“The Testaments”, ünlü yazar Margaret Atwood’un 1985 yılında yayınlanan ve günümüzde de popülerliğini koruyan romanı “The Handmaid’s Tale”ın devamı niteliğinde bir kitap. Kitap, üç farklı karakterin hikayesini anlatarak, distopik bir dünyada geçen hikayeyi ilerletiyor. “The Testaments”, 2019 yılında yayınlandı ve Booker Ödülü’nü kazandı.
Margaret Atwood, Kanadalı bir yazar, şair ve eleştirmendir. Dünya çapında tanınmış bir yazar olarak, birçok ödül ve övgü kazanmıştır. Eserleri arasında “The Handmaid’s Tale”, “Alias Grace” ve “The Blind Assassin” gibi çok satan romanlar bulunmaktadır. Atwood, eserlerinde genellikle kadınların güçsüzlüklerine, toplumsal baskılara ve politik çalkantılara odaklanır. Feminist fikirleriyle bilinen Atwood, eserleriyle toplumsal eleştiri ve insan doğası hakkında derinlemesine fikirler sunar.
Konusu
Kitap, “The Handmaid’s Tale” romanından 15 yıl sonra geçiyor ve Gilead rejiminin yıkılışına giden yolu anlatıyor. Lydia, Agnes ve Daisy’nin hikayeleri, Gilead rejiminin kadınları nasıl ezdiğini ve hayatlarını nasıl değiştirdiğini gösteriyor. Karakterlerin kendi iç savaşları ve toplumlarındaki adaletsizliklere karşı mücadeleleri, kitabın ana temasını oluşturuyor.
Karakterler
Kitap, üç farklı karakterin hikayesini anlatarak ilerliyor: Lydia, Agnes ve Daisy. Lydia, Gilead’ın en üst düzey yöneticilerinden biridir ve bu totaliter rejimin kadınlarını yönetmekle görevlidir. Agnes, Lydia’nın geçmişinden gelen bir karakterdir ve Gilead’da yaşamak zorunda kalan genç bir kadındır. Daisy ise, Kanada’da yaşayan bir genç kadındır ve Gilead hakkında öğrendiği şeylerle mücadele etmektedir.
Romanın Yapısı
“The Testaments”, üç farklı karakterin bakış açısından anlatılan bir roman. Kitabın ilk kısmı, Lydia’nın gözünden anlatılır. Lydia, Gilead rejiminin kurucularından biridir ve kadınları yönetmekle görevlidir. İkinci kısım, Agnes’in hikayesini anlatır. Agnes, Gilead rejiminin bir ürünüdür ve genç bir kadın olarak yaşamaya çalışır. Üçüncü kısım, Daisy’nin hikayesiyle başlar. Daisy, Kanada’da yaşayan bir genç kadındır ve Gilead’ın karanlık sırlarını öğrenir.

Karakter Analizi
Lydia, Gilead rejiminin kurucularından biridir ve kadınların hayatlarını kontrol eden kadınlar arasındadır. Ancak, Lydia’nın karakteri sadece acımasız ve hırslı bir kadından ibaret değildir. Lydia’nın geçmişindeki acı dolu anılar, onun karakterini ve tutumlarını şekillendirmiştir.
Agnes, Gilead rejiminin kadınlarına sıkı kurallar uygulayan bir toplumda yaşayan genç bir kadındır. Kitabın ilerleyen bölümlerinde Agnes, büyük bir sırrı öğrenir ve yaşadığı toplumun yanlışlıklarıyla yüzleşir. Agnes’in karakteri, cesur ve güçlü bir kadın olarak tasvir edilir.
Daisy, Kanada’da yaşayan bir genç kadındır. Daisy, Gilead’da yaşayan kadınların hikayelerini anlatan bir kitap okur ve bu kitap, onun hayatını değiştirir. Daisy, kitapta okuduğu hikayelerin gerçekliğinden şüphelenir ve Gilead hakkında daha fazla bilgi edinmeye karar verir. Daisy’nin karakteri, meraklı ve araştırmacı bir genç kadın olarak tasvir edilir.
Ayrıca Gilead rejiminin kadınlar üzerindeki baskısına karşı bir eleştiri niteliği taşır. Kitap, kadın hakları, cinsiyet eşitliği ve toplumsal adalet konularını ele alır. Ayrıca, insanın doğasının ve toplumsal yapıların sorgulandığı bir roman olarak da öne çıkar.
Eleştirel Bakış
Kitap, Atwood’un feminist ve politik görüşlerini yansıtıyor ve dünya genelinde birçok okuyucunun dikkatini çekiyor. Özellikle kadın hakları ve totaliter rejimlere karşı mücadele konularında oldukça güçlü bir eleştirel bakış sunuyor. Roman, “The Handmaid’s Tale”ın hayranları tarafından uzun bir bekleyişin ardından merakla beklenen bir devamı niteliğinde olduğu için, okuyucular tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı.
Sonuç olarak bu kitap, Margaret Atwood’un sıkılmadan okuyabileceğiniz, heyecanlı bir distopik romanıdır. Roman, güçlü karakterleri, ilginç konusu ve eleştirel bakış açısıyla öne çıkıyor. Okuyucuların, özellikle “The Handmaid’s Tale”ın hayranları ve distopya türü sevenlerin bu
kitabı okumasını öneririm.