Skip to content
  • https://www.youtube.com/c/SanatsalHareketler
  • https://www.instagram.com/sanatsaalhareketler/?hl=en

Sanatsal Hareketler

  • anasayfa
  • zemin
    • zemin
    • ekip
  • film & dizi
  • edebiyat
  • felsefe
  • sanat
  • müzik
  • dijital kültür
  • tiyatro
  • deneysel
YouTube
  • Home
  • Film & Dizi
  • Cannes Film Festivali: Panahi’den Fransız Yeni Dalgası’na | Merakla Beklediğimiz 7 film

Cannes Film Festivali: Panahi’den Fransız Yeni Dalgası’na | Merakla Beklediğimiz 7 film

Yazar: Beril Heral

Cannes 2025 geride kaldı ama bazı sorular hala akıllarda: “Altın Palmiye neden o filme gitti?”, “Jennifer Lawrence ödülsüz mü döndü?” ve elbette, “Bu soundtrack’i Spotify’a ne zaman yükleyecekler?”

Bazı filmleri gözümüzü kırpmadan izledik, bazılarında da “ben az önce ne izledim” diye kendimizi sorguladık, ama günün sonunda iyisiyle kötüsüyle ödül sezonu boyunca bize ismini sık sık duyuracak filmlerle tanıştık.

Lumière’e giden kırmızı halıda yürüyen Türk ünlüler ve Pedro Pascal’ın Côte d’Azur tarzını bir kenara koyarsak, Cannes’ın bir film festivali olduğunu hatırlatmak adına, işte bu yılın seçkisinden en çok merak edilen 7 film!

1. Sırat – Oliver Laxe

Bir yol filmi düşünün, sonunda “varmak” diye bir şey yok. Hiçliğin ortasında kızını arayan bir baba, hayatının belki de en zorlu yolculuğuna çıkıyor. Sirat, gümbür gümbür gelen ve tüm salonu titreten bası ve içimize işleyen elektronik müzikleriyle gerçek bir sinema deneyimi vadediyor.

Neden konuşuluyor?
Çünkü Laxe, “dünyanın sonuna yürüyen insan” temasını, çok sık kullanıldığı için etkisini yitirmiş gibi gözükse de gerçekten “tokat gibi” bir anlatımla izleyiciye sunuyor.

2. Nouvelle vague – Richard Linklater

Linklater’ın Fransız sinemasına yazdığı aşk mektubu, hem Godard’ı tanıyanları mest edecek hem de Fransız Yeni Dalgası’na aşina olmamasına rağmen merak edenleri tatmin edecek nitelikte. Sinema tarihine yön veren filmlerden olan “Breathless”ın çekim sürecini konu alan filmde François Truffaut’dan Agnes Varda’ya kadar birçok tanıdık sima da cameo olarak karşımıza çıkıyor. Tanıdık sima diyorum çünkü inanılmaz bir casting ile yönetmenlerin tıpatıp aynısı oyuncular özenle seçilmiş. 2026 Oscarları’na şimdiden bir selam yollayan Nouvelle Vague, “sanat filmi izledim ama eğlendim de” dedirten nadir işlerden.

Neden konuşuluyor?
Çünkü hem Godard’ın ruhuna sadık kalıyor, hem de yalnızca Fransız Yeni Dalgası hakkında elli sayfalık tez yazan sinema öğrencilerinin değil, herkesin anlayabileceği kadar ulaşılabilir bir tavır takınıyor.

3. Die, my love – Lynne Ramsay

Evet, işte yılın “izleyenleri ikiye böldü” kategorisinin kazananı. Türkçe’ye “Geber Aşkım” olarak çevrilen kitap ile aynı kaderi paylaşan filmde yeni anne olmuş bir kadının yaşadığı buhranlara tanık oluyoruz. Jennifer Lawrence kariyerinin belki de en iyi performanslarından birini sunuyor ama herkesi şok eden bir şekilde festivalden eli boş dönüyor. Ama biz biliyoruz ki bu film Oscar sezonunda manşetlerden inmeyecek.

Neden konuşuluyor?
Çünkü film saplantılı aşk ve zihinsel çöküşü öyle sert anlatıyor ki, sinema salonundan çıkarken “Ne yaşadım ben şu an?” dedirtiyor.

4.It was just an accident – Jafar Panahi

Panahi’nin sürgün koşullarına rağmen üretmeye devam etmesi başlı başına bir olayken, ana yarışma seçkisi duyurulduğundan beri Altın Palmiye’ye garanti gözüyle bakılıyordu, Cannes jürisi de şaşırtmadı. Panahi yine yasaklar, sınırlar ve İran bürokrasisini yerden yere vururken, esprili bir dille politik mesajını beyaz perdeye taşıyor. Bir kaza üzerinden sistemin çürümüşlüğünü anlatan It Was Just An Accident ile Panahi, bayrağı Rasoulof’dan devralıp İran sinemasını bir kez daha Oscar’lara taşıyabilir. 

