Skip to content
  • https://www.youtube.com/c/SanatsalHareketler
  • https://www.instagram.com/sanatsaalhareketler/?hl=en

Sanatsal Hareketler

  • anasayfa
  • zemin
    • zemin
    • ekip
  • film & dizi
  • edebiyat
  • felsefe
  • sanat
  • müzik
  • dijital kültür
  • tiyatro
  • destek ol
  • deneysel
YouTube
  • Anasayfa
  • sanat
  • Andy Warhol, Kitle Kültürü ve 20. Yüzyıl Sanat Akımlarından Pop- Art’da Sanat Eserinin Niteliği Sorunu

Andy Warhol, Kitle Kültürü ve 20. Yüzyıl Sanat Akımlarından Pop- Art’da Sanat Eserinin Niteliği Sorunu

Yazar: Melani Adaş

Modern çağa gelene kadar üretilmiş nesnelerin daha çok işlevselliği ön planda tutulmuş ve üretilen nesnelerin birbiriyle benzerlik göstermediği gözlemlenmiştir. Çünkü modern dönem öncesi üretim şeklinin el becerisine bağlı olması ancak modern dönem sonrası ise sanayileşmeden kaynaklı makineleşmeyle beraber birbirinin aynısı şeklinde nesnenin üretilmeye başlanması, tıpkı seri üretimin nesneleri birbirine birebir benzer olarak üretmesi gibi toplum değer yargıları ve sanata bakış açısında da değişime sebep olmuştur. Bu noktada 20. Yüzyıl kent yaşamı içerisinde kitle toplumu ile yaşayan sanatçı, kitle kültürünün bir tüketicisi olmakla beraber o kültürün aynı zamanda katkıda bulunanı sıfatıyla varlık göstermiştir. Böylelikle sanatçı sanatsal yapıtlarını üretirken hem kitle kültüründen beslenmiş aynı zamanda kitle kültürünü geri beslemiştir.

1800’den önce Avrupa’nın nüfusu tahminen 180 milyon civarındadır; 1900’de bu rakam ortalam dört katına yükselmiştir. Nüfus artışı ve buna eşlik eden sanayi devrimi dünyayı değiştirmiştir. Ancak sanatta, daha sonraki gelişmelerin tanımını sınırlamak için geleneksel fikirler varlığını sürdürmüştür. Ortega’nın Kitlelerin İsyanı’nda işaret ettiği gibi : “Bugün kitleler, toplumsal yaşamda şimdiye kadar azınlıklara ayrılmış gibi görünen işlevlerle örtüşen işlevleri yerine getiriyor.” Sözü, o dönem kitle kültürünün, sanatta estetik standartların kural koyucusu görevini üst sınıf azınlıktan alarak nasıl kitle toplumuna indirdiğini vurgulamaktadır.  

Sonuç olarak, böylece estetik standartları belirlemeye alışkın olan seçkinler, artık sanatın her alanına hakim olma gücüne sahip olmadıklarını görmüşlerdir. İşte bu durumda kitle iletişim sanatları olarak da ele alınan Pop-art gibi akımların, sanat eserini, kitle sanatı içerisinde bu akımın kentsel ve demokratik olması nedeniyle, pastoral ve üst sınıf düşünceye sahip azınlıklarla ilişkilendirilen bir estetik kodu içinde üretim yapmadığı görülmektedir.Endüstriyel uygarlığın popüler sanatları yavaş yavaş değil, şiddetli ve deneysel olarak meydana gelen teknik değişimlere yöneliktir. İletişimde elektronik çağının yükselişi sinemaya meydan okumuştur.). Örneğin bu dönem yine tüm geleneksel tutumlu film eleştirmenleri –cinemascope- veya -vista vision- dizisine karşı çıktı, ancak hepsi izleyiciler tarafından kabul edildi. Dramatize edilmiş yenilik olarak teknik değişim, yalnızca sinemanın değil, tüm kitle sanatlarının karakteristiğini yansıtır. Renkli TV, renkli baskıdaki gelişmeler (özellikle Amerikan dergilerinde), yeni kağıt arkalı kitap çeşitleri; bunların hepsi kitle iletişim kanallarındaki sürekli teknik gelişmelerin bir parçasıdır. Böylelikle, sanatın tüketiminde deneyimlenen büyük izleyici kitlesinin baskısı sonucu kültürün tanımı değişmiştir. Dolayısıyla kültürü yalnızca bir azınlığın ve gelecek için koruduğu bir şey olarak tanımlamak artık yeterli değildir.

