Skip to content
  • https://www.youtube.com/c/SanatsalHareketler
  • https://www.instagram.com/sanatsaalhareketler/?hl=en

Sanatsal Hareketler

  • anasayfa
  • zemin
  • film & dizi
  • edebiyat
  • felsefe
  • sanat
  • müzik
  • dijital kültür
  • tiyatro
  • deneysel
YouTube
  • Home
  • Edebiyat
  • İnceleme: Orhan Pamuk’un Kara Kitap Eseri

İnceleme: Orhan Pamuk’un Kara Kitap Eseri

Yazar: Ceren Yiğenli

Kara Kitap, modern Türk edebiyatına Orhan Pamuk’un iz bıraktığı eserlerinden biridir.  Hem Türk, Osmanlı ve İslam kültüründen ve edebiyatından hikayeleri bir araya getirmiş hem de Alladdin’in Dükkanı, Binbir Gece Masalları ve Şeyh Galip’in eseri olan Hüsn – ü Aşk eserlerinden yaptığı alıntılarla süslemiştir. Bununla birlikte Yeşilçam filmlerine de yer vermesiyle eser, Türk edebiyatında hakkında en çok eleştiri alan kitaplardan biri olmuştur.

Eseri “Dadaist bir roman” olarak nitelendiren Pamuk, bir araya getirilmesi olanaksızmış gibi görünen unsurları birlikte işlemiştir. Bu oluşturduğu yapıda bin dokuz yüz seksenden sonra Türk edebiyatında varlığını gösteren postmodern akımın da etkisi olduğu görülmektedir. Kara Kitap metinlerarası unsurları çokça barındıran, okuru gerçek ve hayal arasında bırakan, anlatıları ironiyle süsleyen ve üstkurmacanın özelliklerini de barındıran postmodern akımın temel özelliklerini oluşturan temel yapıları içermesiyle Türk edebiyatında bu akımın önde gelen eserlerindendir.

Eserin olay örgüsü oldukça basit görünmektedir: Avukat olan Galip’in eşi Rüya’nın bir gün evi terk etmesiyle ve aynı zaman diliminde amcasının oğlu olan köşe yazarı Celal Salik’in de ortadan kaybolmasıyla başlar. Okur, eseri okurken Rüya’nın neden kaçtığını veya işlerin neden böyle ilerlediğinin yanı sıra Pamuk’un İstanbul tasvirleriyle de şehri tanır. Pamuk bu sayede “İstanbul yazarı” olarak değerlendirilmiştir.  Okur, Galip ile birlikte İstanbul’u gezer ve eserin sırlarla dolu dünyasının bir parçası olur.

Romanın çok katmanlı oluşu ilk başta olayların Rüya ve Galip arasında geçen, Galip’in Rüya’yı aradığı bir eser olarak düşünülmesine ama daha sonra sadece Rüya ve Galip’in çevresinde değil de anlatılanların kendisine de başkası tarafınsan anlatıldığını söyleyerek eser içinde başka bir katmanın olduğunu olduğundan bahseder. Pamuk, eserinde okuyucuya ve Galip’ e bıraktığı ipuçlarıyla onları çözülmesi gereken sırlarla bırakır.

“Mise en abyme” yani Türkçeye “erken anlatı” olarak geçen üst kurmaca tekniğinin kullanıldığı görülür.  Eserde bir nesnenin ya da temanın kendi içinde bir yansıma veya tekrar yapması durumu olarak değerlendirilir.  Kara Kitap’ı okuyan okur, okuduğu eserin ana konusunun benzerini kısa hikaye halinde aynı romanın içinde yer aldığını görür. Bu durum okuyucuyu kafa karışıklığına sürükler. Bu kısa hikayeler Kara Kitap’ta okura ipuçları verdiği gibi onları sonuçta uzaklaştırabilir de.

Galip’in Rüya’yı bulmaya çalıştığı bölümler polisiye roman özelliği taşıdığını söylemek gerekir. Erken anlatılarda açıkça söylenmeyen durumların ima edildiği görülür. Galip eşini önce eski eşinin yanında arar ve gecekonduya gider fakat sonrasında birden Rüya’nın amcasının oğlu ve kendisinin de üvey kardeşi olan köşe yazarı Celal ile kaçmış olabileceği gelir. Bu düşünceye Galip ile okuyucu da eserde “Boğaz’ın Suları Çekildiği Zaman” başlıklı yazının son paragrafındaki Celal’in şu yazısıyla ulaşır: “… yaklaşan korkunç felaketi unutmak için perdeleri çekili yarı karanlık bir odanın sessizliğinde bütün gücümüzle birbirimize sarılarak ölümü beklemenin zamanı geldi artık.” (s.26). Üçüncü bölümde ise Galip’i Rüyada bir veda mektubu bekler.