Neden konuşuluyor?
Çünkü Panahi, tüm baskı ve sansür uygulamalarına rağmen sinema yapmaya devam edecek kadar cesur.

5.Sentimental value – Joachim Trier

“Duygusal yıkım” konusunda doktora tezi yazmış olan Trier, belki de çoğumuzun kalbini The Worst Person in the World ile kazanmıştı. Şimdi de bir baba-kız ilişkisiyle sinema salonlarında dökülecek gözyaşlarını garantiledi.

Neden konuşuluyor?
Çünkü Trier, sade ama içe işleyen hikayeler anlatmayı çok iyi biliyor ve kalbimizde belki de varolduğunu bile bilmediğimiz yerlere dokunmayı başarıyor.

6. Left handed girl – Shih-Ching Tsou

(Artık) dört Oscar ödüllü Sean Baker’ın bu sefer yazdığı, kurguladığı ve yapımcılığını üstlenip bir kamera arkasına geçmediği kaldığı film, düşük gelirli mahalle hayatını, çocuk gözünden bir masal gibi anlatıyor. Taipei’de geçen hikayede, iki kızıyla beraber geçimini sağlamak için elinden gelen her şeyi yapan bir anneyi izliyoruz.

Neden konuşuluyor?
Çünkü film hem sosyal gerçekçi hem de duygusal. Bir nevi Shoplifters’la The Florida Project’in kuzeni. Ayrıca geçen sene En İyi Film Oscar’ını alan Sean Baker’ın da etkisi olsa gerek.

7. The president’s cake – Hasan Hadi

Senenin “sürpriz keşif filmi” ünvanı The President’s Cake’e gidiyor. İlk filmlere verilen Camera d’Or ile Yönetmenlerin On Beş Günü seçkisinde Seyirci Ödülü alan film, bu iki prestijli ödül ile beraber radarımıza girmeyi başardı. Politik taşlamayı sade bir aile hikayesiyle birleştiren bu ilk film, aynı zamanda Cannes’da ödül alan ilk Irak yapımı oldu. En ilginç detaylardan biri de Forrest Gump’ın Oscar’lı senaristi Eric Roth’un ortak senaristlerden biri olması.

Neden konuşuluyor?
Çünkü hiçbirimiz Cannes’da Saddam Hüseyin’e pasta yapılmasını anlatan bir filmin ödül alacağını beklemiyorduk. Gerçek olaylardan esinlenen film, durumun absürtlüğünü ajitasyona kaçmayan bir dram ile çok iyi harmanlıyor.

Bu yedi film bize bir kez daha hatırlattı ki yalnızca “sanat filmlerinden” ibaret olmayan Cannes, bu yıl yine her duyguya bir filmle cevap verdi. Bahsi geçen filmleri şimdiden takibe alın, ödül sezonu boyunca adlarını sık sık duyacağız gibi gözüküyor.

Tags: Film Festivali Listeler

Post navigation

Previous Baudelaire’in Albatros’u: Toplumun Sıra Dışılığa Ödettiği Bedel
Next Jane Austen’ın Kaleminden: Bir Uyanışın Hikayesi Olarak Emma

Trending

Ahlak Nerede Başlar? John Steinbeck – Cennetin Doğusu Copy of John Steinbeck's East of Eden standing on a rustic wooden table with a bouquet, mug, and vintage books in a sunlit countryside setting. 1

Ahlak Nerede Başlar? John Steinbeck – Cennetin Doğusu

Yapay Zeka Çağında Yaratıcı Endüstriler Neden Görünmez Oluyor? WeDirectory’nin Yaklaşımı Homepage hero on a black site with a white W logo, top navigation, and a rounded search field; three project tiles below the fold. 2

Yapay Zeka Çağında Yaratıcı Endüstriler Neden Görünmez Oluyor? WeDirectory’nin Yaklaşımı

Beden: Gerçekten Bir Başyapıt mı? Book or magazine titled 'LIFE' by David Szalay resting on a colorful, weathered desk with a vase of bright flowers nearby and a retro rotary phone in the corner. 3

Beden: Gerçekten Bir Başyapıt mı?

Gotik Londra Anlatısından Beyaz Perdeye: Fleet Sokağının Şeytani Berberi: Sweeney Todd Sweeney Todd 4

Gotik Londra Anlatısından Beyaz Perdeye: Fleet Sokağının Şeytani Berberi: Sweeney Todd

Hartmut Rosa’nın Toplumsal Hızlanma Kuramı: Modern Dünyada Zamanın Daralması Students study at long white tables in a large library with tall bookshelves on two levels and a central banner hanging above. 5

Hartmut Rosa’nın Toplumsal Hızlanma Kuramı: Modern Dünyada Zamanın Daralması

Wunderkammer Nedir? 17th‑century studio still life: wall hung with numerous framed paintings and a cluttered table of shells, coins, busts, and curiosities. 6

Wunderkammer Nedir?

