Ölü Ozanlar Derneği (Dead Poets Society), Yönetmen: Peter Weir
Herkesin kendi kaptanına emanettir bu yazı
O Captain, My Captain & Dostum M’ye
Kimi eserler, yalnızca bazı öznelerin kalplerine bırakabilirler öykülerini. Ölü Ozanlar Derneği ise gerek filminde gerek kitabında, bütün ihtişamı ile herkesin gönlünün çehresine bırakmıştır derin manasını.
Bir Çiçekten Zamansız Ödünç: Anı Yaşa
Her şeyin başladığı, belki de her şeyin o başlangıcın içinde bittiği “anlam”ın etrafında dönüyor Ölü Ozanlar Derneği’nin hikâyesi. Carpe Diem. “Anı yaşamak” Türkçe karşılığı olsa da, yaşamda bu karşılığı deneyimleyebilmek çoğu insanın pek de başına gelmeyen bir hadise. “Anı yaşamak” için “durum” kelimesini kullanmak belki de daha uygun olsa da, anı yaşamanın başlı başına bir olay olduğu unutulmamalıdır. Öyle bir olaydır ki, insan bu olayın endişesine, kaosuna, zamanın belirsizliğine kapılır, kalır. Anı yaşamak her insan için zordur ve anı yaşamak her insan için biraz imkânsızdır.
“Topla gül goncalarını toplayabilirken,
Zaman akıp gidiyor:
Aynı çiçek sana bugün gülümserken,
Yarın solup gidiyor.” (Sayfa 24)
Edebiyat öğretmeni Keating’in sınıfta paylaştığı bu şiir, yalnızca öğrencileri değil, okuyucuları ve izleyicileri de amansız soruların eşiğine getirir. “Anı yaşamak” nedir? “O an” gerçekten nasıl yaşanır? Kitap ve film boyunca öğrencilerin kimi zaman defterlerinin sayfalarına not ettikleri, kimi zaman birbirlerini alaya alırken bir motivasyon kamçısına dönüştürdükleri Carpe Diem, tüm öykünün özünü oluşturan hakikattir.
Herkesin kapısının bir kez olsun çalmasını sağlayan “anı yaşa”, aynı kapıyı açma cesaretini gösteren bir grup liseli gencin ve onların edebiyat öğretmeninin hikâyesinde, dört katı kuralın çevrelediği bir dünyada, insan olmanın anlamını yeniden sorgulatır. Ölü Ozanlar Derneği, disiplinle bastırılmış bir okul düzeni içinde bile, yaşamın kıvılcımını arayan ruhların direnişine dönüşür.
Anı yaşamak gül goncasından kalmış bir öğretidir. Şimdi insana gülümseyen gül goncası bir saniye sonra solarak ona farklı bir yaşamı ya da duyguyu yaşatabilir. Anda kalmanın ehemmiyeti de tam olarak bu noktada ortaya çıkar. O anda kalarak anı yaşayabilirse eğer bir insan imkansızı belki de bir imkana dönüştürebilir. Anda kalabilme imkânı. Keating’in yapmaya çalıştığı şey, yarınları için dört yanı prangalarla sarılı bu çocukları yaşama davet etmektir. Gelenek, onur, disiplin, mükemmellik olmadan yalnızca onları birer insan olarak görerek.
Yaşamın Bir Dizeyle Katıl Çağrısına Ne Demeli?
Keating katı kurallarla yetiştirilen öğrencilerine neden şiiri sevmeleri gerektiğini anlatmaz. Şiirin bir gereklilik olmadığını, şiirin bir değerlendirme ölçüsünün olmadığını önlerinde duran kitabın sayfalarını yırtmalarını söyleyerek gösterir. Şiirin ölçütü zihinde veyahut grafikle belirtilmiş düz çizgilerde değil insanın kalbinde, hissiyatında yatar. Aynı zamanda o şiir insanlık alemini hayatta tutan, tutkuyu yaşamasına neden olan yegâne unsurlardan da biridir.
