Skip to content
  • https://www.youtube.com/c/SanatsalHareketler
  • https://www.instagram.com/sanatsaalhareketler/?hl=en

Sanatsal Hareketler

  • anasayfa
  • zemin
    • zemin
    • ekip
  • film & dizi
  • edebiyat
  • felsefe
  • sanat
  • müzik
  • dijital kültür
  • tiyatro
  • destek ol
  • deneysel
YouTube
  • Anasayfa
  • sanat
  • M. C. Escher ve Yansıtıcı Küreli El’inden Varoluş Perspektifi

M. C. Escher ve Yansıtıcı Küreli El’inden Varoluş Perspektifi

Yazar: Şermin Gür

M.C. Escher’in Hand with Reflecting Sphere

M. C. Escher kurmuş olduğu görsel evren ile, insanın kendisini ve dünyayı nasıl algıladığına dair temel soruları doğrudan merkeze alan bir düşünce alanı oluşturur. Ayna, insanın kendini ve nesneleri dışarıdan görebilmesinin sağlayan, görüntüyü karşıya yansıtan bir araç olmanın ötesinde, soyut düzlemde ele alındığında, varoluşu sorgulama ve karşıtımıza dışarıdan bakma halinin bir metaforu olarak da düşünülebilir. Bu noktada şu soru önem kazanır: İnsan kendini ancak aynada mı görebilir? Ya da daha açık bir ifadeyle, insanın kendinin farkına varması ve tanıması mutlaka bir yansıma mı gerektirir?

Bu sorunun cevabı için sürrealist yaklaşımlara dikkat kesilmek ve bakış açılarının insan algısının üzerindeki belirleyici rolüne vurgu yapmak gerekir.  Bu bağlamda, 1900’lü yıllarda yaşamış, dünyaca ünlü grafik sanatçısı, matematiğin ressamı olarak da anılan Maurits Cornelis Escher ve onun en çarpıcı eserlerinden biri olan “Hand With A Reflecting Sphere (Yansıtıcı Küreli El)” resmi dikkatle ele alınmayı hak ediyor. Bu eser üzerinden Escher’in dünyayı algılama biçimine ve bu algının insanın varoluş haline dair nasıl bir anlatı sunduğuna odaklanmak, yalnızca ilginç bir sanatsal deneyim sunmakla kalmamakta, aynı zamanda insanın kendini görme ve anlama çabasına dair gerçekçi ve derinlikli bir düşünsel zemin de oluşturmaktadır.

M.C. Escher

Tam bu noktada, varoluşçu felsefenin önemli isimlerinden Jean-Paul Sartre’nin yaklaşımlarına kısaca değinmek faydalı olacaktır. Sartre’ye göre insan, adeta dünyanın içine fırlatılmış bir haldedir. Bu nedenle, çevresini ve kendini ancak kendi yetileri, algıları ve bakış açıları doğrultusunda anlamlandırabilir. Bu durum, insanın kendini merkeze alarak perspektif geliştirmesi, tüm dünyayı bu perspektiften değerlendirmesi ve buradan elde ettiği anlamlar doğrultusunda hayatın içinde kendini sürekli yeniden konumlandırarak ilerlemesi anlamına gelir. Varoluş, bu açıdan bakıldığında, sabit bir durumdan ziyade sürekli yenilenen bir süreçtir.

M.C. Escher ve Arka Plan

M. C. Escher, 1898-1972 yılları arasında yaşamış, dünyaca ünlü Hollandalı bir grafik sanatçısıdır. Michelangelo, Leonardo da Vinci, Dürer ve Holbein gibi ünlü sanatçılar gibi solak olması ile bilinen Escher, özellikle “Yükselen ve Alçalan” ve “Görelilik” gibi imkansız mekanlar üzerine kurulu eserleriyle tanınır. Bunun yanı sıra Metamorfoz I, II ve III, Hava ve Su I ve Sürüngenler gibi metamorfoz temalı çalışmaları da sanat tarihinin en özgün örnekleri arasında yer alır.