Mise en abyme’in tanımında görülen “yansıma” kavramı Celal’in karakterinde okuyucuyu karşılar. Celal aslında Galip’in yansımasıdır. Hem Rüya’nın hem de Galip’in bir parçası olarak görülür. “Birisi Beni Takip Ediyor” başlığında Galip’in ensesinde bir gözün bakışını hissetmesi ve sonraki “Göz” başlıklı bölümde Celal Salik’in kendini göz olarak tanımlaması ve kendini dışarıdan izlemesi hatta şu paragrafı yazması: “… O’nu taklit ederek, O’na taklitle ulaşmaya çalışarak, bir gün O olacağıma, en azından O’nun gibi olabileceğime inanarak yaşayıp gidiyorum. Hayır, bu umutla birlikte değil, bu umut, bir başkası, O olma umudu için yaşıyordum.” (s.109)Bu yansımaya bir örnektir.

Fakat Celal eser içinde hiç gözükmez. Yalnızca onu tanıyanların ağzından ve yazdığı köşe yazılarından biliriz. Celal Salik aslında vardır ama yoktur da.Anlaşılacağı üzere eserde kişiler birbirlerinin kopyasıdır. Kahramanlar, hikayeler, alıntılar, akrostişler, takma adlar… her bir olgu başka kahramanları ve olayları akla getirmeye neden olacak şekilde eser içine akıllıca yerleştirilmiştir. Bu Pamuk’un okuyucular için yaptığı bir oyundur. Galip romanda birinci tekil olarak olayları anlatmaz. Üçüncü tekil bir anlatım hakimdir fakat üçünü tekil anlatıcı ara sıra bölüp romanın yazarının kendisi olduğunu belli eden Galip’tir.

Orhan Pamuk’un eserinde göze çarpan bir diğer özellik bölüm başlarında verdiği epigraflardır. Verdiği epigraflarla üst gerçeklikle romanı kurgular. Eserin birinci bölümünde verilen Adli’nin alıntısı şu şekildedir: “Epigraf kullanmayın çünkü yazının içindeki esrarı öldürür.”  Eserde yer verilen epigraflar tek başına düşünüldüğünde bile ayrı bir evrene kapı açmaktadır.

Birinci bölümden üçüncü bölüme kadar yer verdiği epigraflar Adli, Bahti ve İbni’ye aittir. Aynı isimler eserin “Üç Silahşörler” bölümünde tekrar karşımıza çıkar. Bölümde Adli, Bahti ve İbni Celal’e öğüt verirler. Bu yer verilen epigraflar sayesinde okuyucu tekrardan ipucu yakalamaya çalışır.

Olaylar ve karakterler arasındaki bağlantılar, Galip’in kafa karışıklığı ve bilinç akışı yoluyla yavaşça açığa çıkar. Galip’in kaybolan karısını arayışı, bir anlamda okuyucunun da metnin yapısının bilinçli bir sorgulamasına neden olur. Kitapta, kitap içindeki kitaplar ve yazınsal göndermelerle, metnin kendi yapısı sürekli olarak sorgulanır. Galip’in bakış açısının yanı sıra, Celâl’in perspektifinden de okurun karşısına çıkar. Her biri farklı bir gerçeklik ve kimlik inşasına sahiptir.

Kara Kitap’ta bir diğer dikkat çeken husus, nesnelerdir. Bu nesneler olay örgüsünü birbirine bağlamaktadır.  Celal’in köşe yazılarını düzeltirken kullandığı yeşil kalemi ve Rüya’nın terk mektubunu yazdığı yeşil kalem, Alladdin’in Dükkanı’ndan alınmıştır. “Alaaddin’de dünyanın sınırlarını zorlayan gerçekdışı bir yan ve kurallarını zorlayan bir mantık vardı. “(s. 45). Sadece yeşil kalem değil aynı zamanda 19 sayısına da birçok kez vurgu yapılır: Rüya’nın on dokuz kelimelik terk mektubu, 19 yıl 19 ay ve 19gün süren evlilikleri. Galip’in Rüya’nın okuduğu polisiye romanlara laf yapması sonucunda kendini bir polisiyede bulması gibi küçük ama bağlayıcı nesneler bulunur.

