Skip to content
  • https://www.youtube.com/c/SanatsalHareketler
  • https://www.instagram.com/sanatsaalhareketler/?hl=en

Sanatsal Hareketler

  • anasayfa
  • zemin
    • zemin
    • ekip
  • film & dizi
  • edebiyat
  • felsefe
  • sanat
  • müzik
  • dijital kültür
  • tiyatro
  • destek ol
  • deneysel
YouTube
  • Anasayfa
  • Edebiyat
  • Edebiyat Yaz Seçkisi: Kadın Yazarlardan Öykü, Şiir ve Roman

Edebiyat Yaz Seçkisi: Kadın Yazarlardan Öykü, Şiir ve Roman

Yazar: Gözde Erzurumlu

Yazın gelmesi ile birlikte, edebiyat dünyasına bir kapı mesafesi bırakabilir okurlar. Havaların ısınmasının anlamı kitapların masalarda kalması demektir. Binlerce kelime yüzlerce sayfa belki de onlarca isim, sadece varolacaklardır o kuru zeminde. Türk Edebiyatının kadın yazarlarından muazzam üç tür ise tam bir yaz seçkisi sunacaktır kapının ardında yer alan okurlara.

Kadın olmanın yaşamsal düzlemde evrensel bir dili olsa da, kültürlere göre ağırlığı değişebilir ancak unutulmaması gerekir ki en nihayetinde o ağırlık hiçbir vakit ortadan kalkmaz kadınların üzerinden. Ondandır ki ister Türk edebiyatı olsun, ister herhangi farklı bir ülkenin edebiyatı tüm kadınların yazın dili ve anlatmayı arzuladıkları şeyler daima bir paydaşlığın içindedir ve bu paydaşlık hissi yalnızca kadın yazarlar için değil kadın okuyucular içinde geçerlidir. Bu yaşam kadınlar için yüzyıllardır hep bir başkadır hep bir farklıdır kendi içlerinde bunca paydaşlığa rağmen.

Türk edebiyatının önemli isimlerinden olan Didem Madak, Füruzan ve Nermin Yıldırım ise bu paydaşlığı oldukça derinden anlatmışlardır. Kadın olmanın tüm yaşamsal düzlemlerde ki tanımlarının ne denli etkileri olduğunu gerek karakterlerinde gerek kendi düşüncelerinde gerek yazın dilinde ve gerekse okuyucularının gönüllerinde yalın ve gerçekçi bir şekilde göstermişlerdir. Her birinde yüzyıllardır bir başka olan yaşamın eş değerli tanımları görülecektir. Halbuki kadınlar tanımlamaların ya da birbirine benzer söz öbeklerinin dışındadır. Kadın etinden, sütünden, bedeninden, toplumda addedilmiş rollerden bağımsızdır. O bir insandır.

Füruzan: Yaz Geldi

Öykü okuma deneyimi diğer türlerde olduğu gibi farklıdır. Şiir ya da roman okuma deneyimi nasıl ki kendi içinde farklılık gösterirse diğerlerinden öykü içinde bu geçerlidir. Öykü okumak, özellikle yaz ayları için iyi bir tercih olacaktır bunun sebebi sıcaklardan dolayı bırakıldığında   bir yarım kalmışlık hissinden bağımsız tamamlanmışlık hissi ile kapatılabilir.

Füruzan, dönemin ünlü soy isimlerinden birini kullanmasına rağmen yalnızca kendi olabilmek adına soyadını kullanmak istemeyen bir yazardır. Varoluşu sadece kendine ait olmasını isteyen bu yazarın hiçbir zaman soyadı yazmamıştır kitaplarında.

Yaz geldi ismi ise içinde yer alan beş öyküden birinin başlığıdır. Füruzan’ı okurken yaşamı çocuk olarak deneyimler okuyucular. Artık sınıflandırılmış bu sistemin içinde çocukluğunu bırakan bu yetişkinler için hikayelerin içinde çocuk olmak çoğu zaman özlem doludur.

