Günümüzün problemi: Tektipleşme… Hayatlarımızın belirli kalıplara sokularak şekillenmesinde ciddi anlamda rol oynayan kültür endüstrisi materyalleri, kitleye yönelik belirli sistemler geliştirerek kendi çıkarları doğrultusunda tektip hale getirmektedir. Bu yazıda özellikle bunun sosyal medya platformlarının başını çeken Instagram, üzerinden değerlendirilmesi yer alacaktır.
Instagram,Tüketim ve Tektipleşme
Rengarenk içerikleri, cazip küçük mağazaları, her türlü popüler içeriğin hızla yayıldığı, iletişimin merkezi Instagram… Günümüzde bu sosyal medya uygulamasını kullanmayan insan sayısı oldukça az diye düşünüyorum. Aslında hayatın her alanında olduğu gibi burada temel problem, bu sosyal medya uygulamasının ”kullanım şekli” sebebi ile oluşmaktadır. Birbirinden farklı insanları her anlamda aynılaştırabileceğiniz bir mecra oluşturmak isteseniz onu nasıl cazip hale getirebilirdiniz? Bu soru aslında Instagram’ın popüleratisine yakından bakabilmek adına kilit bir soru. Boş zaman adı altında geçen aktivitelerin merkezi olan Instagram, günümüz tüketim toplumunun önemli bir yansımasıdır. Burada dikkat çeken kelimenin tüketim olduğunun farkındayım ancak içi boşaltılmış ve metalaşmış bir tüketim biçiminden bahsettiğimin altını çizmek istiyorum.

Peki bu tektipleşme nasıl gerçekleşiyor? Kültür endüstrisi ile çevrili olan kitle, zamanla birbirinin aynı söylemler içinde bulunmakta ve git gide her anlamda homojen bir alana adapte olmaktadır.Kültür endüstrisinin etkisi altına giren bu kitle, çevresini saran yapay gerçeklik ile aynı zevk ve beğenilere konsantre olur. Kendi düşüncesi gibi ona sunulan bu yeni dünyada tüm aktiviteleri aynı olan bireylerle bütünleşir.
Boş zaman aktiviteleri
Özellikle ”boş zaman” adı altında yayılan bu gerçeklik, zamanla tüm tüketim pratiklerinin de aynılaşmasını sağlar. Sadece yapılan eylemin aynılaşması olarak bakmaktan ziyade burada içeriğin içinin boşaltılması yani; eylemin amaçsızlığı ön plana çıkmaktadır. Kültür endüstrileri tarafından çevresi sarılan kitlenin, zevkleri, düşünce ve amaçları, dünyayı algılama biçimleri aynılaşır. Tektip olarak var olan bu kitlenin giderek boş zaman adı altında gerçekleştirdiği eylemlerde tektipleşir. Sonuç olarak mutlak irade ve özgürlüğün kendinde olduğunu düşünen kitle bu döngünün işleyen bir parçası haline gelir.