Geleneksel  kültür tanımı, Rönesans teorisinin dayattığı güzel sanatlar sınırlarının ötesine uzanmış ve artık giderek daha fazla insan etkinliklerinin tümüne atıfta bulunur hale Pop-Art denen kitle kültürünün bir aracı olan sanat akımı ile desteklenmiştir. Sanatın yönü böylelikle biçimsel özelliklere dayalı kurgulardan, düşünsel olanın temel alındığı bir sanat üretimine çevrilmiştir. Hazır nesne kullanımıyla daha çok kavramların, düşüncelerin ve oluşumların hakim olduğu yeni sanat tanımlaması sanatçı açısından zengin bir malzeme çeşitliliğine de sebep olmuştur. Bu noktada yukarıda bahsedilen hem teknik olarak endüstriyelleşme ile başlayan çoklu üretimi destekleyen değişim hem de hazır kalıp nesnelerin varlığı Pop-Art’ın temelini oluşturmuştur. Kendi anlamından ve işlevinden koparılan nesne artık yeni bağlamlarda yorumlanır bir hal almıştır. 

Sanatçı tarafından seçilen nesne artık yeni bir statü kazanır hale gelmiştir. Nesnenin basmakalıp ve günlük hayattaki nesnelerden seçilmesi, ayrıcalıklı ve hayattan kopuk bir eylem veya statü değil onun doğrudan pratik hayata dahil oluşuna vurgu yapmıştır. Böylelikle sanat üretimi ve sanat eylemi insana toplumsal olana dair problemler, duyumsamalarla ilgili soruların sorulabildiği üretimlerin gerçekleştirildiği bireysel veya kolektif etkinliklerin oluşturulabildiği bir platform haline gelir. Gündelik nesnenin sanat yapıtına dahil oluşu, sanatçının modern dönemdeki deha olarak algılanışı ve sanatınsa yüksek kültüre ait bir kültürel üretim olduğu kabulünü de altüst eden bir süreçtir. Sanat eylemi böylelikle ayrıcalıklı olmayan diğer işler gibi toplumsal rollerin benzeri bir üretim biçimi olarak eşitlenir ve sanatçının eylemi ve üretimine karşı demokratik bir algılama şekline dönüşür. Böylece kitleler sanatçının sanatının hem bir aracı hem de esin kaynağıdır.

Andy Warhol ve Sanat Eserinin Niteliği Sorunu

Andy Warhol Pop-Art akımının önemli temsilcilerindendir. Onun sanat eserleri, kitle kültürünün ve kitle iletişim araçlarının desteklediği, endsütrileşmiş kültürün tam bir yansımasıdır. Çoğaltılabirlik üzerine kullandığı serigrafi tekniği mekanik reprodüksyonun bir örneğidir. Böylece ortaya koyduğu sanat üzeri çoğaltılabilir ve tekrar üretilebilir özelliktedir. Zaten sanatçının da isteği bu yöndedir. Sanat eserinin biricik, tek belli  bir öz veya töze sahip olmasını istemez. Yaptığı eserin sadece kendi tarafından değil, başkaları tarafından da üretilebilir olmasını ister. Dolayısıyla akla şu soru gelmektedir. Andy Warhol’un eserleri sanat eseri midir? Ya da  öz ve töz bağlamında bir sanat eseri ele alındığında bu eserler nitelik bakımından nasıl ele alınmalıdır?

Bu noktada benim yorumum, çoğaltılılabilir ve eserin adeta kurumsal olması gerektiğini savunan Warhol nesnenin öz ve töz bağlamında biricik olmasına bir eleştiri olarak eser üretmektedir. Zira atölyesini de fabrika olarak adlandıran ve kendisinin bir makina gibi üretim yapmasını istediğini vurgulayan sanatçı, öz ve tözden bağımsız, bir eserde anlamsızlık ve yüzeysellik ile herkesin aynı şeyleri düşünebildiği noktada eserinin var olduğunu savunarak, günlük herhangi bir nesne veya popüler kültürün yarattığı şarkıcı veya aktristleri kullanarak, tıpkı bir fabrika gibi onları tekrar tekrar reprodükte etme çabasındadır. Böylece eşitlikçi, demokratik ve kitlelere hitap edebilen sanatı, kitle kültürünün cvarlığı ile hayat bulurken, yine o kültürün algısında sıradanlık ve bayağılık ile kendini gerçekleştirecektir. Formun ve özün önemsizleştiği, niteliklerin taşıyıcısı olan tözün ise yine önemini yitirdiği ve olmadığı noktada sıfır noktasında bir üretimden bahsedilebilir. İnsanlar, olaylar, fikirler ve objeler metalaşır.