“Alaaddin’e dükkanından yıllar önce aldığım yeşil bir tükenmez kalemle, kötü çevrilmiş bir polisiye romanın hikayesini anlattım: İkinci hikayenin sonunda, kitabı hediye ettiğim ve çok sevdiğim kahraman, hayatının sonuna kadar o polisiye romanları okumaktan başka hiçbir şey yapmamaya mahkum olmuştu.” (s. 44)

Kara Kitap’ta dikkat çeken bir diğer konu hikayenin odağının sürekli değişmesidir. Eserin ilk sayfalarında ailenin günlük yaşamı okunur daha sonra Rüya’nın evi terk etmesiyle Galip’in eşini arama ve farklı insanlarla bağ kurduğu bölüme geçer bu geçişlerde Galip’in de değişimine şahit oluruz.

Orhan Pamuk’un Kara Kitap’ı, postmodernizmin temel özelliklerini derinlemesine barındıran bir eserdir. Karakterler ve hikayeler birbirine girerken, bireylerin iç dünyaları dışarıdan gözlemlenen dünya ile çatışmaya girer.  Orhan Pamuk bu eseriyle okuyucuya yeni ve farklı bir deneyim sunarken postmodern akımın temel unsurlarını hem biçim hem de içerik olarak okuyucusunu okurken sorgulamaya iter. Bu sorgulama her okuyucuyu farklı anlayışlara yöneltir. Bu bağlamda Kara Kitap sadece bir roman olmanın ötesine geçer.

Tags: Edebiyat İnceleme

Post navigation

Previous Annelik Stereotipleri ve Kutsalın Yıkılışı: Die, My Love
Next Estetik Deneyimin Göreceliliği: Derrida’nın Yapısöküm Felsefesi ve Sanata Etkisi

Trending

Kaveh Akbar “Şehit” Romanı Üzerine İnceleme Book cover for Şehit! by Kaveh Akbar on a bright yellow background with a mounted warrior and a large red sun, plus a seal in the corner. 1

Kaveh Akbar “Şehit” Romanı Üzerine İnceleme

Is “Kinda Chic” Kinda Chic? Person in an orange shirt climbs a ladder attached to a giant smartphone on a pink background. 2

Is “Kinda Chic” Kinda Chic?

Bir Pokémon Kartı Neden Bir Picasso’dan Daha Değerli Olabilir? Gold-plated pendant necklace featuring a framed Pikachu Illustrator card on a dark background with a diamond-studded chain. 3

Bir Pokémon Kartı Neden Bir Picasso’dan Daha Değerli Olabilir?

Kamusal Alan Kimin, Sanatın mı Şehrin mi? Rusty sculpture made from stacked chairs on a circular platform in a park, with a white abstract form on top. 4

Kamusal Alan Kimin, Sanatın mı Şehrin mi?

Nilgün Tüzüntürk’ün “Maria Magdalena II” Sergisi Gala Galeri’de Exhibition poster for Nilgün Tüzüntürk's 'Maria Magdalena-2' (Sept 18–Oct 7, 2026) featuring a colorful abstract painting; G&G Galagallery. 5

Nilgün Tüzüntürk’ün “Maria Magdalena II” Sergisi Gala Galeri’de

Sentimental Value: Seni Görüyorum Two people standing in a leafy garden, facing each other as they talk. The man wears a dark blue shirt and the woman a dark denim jacket. 6

Sentimental Value: Seni Görüyorum

İlgili İçerikler

Kaveh Akbar “Şehit” Romanı Üzerine İnceleme Book cover for Şehit! by Kaveh Akbar on a bright yellow background with a mounted warrior and a large red sun, plus a seal in the corner.

Kaveh Akbar “Şehit” Romanı Üzerine İnceleme

Is “Kinda Chic” Kinda Chic? Person in an orange shirt climbs a ladder attached to a giant smartphone on a pink background.

Is “Kinda Chic” Kinda Chic?

Bir Pokémon Kartı Neden Bir Picasso’dan Daha Değerli Olabilir? Gold-plated pendant necklace featuring a framed Pikachu Illustrator card on a dark background with a diamond-studded chain.