“Çocuklar önlerinde uzayan gölgeleriyle iyice yalnızdılar. Akşamsefalarının kokusu öylesine yoğunlaşmıştı ki, sıcak daha artıyordu gün geceye geçerken.” (Sayfa 31)

Yoksul çocuklar olarak büyüyen şimdiki zamanın yetişkinleri kendilerini, ailelerini ve o zamanki dünyalarını görebilirler Füruzan’ın satır aralarında. Bir yaz sabahında sokağa çıkan çocuklar kimi zaman büyüdükleri her vakitte çocukluklarının yasını tutar. Orada o sokaklarda kalmıştır yaşam artık. Geriye yalnızca büyüdüklerinde nefes alma mecburiyeti bırakılmıştır.

“Yazın çok seviniyorum, sokağa çıkınca. Hep bir şeyler oluyor.” (Sayfa 24)

Didem Madak: Ah’lar Ağacı

Şiir kimi okuyucuya yakınken kimi okuyucuya da bir o kadar uzak olabilir. Ya çok seveni vardır ya da hiç okumayanı. Didem Madak’ı okurken bazen çocuk kalınır, bazen bir âşık olunur, bazen bir şair ve bazen de çorba yapmak için girilir mutfağa onun dizeleri ile birlikte.

Kaybolmak istemiştim bir zamanlar

Beni kimse bulamazdı

Tanrı’nın arkasına saklansam.

O kocamandı, en kocamandı o.

Bir kız çocuğunun hayalleri kadar.                             (Sayfa 16)

Önünden her gün geçilip giden ağaçların aynısıdır ahlar ağacı. Dalları vardır ve o dalların her biri bir ah! Taşır.

Bir zamanlar kendimi

Bulunmaz Hint kumaşı sanmıştım

Kaç metredir benim yokluğum?

Benden daha çok var sanmıştım.

Benim yokluğumdan dünyaya

Bir elbise çıkar sanmıştım.

Dünyanın çıplaklığına bakmaya utanmadan

Sonunda ben de alıştım.

Ah… dedim sonra,

Ah!                                          (Sayfa 16)

Büyümüş insanların tek düze yaşamlarına karşın Didem Madak her şeyin her seferini anlatır. Bir yerde bitti sanırken bir başka dizede o yerin devamı bulunabilir. Tıpkı yaşamın kendisinde olduğu gibi. Şiirler birbirinden kopmuş gibi görünse de hepsi bütünün parçasıdır. Didem Madak’ı okumak pek insancadır.

Nermin Yıldırım: Unutma Beni Apartmanı

Hayat herkes için farklı bir yoldan ilerler. Her hikâye birbirine benzese de hiçbiri aynı değildir. Tekliğin içinde birdir. Hepsi biriciktir. Kadınların yaşamlarının tüm paydaşlıklarına rağmen her yazarda her romanda o kadınların hikâyesi başkadır. Nermin Yıldırım Unutma Beni Apartmanında bir bireyin, bir çocuğun, bir annenin, bir sevgilinin ve bir kadının öyküsünü anlatmıştır.

“Anne olan bendim, gecenin bir vakti beşik başında bekleyen bendim, beni kendime getirecek rüzgârı kesmek için pencereleri kapatan, kendimi dünyaya, dünyayı kendime kapatan, hepten başka biri gibi davranan, Sagrada Familia’nın altında Marcel’le karşılaşmadan evvel kim olduğunu, ne yaptığını şimdi hiç hatırlamayan bendim. Kendisinden eser kalmayan bendim.” (Sayfa 204)

Yaşamda tek rolden çift role geçer insanoğlu. Büyümenin manalarından biri de budur. Nermin Yıldırım’ın bu kitabında ilk olarak çocuk olur okuyucu. Ardından anne ve Marcel’in de partneri.

Annesiz büyüyen Süreyya’nın çocukluğuyla çocuk olurken zaman geçer ölümler yaşanır ve nihayetinde büyümüş bir yetişkin olunduğunda ilk aşklar başlar. Bir çocuktan bir gence oradan da ilk aşkını yaşayan bir kadına dönüşür karakter.

