Çok güçlü görünüyordu. Her şeyi mümkün kılabilecek biri gibiydi. İnsanda uyandırdığı duygu hemen hemen böyle bir şeydi. Onunlayken özgürlüğü değişik biçimleriyle tanıyor ve içlerinden size en uygun olanı seçiyordunuz. Onunlayken seçim şansınız vardı. Seçmek insanı özgürleştirir. Bazen yanlışı, bazen korkulanı seçerek, kendinizi oluşturursunuz. Bu yüzden sizden çıkan bir karar için pişmanlık çekmeyin. Çekerseniz de kendinize haksızlık etmeyin. Tıpkı ondan gördüğüm mümkün kılma gücü gibi, kendiniz için de iyisiyle kötüsüyle her şeyi mümkün kılın. En iyisini yakıştırın ama kötüleri de yapın. Bir beyazda biraz siyah her zaman iyidir. Sanırım tarif ettiğim şey insan olma işidir. İnsan olun, insan olalım. Pek alası karışık olmaktır. Ve herhalde her şeyi mümkün kılabilmek de kuşkusuz her şeye eşit derecede inanmak, aynı mesafeden bakabilmekle olur. Siz ki, yüksek bilinçli gören insanlarsınız; her şeyi görün ve seçin. Adımlarınız size ait olunca boşluğa düşmezsiniz ve kimse için hayal kırıklığına uğramazsınız. Duygularınızı terk etmeyin ki, onları bulup incitemesinler. Kararlarınızı alın, sonuçlarına gururla katlanın. Benlik yaratmak zordur. Lakin bir kez bu yola girilince, aynalar konuşmaya başlar. İnsan oldukça diğer insanlar uzaklaşmaya başlar. Korkmayın. Siz yüksek bilinçli gören insanlarsınız. Siz yüksek bilinçlisiniz, siz görüyorsunuz. Bu çok kıymetli niteliklerinizi kullanın. Kullanın ki hadsizlikler sizden ürksün. Korkularınız önünüzde diz çöküp çekilsinler. Yüce duvarlarınızı aşacak nitelikte olmayan basit kimseler sizi anlamayacak. Pek az şey görüyorlar. Kendi küçük dünyalarının kralları onlar. Siz ise dünya yaratansınız. Özgürlüğünüz satılık değildir. Hiçbir mutluluğa şahaneliğinizi harcamayın. Duygulara hükmedenler, onlara en az ihtiyaç duyanlardır. Hissedin, hissettirin; ancak yalnızca siz isteyince…
Çok basit görünüyordu. Hiçbir şeyi beceremeyecek biri gibiydi. İnsanda uyandırdığı duygu hemen hemen böyle bir şeydi. Onunlayken sadeliği değişik biçimleriyle tanıyor ve içlerinden size en uygun olanı seçiyordunuz. Onunlayken hiçbir şeye zorunlu değildiniz. Huzur insanı daha üretken ve nitelikli biri haline getirir. Yapılan işi değerli kılan, şüphesiz onun katıksız bir arzu ile var edilmesidir. Görev olarak değil, iş olarak değil. Zorunluluktan ya da ihtiyaçtan değil de; sırf var olmasını istediğiniz için var ettiğiniz nesne, kişi, duygu ya da kimlik, elbette her şeyden daha gerçek ve dolayısıyla daha kıymetli olacaktır. Kıymetli şeyler üretin. İşinizi iyi ya da kötü yapmanız sizi daha üretken yapmaz. İşiniz olmayan şeylerde de arzularınız varsa insansınız. İnsan olduğunuz kadar üretir, insan olduğunuz kadar yaratırsınız. Değerli olmak, değerli şeyler üretmekle; değerli şeyler üretmek, hissetmekle; hissetmek ise cesaret etmekle olur. Dünyayı, içindekileri ve ulaşabileceğiniz her düşünceyi hissetmekle büyürsünüz. Gün gelir büyüklüğünüz dünyaları aşar ve sadelikten başka çareniz kalmaz. Duyularınız bedeninizi aştıkça, küçülürsünüz ve daha az konuşursunuz. Zira hissetmek varken konuşmak neye yarar. Sadelik dururken, heyecan dedikleri şey sizi nasıl tatmin etsin! Siz hareket etmeden de koşarsınız, koşamadığınız yere uçarsınız. Her şeyi mümkün kılan siz; gerçek dünyadan sıyrılmış yüksek bilinçli kimselersiniz. Ve bugün diğerlerinin yaptığı hiçbir iş için uygun değilsiniz. Bu dünyadan değilsiniz. Siz dünyanın kendisisiniz. Siz heyecan duyan değil, heyecan yaratansınız. Özgür kimse, özgürlüğün peşinden koşmaz. Duyguları tatmin etmez, onlara hükmeder. Ve bugün geldiği noktada, diğer herkes onun için yetersizdir. Tanrısal dürtüleri onu olduğu noktada tutmaya devam eder. Ve insanlar için Tanrı her zaman oradadır. Her şeye gücü yeten, insansı özelliklerden müstesna, tekil kişi. Kişi bile değil, neredeyse olguların tümü, varlıkların kaynağı ve elbette artık heyecan duymayandır.
Sizi hor görenleri duymayın. Anlamayanlara kendinizi anlatmayın. Siz, bize benziyorsunuz. Nitelikleriniz öyle büyük ki görünemez. Siz yaratansınız. Kendinize kulak verin ve işitin; hissedenler söyleyenlerden büyüktür. Anlayanlar anlatanlardan büyüktür. Yapan değil yaptıran olun. Çünkü hareket edenler yorulur. Oysa sizler sadeliğinizle her şeyi mümkün kılabilir, yegâne arzunuza kendinizi adayabilirsiniz. Dünya kıymetli bir yer değildir. Siz ki, ona kıymet bahşedin. Zannedenlerden değil bilenlerden olun. Dinleyenler, konuşanlardan büyüktür. İnsan Tanrılardan büyüktür. Tanrı olmak zor iş değil, mühim olan insana yaklaşmaktır. Biraz daha insan olun, benzersizliğiniz sizi zamanla Tanrı yapacaktır. Yolun sonunda görüşürüz kıymetli dostum. Kendini yalnız hissedince bunu hatırla. Yüksek bilinç bulanık bir yalnızlık ve karanlıkla keser yolları. Oysa biz korkmadan uçurumlardan atlarız.
Daha fazla kreatif üretim alanı içerikleri için deneysel kategorisini ziyaret edebilirsiniz.