13 Nisan 1906 yılında Dublin’de dünyaya gelen Samuel Beckett, 20. yüzyılın etkili yazarlarından biridir. Roman, kısa öykü, oyun, şiir, makale gibi geniş bir disiplin içerisinde üretkenlik sağlamıştır.
Bazı Tiyatro Oyunları
| Oyun Sonu | Godot’yu Beklerken | Ben Değil |
| Mutlu Günler | Oyun | Krapp’ın Son Bandı |
| Soluk | Adımlar | Quad |
| Felaket | Worstward Ho | Beşik |
| Cascando | Sözsüz Oyun I | Geliş ve Gidiş |
| Tüm Düşenler | Bu Kez | Eleutheria |
| Korlar | Ohio Doğaçlaması | Sözler ve Müzik |

Eğitim hayatına baktığımızda Dublin’deki Trinity İsimli kolejde Fransızca, İngilizce ve İtalyanca eğitimi almıştır. Lisans derecesini almasının ardından Belfast’ta öğretmenlik yapmıştır. Eserlerinde genel olarak minimal bir bakış açısı hakimdir. Nihilist bir perspektiften süzülen eserleri kara mizah ile bütünlük sağlamıştır. 1969 yılında Nobel Esebiyat Ödülü’ne layık görülmüştür.
VLADIMIR– Godot’yu Beklerken
Boş konuşmalarla zamanımızı harcamayalım! Fırsat varken bir şeyler yapalım! Her gün birilerinin bize ihtiyacı olmuyor. Aslında özellikle bize ihtiyaç duymuyorlar. Başkaları da daha iyi olmasa bile, aynı derecede bizim yaptıklarımızı yapabilirlerdi. Kulaklarımızda çınlayan şu yardım çığlıkları bütün insanlığa yöneltilmiş! Ama burada, zamanın bu anında, istesek de istemesek de bütün insanlık biziz. Çok geç olmadan bundan yararlanalım! Zalimce bir alın yazısının bize layık gördüğü iğrenç güruhu hakkıyla temsil edelim! Ne dersin?
Kollarımızı kavuşturup yardım etmenin iyi ve kötü yanlarını hesaplarken cinsimize kötülük etmediğimiz doğru. Kaplan hiç düşünmeden hemcinsinin yardımına koşar ya da çalılıkların kuytularına siner. Ama sorun bu değil. Sorun burada ne yaptığımız. Ve cevabı bildiğimiz için mutluyuz. Evet, bu uçsuz bucaksız karmaşada kesin olan tek bir şey var. Godot’nun gelmesini bekliyoruz. Ya da gecenin çökmesini. Buluşacağımız yere saatinde geldik ve bu da sonu işte. Aziz değiliz ama bu da sonu işte. Aziz değiliz ama buluşacağımız yere saatinde geldik. Kaç insan böyle bir şeyle övünebilir?