Avrupa’nın birçok şehrinde bulunmuş, uzun yıllar İtalya’da yaşamış olan Escher, tüm yaşamı boyunca 448 litografi, ağaç baskı ve ağaç gravürü üretmiş, 2000’den fazla çizim ve eskiz gerçekleştirmiştir, mimari, perspektif ve imkânsız mekânlarla oynadığı eserleriyle, sanat aracılığıyla izleyicilerin algılarını zorlamayı başarmış; dünyaya bakma biçimimizi sorgulatan görsel düzenekler kurmuştur. Escher’in eserlerinde, çevremizdeki dünyaya dair keskin gözlemi ile güçlü hayal gücünün iç içe geçtiğini görmek mümkündür.

Escher, birçok özelliği sanatçı kişiliğinde birleştirmiş bir sanatçıdır. Onu diğer sanatçılardan ayıran en önemli özelliklerden biri, grafik sanatının temel prensiplerini matematik ve geometri ile ustaca birleştirebilmiş olmasıdır. Basit çizgisel anlatımlarla başlayan tasarımlarını, simetri, ayna görüntüsü, deformasyon ve sonsuzluk düşüncesiyle ileri bir boyuta taşıması, üç boyutu bir mekânı iki boyutlu bir yüzeyde ikna edici bir düzeyde kurabilmesi, onun sanatındaki ayrıcalıklı konumunu açıkça ortaya koyar. Figür ile arka plan arasındaki ilişki, Escher’in en temel ve en değerli temalarından biridir.

Küresel Aynada Otoportre

Escher’in eserlerinde yansıtıcı ve küresel yüzeylerde oluşturduğu otoportreler önemli bir yer tutmaktadır. Bu bağlamda, sanatçının en ünlü otoportrelerinden biri olan ve 1935 yılında litografik bir baskısı olarak üretilen Hand With A Reflecting Sphere (Yansıtıcı Küreli El), hem teknik ustalığı hem de düşünsel derinliğiyle dikkat çeker. Aynı zamanda sürrealist etkiler de taşıyan bu eser, Escher’in yaratıcı kimliğinin, gözlemciliğinin ve perspektif anlayışının da açık bir ifadesidir.

M. C. Escher, 1963’te “imkansız” kavramı üzerine verdiği bir konferansta şunları söyler: “İmkansız bir şeyi ifade etmek istiyorsanız, belirli kurallara uymanız gerekir. Dikkat çekmek istediğiniz gizem unsuru, oldukça açık, kolayca tanınabilir bir sıradanlıkla çevrelenmeli ve örtülmelidir.” Bu ifade, Escher’in yalnızca bir geometrik sihirbaz değil, aynı zamanda algınsın nasıl çalıştığını derinlemesine kavrayan bir düşünür olduğunu da göstermektedir.

M.C. Escher’in Hand with Reflecting Sphere

Yansıtıcı Küreli El otoporresinde M. C. Escher, kendi elinin parmakları arasında tuttuğu bir küre içinde hem kendisini hem de bulunduğu mekânı yansıtır. Küresel ayna etkisi, izleyiciye geniş, hatta alışılmışın dışında bir perspektif sunar. Düz bir aynanın aksine, küre yalnızca yüzeyi değil, çevreyi, mekanı ve özneyi bir arada gösterir. Böylece Escher, kendimizi ve dünyayı doğrudan bir bakışla değil, aksine daha karmaşık ve çok katmanlı bir yansıma aracılığıyla görmeye davet etmektedir.

Bu noktada Escher’in yaptığı şey, felsefi iddialar ortaya atmaktan ziyade, felsefenin ve psikolojinin soyut kavramlarla tartıştığı meseleleri görsel olarak deneyimlenebilir hele getiren bir araç üretmektir. Küre bu anlamda yalnızca bir nesne değil, insanın kendini, dünyayı ve bu ikili arasındaki ilişkiyi nasıl algıladığını sorgulatan bir düşünce aracıdır. Bu görsel araç, aynadan adeta parçalar halinde yansıyan yanılsamalara, bütünlük içeren derin bir bakış sunmaktadır.

