Skip to content
  • https://www.youtube.com/c/SanatsalHareketler
  • https://www.instagram.com/sanatsaalhareketler/?hl=en

Sanatsal Hareketler

  • anasayfa
  • zemin
    • zemin
    • ekip
  • film & dizi
  • edebiyat
  • felsefe
  • sanat
  • müzik
  • dijital kültür
  • tiyatro
  • destek ol
  • deneysel
YouTube
  • Anasayfa
  • Felsefe
  • Mark Fisher: Kapitalist Gerçekçilik ve Depresyonun Politik Ekonomisi

Mark Fisher: Kapitalist Gerçekçilik ve Depresyonun Politik Ekonomisi

Yazar: Nina Kuzin

Sale Ends Today, Banksy

Mark Fisher ve Kapitalist Gerçekçilik: Başka Alternatif Yok mu? üzerinden bir okuma.

Bazı dönemlerde insanlar yalnızca ekonomik olarak değil, zihinsel olarak da yoksullaşır. Yorgunluk yayılır, dikkat dağılır, gelecek düşüncesi bulanıklaşır. Bu hâller tek tek bireylerin hikâyesi gibi görünse de zamanla ortak bir ritim haline gelir. Aynı sıkışmışlık hissi toplumda dolaşıma girer.

Mark Fisher’ın en iddialı katkısından söz etmek gerekirse, ruhsal sıkıntıları tek tek bireyler üzerinden ele almak yerine, onları politik belirtiler olarak okuması. Kapitalist gerçekçilik, Fisher için bir ekonomik doktrin değil. Daha çok, düşünmenin sınırlarını belirleyen, insanların neyi mümkün, neyi imkânsız olarak hayal edebileceğini sessizce düzenleyen görünmez bir çerçeve. Bu çerçeve, siyasal alanı olduğu kadar, ruh hâllerini de şekillendirir. Gelecek fikri daraldıkça, umut kişisel bir sorumluluğa dönüşmektedir. Dolayısıyla başaramamak, sistemsel değil, bireysel bir başarısızlık gibi hissedilir.

Kapitalist gerçekçilik, yalnızca bir ekonomik düzenin sürekliliğini değil, aynı zamanda öznenin ruhsal ufkunun sınırlarını da belirleyen bir rejim olarak işler. Kapitalizmin artık dışsal bir baskı sistemi gibi değil, bireyin iç dünyasında yerleşmiş bir “kaçınılmazlık hissi” olarak varlık kazanması… Bu noktada depresyon, bireysel bir sorun olmaktan çıkar; kapitalist düzenin ürettiği yapısal bir duygu hâline dönüşür. Özne, başarısızlığını sistemle değil, kendisiyle ilişkilendirir. İşsizlik, güvencesizlik, tükenmişlik ya da dikkat dağınıklığı, ekonomik ve siyasal bağlamlarından koparılarak kişisel yetersizlikler olarak kodlanır. Fisher’ın dikkat çektiği kritik nokta: Depresyon, bu bağlamda bir “hata” değil, sistemin işleyişine uygun bir sonuçtur. Kapitalist gerçekçilik, bu sonucu görünmez kılarak çalışır. Çünkü sistemin sürdürülebilirliği, sorunun yapısal değil bireysel olarak algılanmasına bağlıdır.

Bu nedenle kapitalist gerçekçilik yalnızca “başka bir alternatif yok” düşüncesini dayatmamakta, aynı zamanda alternatif düşünmenin yarattığı psikolojik maliyeti de yükseltmektedir. Umut, riskli bir duyguya dönüşür, gelecek tasavvuru, sürekli ertelenen, belirsizleştirilen ya da imkânsızlaştırılan bir alana hapsedilir. Depresyonun politik ekonomisi, dikkat rejimleriyle de doğrudan bağlantılıdır. Sürekli uyarılan, kesintiye uğrayan, dağılmış bir bilinç hâli, kolektif bir öfkenin ya da örgütlü bir itirazın önünü keser. Fisher’ın “otomatik iktidarsızlık” dediği şey, öznenin eyleyememesinden çok, eylemin anlamlı bir sonuç doğuracağına dair inancını yitirmesidir. Bu inanç kaybı, bireysel değil, sistematik olarak üretilir.