Zamanın ilerleyişiyle beraber karakterinde ilerleyen yaşıyla yaşamın deneyimleri de farklılaşır. Hikâye dönüşümün içindedir. Kadın olmanın biçimi oldukça açık bir şekilde ortadadır. Herkesin duyduğunda yargılayacağı öykünün tek öznesi olan kadını yine kadın anlar. Her ne kadar modernleşme yaşasa da bu dünya bir kadının yaşamına henüz saygı duyacak kadar modernleşmemiştir. Belirlenen ölçüler biçilen kalıplar toplumun bir kadının üzerinde addettiği roller vardır. Nerede ve nasılın etrafında döndürürler kadının yaşamını.

Tanımlamaların içinde biçimlerin ve ölçülerin dibinde kalır bir kadının hayatı. Halbuki kadın bir insandır ve Nermin Yıldırım Unutma Beni Apartmanı romanında tüm seçimlerle tüm hatalarla yaşamın kendisinde olduğu gibi devir daim yapan zamanın tek rolünden çift rolüne geçen insanların bir aşağı inen bir yukarı çıkan hayatını yazmıştır. O yalnıza bir kadının yaşamını sınırlamalar olmadan, üzerini kapatmadan olduğunca anlatmıştır.

Türk edebiyatının önemli isimlerinden olan Didem Madak, Füruzan ve Nermin Yıldırım edebiyatın üç halinde kadın olmayı, çocuk olmayı ve insan olmayı kelimeleri kullanarak büyüleyici ancak gerçekçi bir şekilde anlatmıştır şimdiki zamanın insanlarına ve gelecek zamanın insanlığına.

Okuyucu kendini, yaşamını, geçmişi ve geleceğini, toplumu en önemlisi insan oluşunu ancak ve ancak şiirde, öyküde ve romanda bulabilir. Edebiyat yaşam kelimesinin bir başka yazım biçimidir.

Kaynakça:

Füruzan. (2023) Yaz Geldi. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.

Madak, Didem. (2024) Ah’lar Ağacı. İstanbul: Metis Yayınları.

Yıldırım, Nermin (2025) Unutma Beni Apartmanı. İstanbul: Everest Yayınları.

Tags: Edebiyat İnceleme

Post navigation

Önceki Nietzsche ve Birden Delirmek: Torino Atı Film İncelemesi
Sonraki Suç ve Ceza İncelemesi: Ahlakın Çöküşü

Son Yazılar

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış Smartphone-style mockup showing a book cover titled 'IRMAK ZİLELİ' with a woman in a teal dress and a white dove, on a black background with a Turkish quote to the right. 1

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti?  2

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü 3

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü

Tanrı Olmak ya da Daha İyisi 4

Tanrı Olmak ya da Daha İyisi

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek 5

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar? 6

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?

İlgili İçerikler

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış Smartphone-style mockup showing a book cover titled 'IRMAK ZİLELİ' with a woman in a teal dress and a white dove, on a black background with a Turkish quote to the right.

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?

Simone Weil ve Dikkat Kavramının Bugünkü Anlamı

Simone Weil ve Dikkat Kavramının Bugünkü Anlamı

Sanatsal Hareketler Dijital Tasarımlar
Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış Smartphone-style mockup showing a book cover titled 'IRMAK ZİLELİ' with a woman in a teal dress and a white dove, on a black background with a Turkish quote to the right. 1

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti?  2

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü 3

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü

Tanrı Olmak ya da Daha İyisi 4

Tanrı Olmak ya da Daha İyisi

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek 5

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar? 6

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?

Trecento ve Hacim Duygusu 7

Trecento ve Hacim Duygusu

Haber bülteni

Son Yazılar

  • Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış
  • Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 
  • Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü
  • Tanrı Olmak ya da Daha İyisi
  • Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Öneriler

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış Smartphone-style mockup showing a book cover titled 'IRMAK ZİLELİ' with a woman in a teal dress and a white dove, on a black background with a Turkish quote to the right.

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü

Tanrı Olmak ya da Daha İyisi

Tanrı Olmak ya da Daha İyisi

  • Kullanıcı Sözleşmesi
  • Bize Ulaşın

©SanatsalHareketler2026