Bakış Açısı, Yanılsama ve Kendini Görme Sorunu

Immanuel Kant’ın Saf Aklın Eleştririsi’nde ortaya koyduğu ve “Dünyayı olduğu gibi değil, olduğumuz gibi görürüz” ifadesiyle özetlenebilecek yaklaşımı, Escher’in bu eserini anılmak için önemli bir felsefi zemin sunar. Kant’a göre, görünüşler ile kendinde şeyler arasında bir ayrım vardır. İnsan zihni, dünyayı olduğu haliyle değil, kendi bilişsel yapısının izin verdiği ölçüde algılar. Bu nedenle insan bilgisi, her zaman belli sınırlar içinde şekillenir.  

Escher’in küresel yansımaları da tam bu noktada anlam kazanır. Küre, gerçeği olduğu gibi sunmaz, aksine onu büker, çarpıtır ve yeniden düzenler. Sürrealist bir anlatım olan bu çarpıtma, gerçeği gizlemekten ziyade, algının nasıl üretildiğini görünür kılar.  Escher, matematik ve geometriyi adeta bir oyun alanına dönüştürerek, algının sınırlarını ve yanılsamalarını gözler önüne serer. Ancak buradaki en önemli detay, insanın kendine çok boyutlu bakabilme çabasıdır. Kendimizi yalnızca düz bir aynada, yani yüzeysel bir yansıma üzerinden gördüğümüzde, bilincin sunduğu kadarını kavrayabiliriz. Oysa küresel bir bakış; daha ileri seviyede kendimize ve çevremize çok boyutlu bir perspektiften bakabilme ve sorgulama imkânı tanımaktadır.

Psikolojik açıdan bakıldığında, bu durum Sigmund Freud’un bilinç ve bilinçdışı arasındaki ilişkiyi ele alış biçimiyle de örtüşen bir çağrışım ürettiği fark edilebilir. Freud’a göre insan, kendini doğrudan ve tam olarak bilemez, bilinçdışı her zaman dolaylı yollarla, imgeler, sapmalar ve semboller aracılığıyla kendini gösterir. Bu bağlamda, Escher’in küresi, bilinçdışının kendisi olmasa bile, bilincin kendini dolaylı olarak görme çabasını görselleştiren güçlü bir metafora benzemektedir. 

Varolmanın Ötesine Dair

M. C. Escher’in Hand With A Reflecting Sphere (Yansıtıcı Küreli El) eseri, yalnızca bir otoportre değil, insanı kendini dışarıdan görme, anlama ve konumlandırma çabasına dair çok katmanlı bir düşünce alanıdır. Düz bir aynanın sunduğu sınırlı yansımanın ötesine geçerek, küresel bir ayna ile bakış açısını genişleten Escher, aynı zamanda eseriyle algının doğasına dair önemli sorular da üretmektedir. Bu bir nevi kendinle kapsamlı bir bağ kurma biçimidir.

Dünya ancak kendimize bakabildiğimiz mesafededir. Onu bulunduğumuz yerin çevresinden algılarız. Ancak Escher, üstün örüntücülük becerisi ile bakış açısını geometrik olarak genişletmiş, kendini görme halini adeta yanılsamaların eşiğinden geçirerek boyut atlatmış, daha bilinçli bir konumda tekrar sorgulamaya almıştır. Bu aslında yanılsamalardan bütünüyle kurtulmak anlamına gelmekten ziyade, onları nasıl ürettiğimizi de fark etme imkânı sağlamıştır.