“İnsan ırkının bir üyesi olduğunuz için şiir okursunuz, insan ırkı da tutku doludur! Tıp, hukuk, bankacılık bunlar hayatı sürdürmek için gereklidir. Peki ya şiir, romantizm, aşk, güzellik? Bunlar ise uğruna hayatta kaldığımız şeylerdir!” (Sayfa 36)
Keating dersleri boyunca birçok şairden bahsetmiştir. Ölü Ozanlar Derneği’nin açılışını da her daim belirli bir ritüelle yapmışlardır. Bu şairlerin içinde Thoreau, Whitman, Shelley, Byron, Wordsworth gibi isimler bulunur. Keating tüm bu şairlerden şiirler okuyarak ve şiirleri çeşitli spor aktiveleri aracılığıyla öğrencilerine okutarak esasında kelimelerin ve düşüncelerin özgür olmasının önemini vurgular. Anda yaşamanın bir yolu da yaşamı olduğu gibi deneyimlemenin bir yolu da insanların inandıkları özgür düşünce ve sözcüklerden geçer.
“Kim ne derse desin sözcükler ve fikirler dünyayı değiştirecek güce sahiptir.” (Sayfa 35)
Okunulan şiirlerin birinde ise zorlu oyunun devam ettiği ve bir dizeyle de bu zorlu oyuna katılma çağrısında bulunulur Todd’a, Neil’e, Knox’a, Charlie’ye, Cameron’a, Pitts’e ve Meeks’e. O zaman zorlu oyunun bu yazısını okuyan siz oyuncuların da kendi dizelerini yazmaları gerekir tıpkı Keating öğrencileri gibi.
“Hoi Polloi” Olmak ya da “Hoi Polloi” Olmamak Tüm Mesele Bu mu?
Yunanca asıllı, sürü manasına gelir Hoi Polloi. Keating’in vurguladıklarından biri de budur. Tüm mevzu herkes gibi olmak herkes gibi düşünmek ve en nihayetinde bir sürünün parçası olmaktır. Yaşamın anlamı Hoi Polloi olmak ya da olmamaktır, işte! Tüm mesele budur! Okulun, hayatın, ailelerin, sosyal çevrenin bütün isteği uyum sağlama adını verdikleri bu kelime oyunuyla birlikte herhangi bir fikrin zuhur etmemesidir topluma. Sistemin arzusu sadece çarklar yetiştirmektir ve bu çarklarda kolayca katı, sert okullarda yetiştirilen öğrenciler arasından bulunabilir. Ölü Ozanlar Derneği isminin de geldiği yer kim bilir burada yatmaktadır belki de. Dört katı kurallara baş kaldıran öğretmenleri Keating’in öğrenci olduğu vakitlerde kurduğu şiir grubu şimdi kendi öğrencileri tarafından yeniden canlanmıştır.
O Captain, My Captain!
Kendisine Keating veyahut O Captain My Captain olarak hitap edilmesini isteyen edebiyat öğretmenin bu arzusu da aslında yine bir şiire dayanmaktadır. Abraham Lincoln’a yazılan bu şiirin yaratıcısı ise Keating’in kendisinin de çok sevdiği Whitman’dır. Bu hitap samimiyetin, öğrencileriyle birlikte kurduğu o yegâne değerli bağın ve sonunda da görüldüğü üzere büyük hürmetin büyük onurunda temsil edildiği edebiyatın inceliklerinden biridir.
Ölü Ozanlar Derneği tıpkı yaşam gibi içinde kayıplar, hüzünler, baskılar, güzellikler ve sevgi barındırır. Hiç kimse, hiçbir şey yaşam gibi tek bir çembere ait değildir. Sayısız çemberin etrafında dönen, hiçlerin “her”e dönüştüğü bir yaşam hikayesidir.
“Ama şiir olmak zorunda ve biz durup en basit yaşamsal eylemlerde dahi onu fark etmeliyiz, yoksa hayatın bize sunduğu şeylerin büyük bir kısmını boşa harcamış oluruz.” (Sayfa 62)
Her insanın kapısını çalan “anı yaşa” o kapının açılması gerektiğini, konukları arasına carpe diem, şiir, edebiyat gibi isimlerin cesaretle alınmasının önemini büyük bir zarafetle gösterir Ölü Ozanlar Derneği.
Tutkuyla yaşamanın nihai yolu bir tutam şiirdir kim bilir!
Kaynakça:
Kleinbaum, N. H. Ölü Ozanlar Derneği. Çev. Nurten Hatırnaz, Bilge Kültür Sanat Yayınları, 2022