Skip to content
  • https://www.youtube.com/c/SanatsalHareketler
  • https://www.instagram.com/sanatsaalhareketler/?hl=en

Sanatsal Hareketler

  • anasayfa
  • zemin
  • film & dizi
  • edebiyat
  • felsefe
  • sanat
  • müzik
  • dijital kültür
  • tiyatro
  • deneysel
YouTube
  • Home
  • Film & Dizi
  • Nietzsche ve Birden Delirmek: Torino Atı Film İncelemesi

Nietzsche ve Birden Delirmek: Torino Atı Film İncelemesi

Yazar: Seher Kızılırmak

The Turin Horse, Yönetmen: Béla Tarr Ágnes Hranitzky

Torino Atı ya da orijinal ismiyle The Turin Horse, Béla Tarr ve Ágnes Hranitzky’nin yönettiği, başrollerinde János Derzsi, Erika Bók ve Mihály Kormos’un yer aldığı 2011 yapımı Macar dram filmidir.

Filmde, İtalya’nın Torino kentinde, filozof Friedrich Nietzsche’nin zihinsel çöküşüne neden olduğu söylenen bir atın kırbaçlanması olayına atıf yapılmaktadır. Film, bu atı ve sahiplerini hikâyenin merkezine almaktadır. Söylentilere göre, 1889 yılında Nietzsche, Torino’da yürüyüşe çıkarken bir atın dövülmesine tanık olur. Atın acı içinde bağırmasına dayanamayan Nietzsche, ona sarılır ve “Bu atı kurtarın!” diye bağırır. O anda, Nietzsche’nin ruhsal  çöküşü başladığı ve birkaç gün sonra akıl sağlığını kaybettiği düşünülür. Bu olay, Nietzsche’nin filozofik çalışmalarındaki derinleşen yalnızlık, acı ve varoluşsal krizle de örtüşür.

Modern Dünyanın Dayattığı Umutsuzluk ve Torino Atı

Siyah beyaz çekim, sürekli patates yiyen bir baba kız ve rüzgârın uğultusuyla minimal devam eden film, her gün aynı eylemleri yapmak zorunda kalmış birinin kısır döngüdeki duyarsızlığını anlatır gibi adeta. Çıkış yolu aramaktan vazgeçmenin umutsuzluğu mu, yoksa gerçekten arayıp da çıkış noktası bulamamak mı ya da artık hareket etmek istemeyen bir atın kırbaçlanmasına duyulan empati mi delirtir insanı?

Her sabah mecburiyetlerle uyanıp, her gece yorgunluktan uykuya nasıl daldığını bilememek mi yahut olması gereken her şeyi deneyip bir türlü hayata karışamamak mı varoluşsal krize götürür kişiyi? Belki de hayatımızın belirli dönemlerinde her ikisini de yaşayıp hâlâ düşlediğimiz yerde olamayışımız derin bir ruhsal yorgunluğun eşiğine bırakıverir bizi.

Hepsi neden olabilir, hiçbiri neden olmayabilir ama mesele kesin şudur ki, insan bazen birden deliriverir! Birden gibi görünür aslında tam da ‘birden’ değildir. Nietzsche ve Tarr’ın bilinen en büyük ortak özelliği umutsuzluk sloganına sıkı sıkıya tutunmalarıdır. İçinden geçip, şekillendirdikleri bu felsefede umutsuzluğa olan düşkünlükleri elbette boşuna değildir. Kasvetli bir filmin gölgesinde Nietzsche’yi ararken, bulurken ve kendimizdeki ‘Dur diyen Torino Atı’nı keşfederken umut ve umutsuzluğun nasıl da birbirini doğurduğuna daha yakından şahit oluruz.

Kendimiz olmaktan vazgeçmeye zorlandığımız bir çağın, akışın bütün güzelliğini bozan gereksiz gürültüsü arasında biricikliğimizi kaybettikten sonra boşluğa düşüşümüzün bir adıdır Torino Atı! Her şeye geç kalmış gibi hissettirildiğimiz tüm dönemeçlerden sonra ipin ucunu bırakmak ya da bırakmasak bile tuttuğumuz ipin ucunun sürekli ellerimizden kayma hissi, rüzgâra direnmek gibi. Ya da tuttuğumuz ipin artık değersiz olduğunun hissettirilmesi, rüzgârın uğultusunda kaybolmak gibi!

‘Ele Geçir Değersizleştir, Değersizleştir Ele Geçir!’

Filmdeki en uzun repliklerden biri komşunun nutuk niteliğindeki konuşmasıdır. Filmi özetler, Nietzsche’nin son bir kez Torino Atı’na ağlayıp sonra sonsuza kadar susması gibi, uzun bir varoluşsal sorgulamanın tüm öncül sancısını özetler adeta.

