Skip to content
  • https://www.youtube.com/c/SanatsalHareketler
  • https://www.instagram.com/sanatsaalhareketler/?hl=en

Sanatsal Hareketler

  • anasayfa
  • zemin
    • zemin
    • ekip
  • film & dizi
  • edebiyat
  • felsefe
  • sanat
  • müzik
  • dijital kültür
  • tiyatro
  • destek ol
  • deneysel
YouTube
  • Anasayfa
  • Film & Dizi
  • Pluribus Dizisi: Zorunlu Mutluluk Çağında İnsan Bilinci

Pluribus Dizisi: Zorunlu Mutluluk Çağında İnsan Bilinci

Yazar: Özge Acu

Pluribus, Creator: Vince Gilligan

Vince Gilligan’ın yeni dizisi Pluribus, Breaking Bad ve Better Call Saul’un izleyicilerinde bıraktığı etik gerilim ve karakter merkezli yoğunluğun ardından, bambaşka bir estetik, felsefi evrenin kapısını aralıyor. Dizi uzun süre gizli tutuldu, gösterime giren ilk iki bölüm ise, hem biçimsel ustalığı hem de düşünsel derinliğiyle, çağdaş dizi anlatısının sınırlarını yeniden tanımlamaya aday.

İlk izlenimime göre, Gilligan yine çok iyi bir atmosfer yaratmış durumda. Ama benim en çok hoşuma giden şey, dizisinin felsefi katmanları oldu. Yazı spoiler içerebilir.

Kolektif Bilincin Anatomisi

Yayılan bir virüs sonucunda, adeta herkesin holistik bir şekilde birbirine bağlı olduğu bir bilinç hakim tüm dünyaya. Onlar mutlu gözüküyorlar ama bu mutluluk içeriden gelmiyor aksine kontrol edici bir güç hakim. 13 kişiye ise virüs bir şekilde bulaşmıyor. Onlar kendi bilinçleri ve iradeleri üzerinde hakimler.

Yüzeyde bir bilim kurgu hikâyesi gibi görünse de, esasen çağın en görünmez ideolojisini, “zorunlu mutluluk” düşüncesini sahneye çıkarıyor, Vince Gilligan. İnsanlığın tüm kötücül yönlerinin kurtuluşu olarak görülen tek tipleşme ise aslında onları birer otomata çeviriyor. Bilincin tamamen erozyona uğradığı, herkesin her şey olduğu bu dünyada çok fazla soru birikiyor.

İyilik ve kötülüğün doğası nedir? İnsandan özgür iradeyi alırsak nasıl bir dünya olurdu? Her şeyden önce bu gerçek olur muydu? Elbette ana karakterimiz, bunun bir sorun olduğunu, insanlığı tehdit eden, kontrolün merkezde olduğu bir dünya yaratılmak istendiğini düşünüyor ve o diğer herkesten ayrışmış durumda. En azından iki bölüm sonucunda gördüklerimize göre… Ama onun bu ayrışması, beraberinde büyük bir yıkımı da getiriyor çünkü onun öfkesi dünyadaki insanları öldürebilir. Bu dünyada tamamen mutluluk dili hakim.

İlk bakışta bu durum, ütopyanın ta kendisi gibi okunabilir: insanlar artık çatışmıyor, acı çekmiyor, birbirlerinin duygularını paylaşıyorlar. Ancak Gilligan, bu bütünlüğü bir huzur alanı değil, tersine ontolojik bir hapishane olarak kurguluyor.

Pluribus, “mutluluk” kavramını bir etik hedef olmaktan çıkararak, onu bir denetim aracına dönüştürmeyi başarmış durumda. Burada mutluluk, artık bireyin içsel bir deneyimi değil, toplumsal bir ödev gibi okunabilir.

İnsan bilincinin derinliğini kuran bazı duygular ise melankoli ya da öfke gibi bu “sistemde” bastırılıyor. Bireyi birey yapan bütün farklılıkları aslında yok edilmiş durumda. Şu an bunun arka planını bilmiyoruz. Sadece mutluluk burada bir denetim aracına dönüşmüş durumda. Aslında modern toplumlarda olduğu gibi, herkesin “iyi hissetmesinin” beklenmesi, sürekli “pozitif”, “üretken” ve “uyumlu” olmaya zorlanması gibi… Dizinin en keskin sorularından biri ise şu: “İnsandan özgür iradeyi alırsak, geriye insan kalır mı?”

Ana karakter Carol Sturka (Rhea Seehorn), dünyanın bu tek sesli sevincine karşı, kendi içsel huzursuzluğunu koruyarak var olmanın şimdiye kadar gördüğümüz son temsilcisi. İlk bölüm oldukça iyi bir açılış yakaladı dizi. İkinci bölümde bazı sahnelerin derinliğinin yeterince işlenmediğini düşünüyorum. Ama ileriki bölümler için de heyecanlıyım. Herkese iyi seyirler.

Tags: Dizi İnceleme

Post navigation

Önceki Dünya mıdır insana yabancı gelen, yoksa insan mıdır yabancılaşmayı seçen?
Sonraki Rosalía ve Berghain Şarkısı: Pop ile Tekno Arasında Bir Deneyim

Son Yazılar

Elsa Morante Kimdir? Hayatı, Kitapları ve Edebiyatı Woman at a desk with a vintage typewriter, resting her chin on her hands among books and papers in a cluttered study. 1

Elsa Morante Kimdir? Hayatı, Kitapları ve Edebiyatı

Hang Kang ve Vejetaryen Romanı Bookstore aisle with a long table of stacked books in the foreground and tall shelves along the walls in the background, dimly lit. 2

Hang Kang ve Vejetaryen Romanı

Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti? A person sits on a rock by the water, head in hands, appearing sad or distressed at dusk. 3

Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti?