Bu eşik, hem Sartre hem de Kant felsefesinin işaret ettiği insanın var olma haline adeta görsel bir araç rolündedir. Ancak eşikten ötesi için geniş bir perspektif veya derinlikli bir anlatıma mutlaka ihtiyaç vardır ama Escher’in eserindeki sanatsal anlatım, Freud’un işaret ettiği bilinç ve bilinçdışının karmaşık ilişkisinin daha iyi anlaşılmasına giden bir basamak olabilir. Çünkü insanın kendi konumunu görmesi dünyaya algılama biçiminde belirgin bir ayıraçtır.

“Kaosa bayılıyoruz, çünkü düzen üretmeyi seviyoruz” sözüyle kaosun çekiciliğine işaret eden M. C. Escher, matematiği bir sanata dönüştürmekle kalmayıp, kendimizle bağ kurma biçimimize de estetik bir yaklaşım sergilemiştir. Bu sayede Escher, felsefe ve psikoloji ile zenginleşen varoluş sorgulamalarımızı ve algılarımıza dair sınırlarımızı görsel bir çerçeve içinde görünür kılmayı başarmıştır. Hand With A Reflecting Sphere (Yansıtıcı Küreli El), insanın kendine bakma çabasını, aynaya benzer ama ondan daha kapsayıcı bir araçla ele alarak, bakış açılarının önemine güçlü bir vurgu niteliğindedir. Bu nedenle Escher’in bu eseri, yalnızca sanatsal değil, düşünsel bir eşik olarak da değerlendirilmeyi hak etmektedir.

Kaynaklar

M.C. Escher. Britannica, 27.12.2025.

“About Escher” Official site, 27.12.2025.

KARAR, Mehmet Ali. “Lacan’cı  Bakış Açısına Göre Selfie Sorunsalı, Lisans Tezi, 2016. Dokuz Eylül Üniversitesi.

“Hand With A Reflecting Sphere. 27.12.2025  https://www.nga.gov/artworks/47949-hand-reflecting-sphere

Özcan, Berna Özlem. Özer, Ayhan.“Maurıts Cornelıs Escher’in Gece ve Gündüz Adlı Eseri Üzerine Bir İnceleme”. 2023, Özgür Yayınları,  Sanat ve Tasarım Üzerine Araştırmalar, Bölüm11-sf.225

Tags: Sanat İnceleme

Post navigation

Önceki Hugo Münsterberg The Photoplay Kitabı Üzerine
Sonraki Dünyanın En İlginç 5 Kitap Kafesi

Son Yazılar

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış Smartphone-style mockup showing a book cover titled 'IRMAK ZİLELİ' with a woman in a teal dress and a white dove, on a black background with a Turkish quote to the right. 1

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti?  2

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü 3

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü

Tanrı Olmak ya da Daha İyisi 4

Tanrı Olmak ya da Daha İyisi

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek 5

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar? 6

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?

İlgili İçerikler

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış Smartphone-style mockup showing a book cover titled 'IRMAK ZİLELİ' with a woman in a teal dress and a white dove, on a black background with a Turkish quote to the right.

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?

Trecento ve Hacim Duygusu

Trecento ve Hacim Duygusu

Sanatsal Hareketler Dijital Tasarımlar
Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış Smartphone-style mockup showing a book cover titled 'IRMAK ZİLELİ' with a woman in a teal dress and a white dove, on a black background with a Turkish quote to the right. 1

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti?  2

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü 3

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü

Tanrı Olmak ya da Daha İyisi 4

Tanrı Olmak ya da Daha İyisi

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek 5

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar? 6

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?

Trecento ve Hacim Duygusu 7

Trecento ve Hacim Duygusu

Haber bülteni

Son Yazılar

  • Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış
  • Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 
  • Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü
  • Tanrı Olmak ya da Daha İyisi
  • Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Öneriler

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış Smartphone-style mockup showing a book cover titled 'IRMAK ZİLELİ' with a woman in a teal dress and a white dove, on a black background with a Turkish quote to the right.

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü

Tanrı Olmak ya da Daha İyisi

Tanrı Olmak ya da Daha İyisi

  • Kullanıcı Sözleşmesi
  • Bize Ulaşın

©SanatsalHareketler2026