“Her şey mahvoluyor. Her şey değersizleşti. Çünkü her şey yıkık dökük hale getirildi.  Fakat şunu söyleyebilirim ki, onlar mahvetti ve değersizleştirdi. Çünkü sözde masumane insani yardımla gelen bir çeşit afet değil bu.  Ele geçir, değersizleştir. Değersizleştir, ele geçir. Ya da istersen farklı şekilde de ifade edeyim: dokun, değersizleştir ve dolayısıyla ele geçir. Ya da, dokun, ele geçir ve dolayısıyla değersizleştir. Durum bu şekilde yüzyıllardır devam ediyor. Yüzyıldan yüzyıla, her çağda. Bazen sinsice, bazen kabaca, bazen kibarca, bazen acımasızca ama durmaksızın devam ediyor. Değişmeyen tek şey ise şekli, pusudaki bir sıçan saldırısı gibi.

Ellerini attıkları her şey zaten onların çünkü. Ulaşamayacaklarını düşündüğümüz şeyler bile ki onlar her yere ulaşır. Çünkü gökyüzü şimdiden onların, düşlerimizin olduğu gibi. Onların zaman, doğa ve sonsuz sessizlik. Hatta ahlaksızlık bile onların, anladın mı? Her şey ama her şey sonsuza dek kayboldu!Biri daimi kaybedendi, diğeri doğuştan kazanan. Mağlubiyet, galibiyet. Mağlubiyet, galibiyet ve bir gün yine bu civarlarda fark etmek zorunda kaldığım ve sonunda fark ettiğim bir şey oldu, ben hatalıydım.

Şu dünyada herhangi bir değişimin asla olmamış olduğunu ve asla olamayacak oluşunu düşünürken gerçekten de hatalıydım. Çünkü inan bana, artık biliyorum ki, bu değişim aslında gerçekleşti.”

Tıpkı son cümledeki gibi, değişim aslında gerçekleşti. Başkalaşıma dönüştü. Başkalaşırken, başkaları gibi olduk. Her şeyin fazlasından aşınırken, modern kapitalizme direnmeye çalışan, etrafında olan biteni görmezden gelemeyen, dert ettiklerinin yükünü insan olmaktan bilen, hassasiyetlerinin farkında olanlar için de umut etmek sahici bir delilik mi ya da delirmeden tüm bunlara direnebilmek elde mi?

Siyah beyaz bir filmin içinde sürekli patates yiyen bir baba-kız olmak mı, son anda her şeye direnmeye karar veren bir Torino Atı gibi rüzgâra karşı durmak mı, yoksa kimsenin görmediği yerde biriktirilen hayal kırıklıklarını, bir atın kırbaçlanmasından duyduğun acıya yükleyip delirmek mi? Hangisi bizim Torino Atı hikâyemiz? Hem sahi o ata sonunda ne oldu?

Tags: Film İnceleme

Post navigation

Previous Potansiyel Nedir? | Başarı Üzerine Bir Deneme
Next Edebiyat Yaz Seçkisi: Kadın Yazarlardan Öykü, Şiir ve Roman

Trending

Kaveh Akbar “Şehit” Romanı Üzerine İnceleme Book cover for Şehit! by Kaveh Akbar on a bright yellow background with a mounted warrior and a large red sun, plus a seal in the corner. 1

Kaveh Akbar “Şehit” Romanı Üzerine İnceleme

Is “Kinda Chic” Kinda Chic? Person in an orange shirt climbs a ladder attached to a giant smartphone on a pink background. 2

Is “Kinda Chic” Kinda Chic?

Bir Pokémon Kartı Neden Bir Picasso’dan Daha Değerli Olabilir? Gold-plated pendant necklace featuring a framed Pikachu Illustrator card on a dark background with a diamond-studded chain. 3

Bir Pokémon Kartı Neden Bir Picasso’dan Daha Değerli Olabilir?

Kamusal Alan Kimin, Sanatın mı Şehrin mi? Rusty sculpture made from stacked chairs on a circular platform in a park, with a white abstract form on top. 4

Kamusal Alan Kimin, Sanatın mı Şehrin mi?

Nilgün Tüzüntürk’ün “Maria Magdalena II” Sergisi Gala Galeri’de Exhibition poster for Nilgün Tüzüntürk's 'Maria Magdalena-2' (Sept 18–Oct 7, 2026) featuring a colorful abstract painting; G&G Galagallery. 5

Nilgün Tüzüntürk’ün “Maria Magdalena II” Sergisi Gala Galeri’de

Sentimental Value: Seni Görüyorum Two people standing in a leafy garden, facing each other as they talk. The man wears a dark blue shirt and the woman a dark denim jacket. 6

Sentimental Value: Seni Görüyorum

İlgili İçerikler

Kaveh Akbar “Şehit” Romanı Üzerine İnceleme Book cover for Şehit! by Kaveh Akbar on a bright yellow background with a mounted warrior and a large red sun, plus a seal in the corner.