Salem Cadı Mahkemeleri: Toplumsal Paranoya ve Tarihin En Karanlık Yargılamalarından Biri Public courtroom scene: a man lies unconscious on the floor while a speaker at a raised lectern pleads to a crowded, tense audience as officials look on. 4

Salem Cadı Mahkemeleri: Toplumsal Paranoya ve Tarihin En Karanlık Yargılamalarından Biri

Ingeborg Bachmann’ın Eserleri ve Hayatı Üzerine Bir Bakış Woman with short hair in a dark coat standing beside a carved stone lion sculpture, looking upward thoughtfully (black and white photo). 5

Ingeborg Bachmann’ın Eserleri ve Hayatı Üzerine Bir Bakış

En iyi bilim-kurgu dizileri A person in a winter coat stands in a snow-covered suburban street, watching a large futuristic spaceship with glowing blue lights hovering overhead. 6

En iyi bilim-kurgu dizileri

İlgili İçerikler

Hang Kang ve Vejetaryen Romanı Bookstore aisle with a long table of stacked books in the foreground and tall shelves along the walls in the background, dimly lit.

Hang Kang ve Vejetaryen Romanı

Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti? A person sits on a rock by the water, head in hands, appearing sad or distressed at dusk.

Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti?

Salem Cadı Mahkemeleri: Toplumsal Paranoya ve Tarihin En Karanlık Yargılamalarından Biri Public courtroom scene: a man lies unconscious on the floor while a speaker at a raised lectern pleads to a crowded, tense audience as officials look on.

Salem Cadı Mahkemeleri: Toplumsal Paranoya ve Tarihin En Karanlık Yargılamalarından Biri

Ingeborg Bachmann’ın Eserleri ve Hayatı Üzerine Bir Bakış Woman with short hair in a dark coat standing beside a carved stone lion sculpture, looking upward thoughtfully (black and white photo).

Ingeborg Bachmann’ın Eserleri ve Hayatı Üzerine Bir Bakış

En iyi bilim-kurgu dizileri A person in a winter coat stands in a snow-covered suburban street, watching a large futuristic spaceship with glowing blue lights hovering overhead.

En iyi bilim-kurgu dizileri

Bazı Çocuklar Terbiye Değil, Tedavi İster Silhouette of a person sitting alone at a long table in a dark room, with an open window behind them letting light in.

Bazı Çocuklar Terbiye Değil, Tedavi İster

Sanatsal Hareketler Dijital Tasarımlar
Elsa Morante Kimdir? Hayatı, Kitapları ve Edebiyatı Woman at a desk with a vintage typewriter, resting her chin on her hands among books and papers in a cluttered study. 1

Elsa Morante Kimdir? Hayatı, Kitapları ve Edebiyatı

Hang Kang ve Vejetaryen Romanı Bookstore aisle with a long table of stacked books in the foreground and tall shelves along the walls in the background, dimly lit. 2

Hang Kang ve Vejetaryen Romanı

Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti? A person sits on a rock by the water, head in hands, appearing sad or distressed at dusk. 3

Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti?

Salem Cadı Mahkemeleri: Toplumsal Paranoya ve Tarihin En Karanlık Yargılamalarından Biri Public courtroom scene: a man lies unconscious on the floor while a speaker at a raised lectern pleads to a crowded, tense audience as officials look on. 4

Salem Cadı Mahkemeleri: Toplumsal Paranoya ve Tarihin En Karanlık Yargılamalarından Biri

Ingeborg Bachmann’ın Eserleri ve Hayatı Üzerine Bir Bakış Woman with short hair in a dark coat standing beside a carved stone lion sculpture, looking upward thoughtfully (black and white photo). 5

Ingeborg Bachmann’ın Eserleri ve Hayatı Üzerine Bir Bakış

En iyi bilim-kurgu dizileri A person in a winter coat stands in a snow-covered suburban street, watching a large futuristic spaceship with glowing blue lights hovering overhead. 6

En iyi bilim-kurgu dizileri

Bazı Çocuklar Terbiye Değil, Tedavi İster Silhouette of a person sitting alone at a long table in a dark room, with an open window behind them letting light in. 7

Bazı Çocuklar Terbiye Değil, Tedavi İster

Haber bülteni

Son Yazılar

  • Elsa Morante Kimdir? Hayatı, Kitapları ve Edebiyatı
  • Hang Kang ve Vejetaryen Romanı
  • Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti?
  • Salem Cadı Mahkemeleri: Toplumsal Paranoya ve Tarihin En Karanlık Yargılamalarından Biri
  • Ingeborg Bachmann’ın Eserleri ve Hayatı Üzerine Bir Bakış

Öneriler

Elsa Morante Kimdir? Hayatı, Kitapları ve Edebiyatı Woman at a desk with a vintage typewriter, resting her chin on her hands among books and papers in a cluttered study.

Elsa Morante Kimdir? Hayatı, Kitapları ve Edebiyatı

Hang Kang ve Vejetaryen Romanı Bookstore aisle with a long table of stacked books in the foreground and tall shelves along the walls in the background, dimly lit.

Hang Kang ve Vejetaryen Romanı

Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti? A person sits on a rock by the water, head in hands, appearing sad or distressed at dusk.

Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti?

Salem Cadı Mahkemeleri: Toplumsal Paranoya ve Tarihin En Karanlık Yargılamalarından Biri Public courtroom scene: a man lies unconscious on the floor while a speaker at a raised lectern pleads to a crowded, tense audience as officials look on.

Salem Cadı Mahkemeleri: Toplumsal Paranoya ve Tarihin En Karanlık Yargılamalarından Biri

  • Kullanıcı Sözleşmesi
  • Bize Ulaşın

©SanatsalHareketler2026