Michelangelo Antonioni filmleri deyince kesinlikle izlenmesi gerekenleri sizler için listeledik. İyi seyirler dileriz!
Blow-Up 1966

Antonioni’nin ilk ilk İngilizce filmi “Blowup” yani Cinayeti Gördüm filmidir. Özetlemek gerekirse bu filmde bir moda fotoğrafçısının çekmiş olduğu fotoğraflar aracılığı ile bir cinayete şahit olmasının hikayesi anlatılır.
L’Avventura (1960)

Konusu itibariyle Akdeniz’de bir tekne gezisi sırasında kaybolmuş olan genç bir kadını arayan bir çiftin arasında geçen romantik yakınlaşma ele alınmaktadır.Antonioni’nin görünürlüğünü ve bilinirliğini dünya çapında etkilemeyi başarmış ‘L’Avventura’ (Macera) filmi, yönetmenin kendi aktardığı ifade ile ‘eskimiş olduğunu bilmemize rağmen devam ettirdiğimiz alışkanlıklar’ ile ilgilidir.Sonuç olarak 1960 yıllında Cannes Film Festivali’nde ilk gösteriminin ardından beklenen ilgiyi toplamayan film, sonrasında Jüri Özel Ödülü’nü kazanmıştır.
Zabriskie Point

Filmin odak noktasında 1970’li yılların hippi hareketi yer almaktadır. Ancak yönetmenin kariyerini sarsmış ve bir çok olumsuz eleştiri toplamıştır. Daha sonra yönetmenin maddi kaybını da etkilemiştir. Günümüzde kült sayılan film, Antonioni’nin perspektifinden Amerikan kültürünü yansıtmaktadır.
The Passenger

1975 yapımı olan film, ABD’de ortaya çıkan Yeni Hollywood hareketinin etkisi altında oluşturulmuştur. İç savaş döneminde geçen olayda, bir gazetecinin direniş gösteren askere karşı röportaj yapmaya çalışması için verdiği mücadele ve etrafında gerçekleşen olaylar aktarılmaktadır. Sonuç olarak filmin finalinde gerçekleşen 11 dakikalık plan-sekans günümüzde etkisi devam eden sahneler arasındadır.
Il Deserto Rosso

Michelangelo Antonioni filmleri arasında ilk renkli yapımı olarak bilinen “Il Deserto Rosso”da (Kızıl Çöl), Giuilana adında genç bir kadının varoluşsal sancıları üzerinden şekillenmiştir. Özetlemek gerekirse karanlık ve pesimist bir atmosfer ile izleyiciyi karşılayan film, çevredeki uyaranlara ve olaylara bakış açınızı değiştirerek sorgulamaya iten filmler arasına girmeyi başarmıştır. Aynı şekilde yönetmen bu filmi ile ilgili olarak “Amacım fabrikaların bile güzel görünebileceğini göstermekti” demiştir.
La Notte

1961 yapımı olan film , Lidia ve Pontano çiftinin, hastanedeki arkadaşlarını ziyarete gitmeleri ile açılmaktadır. Özetlemek gerekirse bireylerin yaşadığı yalnızlıkları, iletişim kopuklarını ve kimlik bunalımları gibi konulara değinmiştir.