İlgili İçerikler

Gotik Londra Anlatısından Beyaz Perdeye: Fleet Sokağının Şeytani Berberi: Sweeney Todd Sweeney Todd

Gotik Londra Anlatısından Beyaz Perdeye: Fleet Sokağının Şeytani Berberi: Sweeney Todd

Diziden Kitaba Yolculuk: Anne With An E ve Jane Eyre Young girl with red hair in braids examining a plant in a sunlit meadow.

Diziden Kitaba Yolculuk: Anne With An E ve Jane Eyre

En iyi bilim-kurgu dizileri A person in a winter coat stands in a snow-covered suburban street, watching a large futuristic spaceship with glowing blue lights hovering overhead.

En iyi bilim-kurgu dizileri

Hamnet: Zamanın İçinde Annelik ve Yas

Hamnet: Zamanın İçinde Annelik ve Yas

Seyirci Gözünden Dizi Eleştirileri: İzleme Kültürünün Dönüşümü

Seyirci Gözünden Dizi Eleştirileri: İzleme Kültürünün Dönüşümü

Estetik Şiddet: “Çirkin Üvey Kardeş”

Estetik Şiddet: “Çirkin Üvey Kardeş”

Ahlak Nerede Başlar? John Steinbeck – Cennetin Doğusu Copy of John Steinbeck's East of Eden standing on a rustic wooden table with a bouquet, mug, and vintage books in a sunlit countryside setting. 1

Ahlak Nerede Başlar? John Steinbeck – Cennetin Doğusu

Yapay Zeka Çağında Yaratıcı Endüstriler Neden Görünmez Oluyor? WeDirectory’nin Yaklaşımı Homepage hero on a black site with a white W logo, top navigation, and a rounded search field; three project tiles below the fold. 2

Yapay Zeka Çağında Yaratıcı Endüstriler Neden Görünmez Oluyor? WeDirectory’nin Yaklaşımı

Beden: Gerçekten Bir Başyapıt mı? Book or magazine titled 'LIFE' by David Szalay resting on a colorful, weathered desk with a vase of bright flowers nearby and a retro rotary phone in the corner. 3

Beden: Gerçekten Bir Başyapıt mı?

Gotik Londra Anlatısından Beyaz Perdeye: Fleet Sokağının Şeytani Berberi: Sweeney Todd Sweeney Todd 4

Gotik Londra Anlatısından Beyaz Perdeye: Fleet Sokağının Şeytani Berberi: Sweeney Todd

Hartmut Rosa’nın Toplumsal Hızlanma Kuramı: Modern Dünyada Zamanın Daralması Students study at long white tables in a large library with tall bookshelves on two levels and a central banner hanging above. 5

Hartmut Rosa’nın Toplumsal Hızlanma Kuramı: Modern Dünyada Zamanın Daralması

Wunderkammer Nedir? 17th‑century studio still life: wall hung with numerous framed paintings and a cluttered table of shells, coins, busts, and curiosities. 6

Wunderkammer Nedir?

Ve Sanat Sanatçıyı Yarattı Illustration of a colorful desk: pink laptop, notebook, mug, binder clip, and handwriting on a sheet of paper. 7

Ve Sanat Sanatçıyı Yarattı

Haber bülteni

Son Yazılar

  • Ahlak Nerede Başlar? John Steinbeck – Cennetin Doğusu
  • Yapay Zeka Çağında Yaratıcı Endüstriler Neden Görünmez Oluyor? WeDirectory’nin Yaklaşımı
  • Beden: Gerçekten Bir Başyapıt mı?
  • Gotik Londra Anlatısından Beyaz Perdeye: Fleet Sokağının Şeytani Berberi: Sweeney Todd
  • Hartmut Rosa’nın Toplumsal Hızlanma Kuramı: Modern Dünyada Zamanın Daralması

Öneriler

Ahlak Nerede Başlar? John Steinbeck – Cennetin Doğusu Copy of John Steinbeck's East of Eden standing on a rustic wooden table with a bouquet, mug, and vintage books in a sunlit countryside setting.

Ahlak Nerede Başlar? John Steinbeck – Cennetin Doğusu

Yapay Zeka Çağında Yaratıcı Endüstriler Neden Görünmez Oluyor? WeDirectory’nin Yaklaşımı Homepage hero on a black site with a white W logo, top navigation, and a rounded search field; three project tiles below the fold.

Yapay Zeka Çağında Yaratıcı Endüstriler Neden Görünmez Oluyor? WeDirectory’nin Yaklaşımı

Beden: Gerçekten Bir Başyapıt mı? Book or magazine titled 'LIFE' by David Szalay resting on a colorful, weathered desk with a vase of bright flowers nearby and a retro rotary phone in the corner.

Beden: Gerçekten Bir Başyapıt mı?

Gotik Londra Anlatısından Beyaz Perdeye: Fleet Sokağının Şeytani Berberi: Sweeney Todd Sweeney Todd

Gotik Londra Anlatısından Beyaz Perdeye: Fleet Sokağının Şeytani Berberi: Sweeney Todd

  • Kullanıcı Sözleşmesi
  • Bize Ulaşın

©SanatsalHareketler2026