Kaveh Akbar “Şehit” Romanı Üzerine İnceleme

Is “Kinda Chic” Kinda Chic? Person in an orange shirt climbs a ladder attached to a giant smartphone on a pink background.

Is “Kinda Chic” Kinda Chic?

Bir Pokémon Kartı Neden Bir Picasso’dan Daha Değerli Olabilir? Gold-plated pendant necklace featuring a framed Pikachu Illustrator card on a dark background with a diamond-studded chain.

Bir Pokémon Kartı Neden Bir Picasso’dan Daha Değerli Olabilir?

Kamusal Alan Kimin, Sanatın mı Şehrin mi? Rusty sculpture made from stacked chairs on a circular platform in a park, with a white abstract form on top.

Kamusal Alan Kimin, Sanatın mı Şehrin mi?

Nilgün Tüzüntürk’ün “Maria Magdalena II” Sergisi Gala Galeri’de Exhibition poster for Nilgün Tüzüntürk's 'Maria Magdalena-2' (Sept 18–Oct 7, 2026) featuring a colorful abstract painting; G&G Galagallery.

Nilgün Tüzüntürk’ün “Maria Magdalena II” Sergisi Gala Galeri’de

Sentimental Value: Seni Görüyorum Two people standing in a leafy garden, facing each other as they talk. The man wears a dark blue shirt and the woman a dark denim jacket.

Sentimental Value: Seni Görüyorum

Kaveh Akbar “Şehit” Romanı Üzerine İnceleme Book cover for Şehit! by Kaveh Akbar on a bright yellow background with a mounted warrior and a large red sun, plus a seal in the corner. 1

Kaveh Akbar “Şehit” Romanı Üzerine İnceleme

Is “Kinda Chic” Kinda Chic? Person in an orange shirt climbs a ladder attached to a giant smartphone on a pink background. 2

Is “Kinda Chic” Kinda Chic?

Bir Pokémon Kartı Neden Bir Picasso’dan Daha Değerli Olabilir? Gold-plated pendant necklace featuring a framed Pikachu Illustrator card on a dark background with a diamond-studded chain. 3

Bir Pokémon Kartı Neden Bir Picasso’dan Daha Değerli Olabilir?

Kamusal Alan Kimin, Sanatın mı Şehrin mi? Rusty sculpture made from stacked chairs on a circular platform in a park, with a white abstract form on top. 4

Kamusal Alan Kimin, Sanatın mı Şehrin mi?

Nilgün Tüzüntürk’ün “Maria Magdalena II” Sergisi Gala Galeri’de Exhibition poster for Nilgün Tüzüntürk's 'Maria Magdalena-2' (Sept 18–Oct 7, 2026) featuring a colorful abstract painting; G&G Galagallery. 5

Nilgün Tüzüntürk’ün “Maria Magdalena II” Sergisi Gala Galeri’de

Sentimental Value: Seni Görüyorum Two people standing in a leafy garden, facing each other as they talk. The man wears a dark blue shirt and the woman a dark denim jacket. 6

Sentimental Value: Seni Görüyorum

Geçici Bir Ev: Otel Odalarının Tekinsizliği Dimly lit hotel bedroom with an unmade bed in the foreground and a window showing a city street outside. 7

Geçici Bir Ev: Otel Odalarının Tekinsizliği

Haber bülteni

Son Yazılar

  • Kaveh Akbar “Şehit” Romanı Üzerine İnceleme
  • Is “Kinda Chic” Kinda Chic?
  • Bir Pokémon Kartı Neden Bir Picasso’dan Daha Değerli Olabilir?
  • Kamusal Alan Kimin, Sanatın mı Şehrin mi?
  • Nilgün Tüzüntürk’ün “Maria Magdalena II” Sergisi Gala Galeri’de

Öneriler

Kaveh Akbar “Şehit” Romanı Üzerine İnceleme Book cover for Şehit! by Kaveh Akbar on a bright yellow background with a mounted warrior and a large red sun, plus a seal in the corner.

Kaveh Akbar “Şehit” Romanı Üzerine İnceleme

Is “Kinda Chic” Kinda Chic? Person in an orange shirt climbs a ladder attached to a giant smartphone on a pink background.

Is “Kinda Chic” Kinda Chic?

Bir Pokémon Kartı Neden Bir Picasso’dan Daha Değerli Olabilir? Gold-plated pendant necklace featuring a framed Pikachu Illustrator card on a dark background with a diamond-studded chain.

Bir Pokémon Kartı Neden Bir Picasso’dan Daha Değerli Olabilir?

Kamusal Alan Kimin, Sanatın mı Şehrin mi? Rusty sculpture made from stacked chairs on a circular platform in a park, with a white abstract form on top.

Kamusal Alan Kimin, Sanatın mı Şehrin mi?

  • Kullanıcı Sözleşmesi
  • Bize Ulaşın

©SanatsalHareketler2026