Günlük hayatımızda hiçbir işe yaramayan, hatta çoğu zaman nereden öğrendiğimizi bile hatırlamadığımız bilgiler neden hafızamızda bu kadar yer eder? Sana lazım olmayacağını bildiğin hâlde orada durur. Çocukken duyduğun bir çizgi film repliği. Asla girmeyeceğin bir ülkenin başkenti. Bir şarkının ikinci dizesi. Ya da herhangi bir işine yaramayan saçma bir istatistik. Hepsi öylece durur orada. Kimi zaman gecenin bir vakti zihninde çınlar, kimi zaman konuşurken istemsizce diline dolanır. Hatta bazen öylesine yerleşmiştir ki, senin kim olduğunu anlamaya çalışan biri, bu “gereksiz bilgi kırıntılarından” bir profil çıkarabilir.
Oysa gerçekten ihtiyacın olan bir şeyi — bir isim, bir tarih, bir randevu — aynı zihin, hiç acımadan unutabilir. Bilgiyle dolu bir hayat yaşarken, hatırlamaya çalıştığın çoğu şeyi hatırlayamazken, ne hikmetse o alakasız reklam jingle’ı veya ilkokulda öğrendiğin Plüton’un gezegenlikten düşürülmeden önceki sırası hâlâ oradadır. Neden?
Belki de zihnimiz, faydaya göre değil, hisse göre depoluyordur bilgiyi. Çünkü o “gereksiz” şeylerin birçoğu aslında zamanın içinde yankı bırakan anlara ilişmiştir. Bir koku gibi, bir his gibi, bazen bir utanca, bazen bir gülüşe. Hatta bazen hiçbir duyguya değil, yalnızca boş bir ana. Tam da o boşluk yüzünden kazınmıştır. Hafızamız, neyin “işe yarar” olduğuna bizim gibi karar vermez. Çünkü onun için esas mesele bilgi değil, bağlamdır. O bilgi neyle yan yana geldiyse, onunla birlikte kaydedilmiştir.
Bu yüzden bir market alışveriş listesini beş dakika sonra unutabilirken, on yıl önce bir arkadaşının söylediği anlamsız bir cümleyi kelimesi kelimesine hatırlayabilirsin. Hafıza, faydayla çalışmaz. Hafıza, yankıyla çalışır. Hangi bilgi daha fazla iz bıraktıysa, o kalır. Ve çoğu zaman bu izler, ne kadar anlamsızsa o kadar derindir.
Belki de gereksiz bilgi dediğimiz şey, aslında zihnin savunma mekanizmasıdır. Onu ciddi bilgilerle, hesaplarla, görevlerle doldurmak istediğimizde, hafıza bir boşluk yaratır kendini korumak için, hafif kalabilmek için. İşe yaramayan bilgiler, o hafifliğin hatıralarıdır. Gerekli olanı siler, ama seni bir şekilde sen yapan saçmalıkları unutmaz.