Burada kapitalist gerçekçilik, depresyonu bir sorun olarak değil, yönetilebilir bir durum olarak ele alır. Antidepresanlar, kişisel gelişim söylemleri ve verimlilik odaklı terapi pratikleri, acıyı ortadan kaldırmak yerine onu işlevsel hâle getirir. Acı, çalışabilir seviyede tutulur. Öznenin tamamen çökmesi istenmez, yalnızca itiraz edemeyecek kadar yorgun olması yeterlidir. Eğitim sistemi, iş hayatı, kültürel üretim, hepsi bu atmosfer içinde yeniden düzenlenir. Yaratıcılık teşvik edilir gibi görünür, ama yalnızca piyasa içinde anlamlı olduğu sürece. Alternatif düşünce övülür, ama uygulanabilir olmadığı sürece zararsızdır. Mark Fisher , bu durumu bir baskı rejimi olarak değil, bir alışkanlıklar toplamı olarak okur. İnsanlar baskı altında olduklarını hissetmeden uyum sağlar.

Mark Fisher eğitim sistemi üzerine yazdıkları ile de serttir. Okullar ve üniversiteler, öğrenme alanları olmaktan çok, performans ölçüm merkezlerine dönüşür. Öğrenciler bilgiyle değil, beklentiyle kuşatılır. Sürekli değerlendirilen, izlenen, karşılaştırılan zihinler yetişir. Bu ortamda dikkat dağınıklığı, kaygı ve tükenmişlik istisna değildir. Sistem, kendi semptomlarını üretir ve sonra onları bireysel sorunlar olarak tedavi etmeye çalışır.

Kaynakça

Fisher, M. (2009). Capitalist realism: Is there no alternative? Zero Books.

Tags: felsefe İnceleme

Post navigation

Önceki Kuzgun Acar  | Önce Heykel Sonra Tiyatroya Bulaşan Eller
Sonraki Fleabag Dizisini Neden Bu Kadar Seviyoruz?

Son Yazılar

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış Smartphone-style mockup showing a book cover titled 'IRMAK ZİLELİ' with a woman in a teal dress and a white dove, on a black background with a Turkish quote to the right. 1

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti?  2

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü 3

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü

Tanrı Olmak ya da Daha İyisi 4

Tanrı Olmak ya da Daha İyisi

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek 5

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar? 6

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?

İlgili İçerikler

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış Smartphone-style mockup showing a book cover titled 'IRMAK ZİLELİ' with a woman in a teal dress and a white dove, on a black background with a Turkish quote to the right.

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?

Simone Weil ve Dikkat Kavramının Bugünkü Anlamı

Simone Weil ve Dikkat Kavramının Bugünkü Anlamı

Sanatsal Hareketler Dijital Tasarımlar
Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış Smartphone-style mockup showing a book cover titled 'IRMAK ZİLELİ' with a woman in a teal dress and a white dove, on a black background with a Turkish quote to the right. 1

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti?  2

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü 3

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü

Tanrı Olmak ya da Daha İyisi 4

Tanrı Olmak ya da Daha İyisi

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek 5

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar? 6

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?

Trecento ve Hacim Duygusu 7

Trecento ve Hacim Duygusu

Haber bülteni

Son Yazılar

  • Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış
  • Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 
  • Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü
  • Tanrı Olmak ya da Daha İyisi
  • Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Öneriler

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış Smartphone-style mockup showing a book cover titled 'IRMAK ZİLELİ' with a woman in a teal dress and a white dove, on a black background with a Turkish quote to the right.

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü

Tanrı Olmak ya da Daha İyisi

Tanrı Olmak ya da Daha İyisi

  • Kullanıcı Sözleşmesi
  • Bize Ulaşın

©SanatsalHareketler2026