Bir Pokémon Kartı Neden Bir Picasso’dan Daha Değerli Olabilir?

Kamusal Alan Kimin, Sanatın mı Şehrin mi? Rusty sculpture made from stacked chairs on a circular platform in a park, with a white abstract form on top.

Kamusal Alan Kimin, Sanatın mı Şehrin mi?

Nilgün Tüzüntürk’ün “Maria Magdalena II” Sergisi Gala Galeri’de Exhibition poster for Nilgün Tüzüntürk's 'Maria Magdalena-2' (Sept 18–Oct 7, 2026) featuring a colorful abstract painting; G&G Galagallery.

Nilgün Tüzüntürk’ün “Maria Magdalena II” Sergisi Gala Galeri’de

Sentimental Value: Seni Görüyorum Two people standing in a leafy garden, facing each other as they talk. The man wears a dark blue shirt and the woman a dark denim jacket.

Sentimental Value: Seni Görüyorum

Kaveh Akbar “Şehit” Romanı Üzerine İnceleme Book cover for Şehit! by Kaveh Akbar on a bright yellow background with a mounted warrior and a large red sun, plus a seal in the corner. 1

Kaveh Akbar “Şehit” Romanı Üzerine İnceleme

Is “Kinda Chic” Kinda Chic? Person in an orange shirt climbs a ladder attached to a giant smartphone on a pink background. 2

Is “Kinda Chic” Kinda Chic?

Bir Pokémon Kartı Neden Bir Picasso’dan Daha Değerli Olabilir? Gold-plated pendant necklace featuring a framed Pikachu Illustrator card on a dark background with a diamond-studded chain. 3

Bir Pokémon Kartı Neden Bir Picasso’dan Daha Değerli Olabilir?

Kamusal Alan Kimin, Sanatın mı Şehrin mi? Rusty sculpture made from stacked chairs on a circular platform in a park, with a white abstract form on top. 4

Kamusal Alan Kimin, Sanatın mı Şehrin mi?

Nilgün Tüzüntürk’ün “Maria Magdalena II” Sergisi Gala Galeri’de Exhibition poster for Nilgün Tüzüntürk's 'Maria Magdalena-2' (Sept 18–Oct 7, 2026) featuring a colorful abstract painting; G&G Galagallery. 5

Nilgün Tüzüntürk’ün “Maria Magdalena II” Sergisi Gala Galeri’de

Sentimental Value: Seni Görüyorum Two people standing in a leafy garden, facing each other as they talk. The man wears a dark blue shirt and the woman a dark denim jacket. 6

Sentimental Value: Seni Görüyorum

Geçici Bir Ev: Otel Odalarının Tekinsizliği Dimly lit hotel bedroom with an unmade bed in the foreground and a window showing a city street outside. 7

Geçici Bir Ev: Otel Odalarının Tekinsizliği

Haber bülteni

Son Yazılar

  • Kaveh Akbar “Şehit” Romanı Üzerine İnceleme
  • Is “Kinda Chic” Kinda Chic?
  • Bir Pokémon Kartı Neden Bir Picasso’dan Daha Değerli Olabilir?
  • Kamusal Alan Kimin, Sanatın mı Şehrin mi?
  • Nilgün Tüzüntürk’ün “Maria Magdalena II” Sergisi Gala Galeri’de

Öneriler

Kaveh Akbar “Şehit” Romanı Üzerine İnceleme Book cover for Şehit! by Kaveh Akbar on a bright yellow background with a mounted warrior and a large red sun, plus a seal in the corner.

Kaveh Akbar “Şehit” Romanı Üzerine İnceleme

Is “Kinda Chic” Kinda Chic? Person in an orange shirt climbs a ladder attached to a giant smartphone on a pink background.

Is “Kinda Chic” Kinda Chic?

Bir Pokémon Kartı Neden Bir Picasso’dan Daha Değerli Olabilir? Gold-plated pendant necklace featuring a framed Pikachu Illustrator card on a dark background with a diamond-studded chain.

Bir Pokémon Kartı Neden Bir Picasso’dan Daha Değerli Olabilir?

Kamusal Alan Kimin, Sanatın mı Şehrin mi? Rusty sculpture made from stacked chairs on a circular platform in a park, with a white abstract form on top.

Kamusal Alan Kimin, Sanatın mı Şehrin mi?

  • Kullanıcı Sözleşmesi
  • Bize Ulaşın

©SanatsalHareketler2026