ve Tarihin En Karanlık Yargılamalarından Biri Public courtroom scene: a man lies unconscious on the floor while a speaker at a raised lectern pleads to a crowded, tense audience as officials look on.

Salem Cadı Mahkemeleri: Toplumsal Paranoya ve Tarihin En Karanlık Yargılamalarından Biri

Ingeborg Bachmann’ın Eserleri ve Hayatı Üzerine Bir Bakış Woman with short hair in a dark coat standing beside a carved stone lion sculpture, looking upward thoughtfully (black and white photo).

Ingeborg Bachmann’ın Eserleri ve Hayatı Üzerine Bir Bakış

Bazı Çocuklar Terbiye Değil, Tedavi İster Silhouette of a person sitting alone at a long table in a dark room, with an open window behind them letting light in.

Bazı Çocuklar Terbiye Değil, Tedavi İster

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış Smartphone-style mockup showing a book cover titled 'IRMAK ZİLELİ' with a woman in a teal dress and a white dove, on a black background with a Turkish quote to the right.

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 

Sanatsal Hareketler Dijital Tasarımlar
Hang Kang ve Vejetaryen Romanı Bookstore aisle with a long table of stacked books in the foreground and tall shelves along the walls in the background, dimly lit. 1

Hang Kang ve Vejetaryen Romanı

Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti? A person sits on a rock by the water, head in hands, appearing sad or distressed at dusk. 2

Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti?

Salem Cadı Mahkemeleri: Toplumsal Paranoya ve Tarihin En Karanlık Yargılamalarından Biri Public courtroom scene: a man lies unconscious on the floor while a speaker at a raised lectern pleads to a crowded, tense audience as officials look on. 3

Salem Cadı Mahkemeleri: Toplumsal Paranoya ve Tarihin En Karanlık Yargılamalarından Biri

Ingeborg Bachmann’ın Eserleri ve Hayatı Üzerine Bir Bakış Woman with short hair in a dark coat standing beside a carved stone lion sculpture, looking upward thoughtfully (black and white photo). 4

Ingeborg Bachmann’ın Eserleri ve Hayatı Üzerine Bir Bakış

En iyi bilim-kurgu dizileri A person in a winter coat stands in a snow-covered suburban street, watching a large futuristic spaceship with glowing blue lights hovering overhead. 5

En iyi bilim-kurgu dizileri

Bazı Çocuklar Terbiye Değil, Tedavi İster Silhouette of a person sitting alone at a long table in a dark room, with an open window behind them letting light in. 6

Bazı Çocuklar Terbiye Değil, Tedavi İster

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış Smartphone-style mockup showing a book cover titled 'IRMAK ZİLELİ' with a woman in a teal dress and a white dove, on a black background with a Turkish quote to the right. 7

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış

Haber bülteni

Son Yazılar

  • Hang Kang ve Vejetaryen Romanı
  • Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti?
  • Salem Cadı Mahkemeleri: Toplumsal Paranoya ve Tarihin En Karanlık Yargılamalarından Biri
  • Ingeborg Bachmann’ın Eserleri ve Hayatı Üzerine Bir Bakış
  • En iyi bilim-kurgu dizileri

Öneriler

Hang Kang ve Vejetaryen Romanı Bookstore aisle with a long table of stacked books in the foreground and tall shelves along the walls in the background, dimly lit.

Hang Kang ve Vejetaryen Romanı

Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti? A person sits on a rock by the water, head in hands, appearing sad or distressed at dusk.

Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti?

Salem Cadı Mahkemeleri: Toplumsal Paranoya ve Tarihin En Karanlık Yargılamalarından Biri Public courtroom scene: a man lies unconscious on the floor while a speaker at a raised lectern pleads to a crowded, tense audience as officials look on.

Salem Cadı Mahkemeleri: Toplumsal Paranoya ve Tarihin En Karanlık Yargılamalarından Biri

Ingeborg Bachmann’ın Eserleri ve Hayatı Üzerine Bir Bakış Woman with short hair in a dark coat standing beside a carved stone lion sculpture, looking upward thoughtfully (black and white photo).

Ingeborg Bachmann’ın Eserleri ve Hayatı Üzerine Bir Bakış

  • Kullanıcı Sözleşmesi
  • Bize Ulaşın

©SanatsalHareketler2026