Metalaştırılmaya uygun veya çoktan metalaşmış tüm insan, fikir veya nesne gibi varlıklar Warhol ile bir sanat eseri haline dönüştüğü iddiası ile üretimektedir. Ancak üretimi yapılan ve sanat eseri adı altında ortaya konan bu eserler mekanik reprodüksyon ile sürekli tekrarlanarak özünü ve formunun niteliğinin taşıyıcısı olan töz değerini kaybetmektedir. Hiçlik merkezinde oluşturulan bu eserler anlam,  duygu ve derinlik gibi değerlerden bağımsız olarak ortaya konmaktadır. Warhol’a göre insanlar toplumsal kimliklerinden ibarettir. Kişi olarak varlık gösterememişlerdir. Toplumda bir yere sahiptirler. Toplumsal rolleri dışında insani yönleri yoktur ve  boşluktan  ibarettirler.  Warhol  onlar  gibi  içsel  bir  yaşam sürdürmemiştir. İçsel yaşama değer vermez o yaşamı anlamsız görmüştür. Warhol’un figürleri günlük yaşamdan yalıtılmış, eleştirel bilinçten yoksun oldukları için, onlarda manevilik ve duygusallık görülmemiştir. Böylece insanlar da tıpkı nesneler gibi birer seri üretim aracı olmuş, metalaştırılmış, kişiliklerinden ziyade toplumsal kimlik rolleri ile ortaya konmuş, öz ve tözsel olarak yok edilmiştir.

Sonuç

Warhol’un resimleri, popüler kültürün özellikleriyle benzer niteliktedir. Warhol, kapitalist toplumda yaşanan duygusuzluğu resimlerinde yansıtmıştır. Onun resimleri duygusallıktan uzaktır. Warhol, modern toplumda makinenin kazandığı önemi ve gücü simgelemiş ve kendini makinelerle özdeşleştirmiştir. Seri halde yaptığı baskı resimlerinde görüldüğü gibi içgüdülerini ve imgelerini kaybetmiştir. Bu noktada makineleşmenin hem bir eleştirisi hem de övgüsü niteliğinde olan çalışmaları, kitle kültürünün ve endüstriyel toplumun insanı nasıl hem araç hem de amaç olarak kullandığını en iyi şekilde göstermiştir. Özellikle modern dönemde sanat eserinde anlamsızlık ve yüzeyselliğin önemini vurgulayan Warhol, aynı zamanda çalışmalarını ticarileştirerek ve her eserini adeta markalaştırarak, endüstiryel pazarın, sanattaki bir örneği olarak göz çarpmıştır. Pop-Art ve Warhol kitle kültürünü ve kitle iletişim araçlarının bu sanatı ortaya koymaktaki önemini, eserlerinde kullanılan tüm fikir ve nesneleri bir endüstriyel meta haline çevrilmesi ve kişiliksizleştirilmesi ile göstermiştir.

KAYNAKÇA

  • Antmen, Ahu. 2014. 20. Yüzyıl Batı Sanatında Akımlar. İstanbul: Sel Yayınları
  • Harrison, Wood. 2016.Çev. Gürses, Sabri,  Sanat ve Kuram1900-2000 Değişen Fikirler Atolojisi.Küre Yayınları
  • Lynton, Norbert.2015. Çev.Çapan Cevat & Öziş, Sadi, Modern Sanat’ın Öyküsü, Remzi Kitabevi

Tags: Andy Warhol Kültür Endüstrisi İncelemeler

Post navigation

Önceki Sylvia Plath ve Sırça Fanus Eserinin İncelenmesi
Sonraki Franz Kafka: Dönüşüm

Son Yazılar

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış Smartphone-style mockup showing a book cover titled 'IRMAK ZİLELİ' with a woman in a teal dress and a white dove, on a black background with a Turkish quote to the right. 1

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti?  2

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü 3

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü

Tanrı Olmak ya da Daha İyisi 4

Tanrı Olmak ya da Daha İyisi

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek 5

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar? 6

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?

İlgili İçerikler

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış Smartphone-style mockup showing a book cover titled 'IRMAK ZİLELİ' with a woman in a teal dress and a white dove, on a black background with a Turkish quote to the right.

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?

Trecento ve Hacim Duygusu

Trecento ve Hacim Duygusu

Sanatsal Hareketler Dijital Tasarımlar
Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış Smartphone-style mockup showing a book cover titled 'IRMAK ZİLELİ' with a woman in a teal dress and a white dove, on a black background with a Turkish quote to the right. 1

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti?  2

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü 3

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü

Tanrı Olmak ya da Daha İyisi 4

Tanrı Olmak ya da Daha İyisi

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek 5

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar? 6

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?

Trecento ve Hacim Duygusu 7

Trecento ve Hacim Duygusu

Haber bülteni

Son Yazılar

  • Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış
  • Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 
  • Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü
  • Tanrı Olmak ya da Daha İyisi
  • Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Öneriler

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış Smartphone-style mockup showing a book cover titled 'IRMAK ZİLELİ' with a woman in a teal dress and a white dove, on a black background with a Turkish quote to the right.

Irmak Zileli’den Yaşamın İnsanına: Son Bakış

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 

Brain Rot: Dikkat Süremiz Nereye Gitti? 

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü

Pentimento: Değişimin Öteki Yüzü

Tanrı Olmak ya da Daha İyisi

Tanrı Olmak ya da Daha İyisi

  • Kullanıcı Sözleşmesi
  • Bize Ulaşın

©SanatsalHareketler2026