Bu yazımda, Potansiyel ve Başarı kavramlarının alışılagelmiş anlamlarını sorgulayarak insanın yaşayış biçimini yeniden yorumluyorum.
Başarı Yaratılabilir
Hayatı algılayış biçimimiz, insanların kader diye adlandırdığı şeyi yaratır. Bazılarımız başarının çevremizle ve bizim üzerimizde bıraktığı etkiyle şekillendiğine inanır. Ama ben onlardan değilim. Benim inandığım, başarının yaratılabilir olduğudur. Her insanın kendi Tanrı’sını doğurabildiği, inancın ellerimizde şekillenebildiğidir. Kendi yolumuzu ve karşımıza çıkan sapakları nasıl gördüğümüz (nasıl görmeye karar verdiğimiz), kaderimizin de görünüşü olur. Temelde kişi, kendi içinden çıkaramadığı hiçbir şeyi göremez. Zaten içinde beslemediği hiçbir şeyi kullanamaz ve dışarıda bulamaz. Başka hayatlarda imrendiğimiz güzelliklerin bizde de olmadığını nasıl bilebiliriz?
Benim sesim güzel değil, ben resim çizemem. Gerçekten sesin güzel değil mi, gerçekten çizemez misin? Potansiyelim yok ya da yetenekli değilim gibi çekingenliklerin arkasına saklanmaya meyilliyiz. Peki bu bizim gerçek düşüncemiz midir? Yoksa bizi şekillendirdiğine inandığımız çevremiz mi bizi konuşturur? Kendine bakmayı başarabilmiş, bu iradeyi gösterebilmiş her gerçek insan, cesaretinin karşılığını alacağını bilir. Çünkü özveride kaybedilecek, riske edilecek bir şey yoktur. Aynada sadece kendimizi görürüz. Kendi gözlerimizle görebilmeyi öğrenmeli, dünyadan soyutlanabilmeyi becerebilmeliyiz. Ne zaman ki doğuştan geldiğine inandığımız ayrıcalıkları reddetmeye başlarsak, aynadaki yansımamız netleşmeye başlar.
Pes Etmemek de Bir Başarıdır
Potansiyel, zaten sahip olduklarımız değil, istediklerimizi elde etme çabamızdır. Koşabiliyor olmamız değil, yorulduktan sonra koşmaya ne kadar devam edebildiğimizdir. Her insan koşabilir ama herkes koşmaya devam edemez. Hayatın sadece metaforlarla ifade edilemeyecek kadar karmaşık ve adaletsiz olduğunu biliyorum. Binbir türlü merhametsizliklerle, hiç beklemediğimiz şekillerle karşımıza çıkar. Ama içinde yaşadığımız bu dünya, biz insanların zihninde şekillendiği şekilde var olur. Birinin kalbi kötüyse bu dünyada bir kötülük doğar. Bir iyi var olursa, hayat şekil değiştirmeye başlar. İyinin kötüye üstünlüğü temelde, iyinin hiç bitmeyecek olmasıdır, kötüden daha güçlü olmasından değil. Karşımıza çıkan her durum, insanların duygularının yeryüzüne yansımasıdır. Bu yüzden aklımızdan geçirdiklerimize dikkat etmeliyiz.
Başarmak için başardığımızı hayal etmeli, tıpkı tüm dünyayı şekillendirdiğimiz gibi, kendi küçük dünyamızı da şekillendirmeliyiz. Kişi, sahip olmadığı imkanları arayıp bulabilecek donanımdadır. İrade ve azim, insan olmanın pek kıymetli meziyetlerindendir. Yola devam etmek en büyük erdemdir. Kişinin bilinçli bir şekilde kendi hayatını yüceltmeye uğraşması, sahip olabileceği en büyük potansiyeldir. Pes etmemek başarmanın tek ölçütüdür. Şüphesiz başaranlar, akılda kalanlar, cesaretle yoluna devam edebilenlerden çıkar. Ve şüphesiz insan yola devam edebilir. Yolda kalanlardan olma! Gücünü kullan ve tek gerçek potansiyelini, kendini ortaya çıkar. Her zaman umut varsa, bul umudu. Çünkü hiçbir şey yaşanmamış bir hayattan daha ağır değildir.
Hayat Ellerimizde Şekillenir
İnsan her zaman iyi değildir. Hepimizde biraz iyilik ve biraz yanlış var. Ve hepimiz şekil değiştiririz. Bu büyük bir nimettir. Kendini ve insanların niteliklerini küçümseyenler, henüz görmeyi öğrenemeyenlerdir. Sınırlarının ötesini görmelisin. Bunun için sınırlarına kadar durmadan devam etmek gerekir. Mesele sadece düşüncesizce devam etmek ve bir yere varmaktan çok daha büyüktür. En büyük iş niyet etmektir. İstemektir. Gerçekten istediğin şeye ulaşman için dünyayı, evreni bükemeyeceğini mi sanıyorsun? En büyük cehenneminden uyanmak senin elinde, çünkü cehennem senin içinde. İyiliği ve kötülüğü yaratan sensin. O halde potansiyelini yarat. Adımlarına anlam katacak iradeyi yarat ve koşmak senin için bir iş değil, bir yaşayış biçimi olsun. Hızlanmak istediğinde hızlan, yavaşlamak istediğinde yavaşla, durmak istediğinde dur. Yorulduğun için değil, istediğin için dur. Çünkü koşabilmek bir yetenek değil, bir seçimdir.
Hepimiz koşarız ama bazılarımız daha uzaklara giderler. Bazılarımız erkenden yorulurken bazılarımız ne zaman duracaklarına kendileri karar verirler. İnsan Tanrı, potansiyelini yaratırken onu geriye çeken her şeyi yok edebilir. Seni sıkan şeyleri yok et. Sorunlarla baş etmenin, imkansızı mümkün kılmanın en güçlü yolu, onlara direnmek, onlardan daha güçlü olduğunu göstermektir. Senden büyük olduğuna inandığın ne varsa, karşılarında dimdik dur. Küçüldüklerini göreceksin. Çünkü hayat senin ellerin, kader senin ellerindir. Kaybolan değil, aradığını bulan ol. Kısa ya da uzun bir ömür sonunda, nimetlerden en büyüğü olan huzura sahip olmak için, kendi haritalarını çizmeli, doğru yolu sen seçmelisin. Bu büyük bir sorumluluk değildir, bu müthiş bir güçtür.
Benzer içerikler için Felsefe kategorimize göz atabilirsiniz.