ulusbaker
Bu listemiz, Ulus Baker’in mutlaka okunması gereken kitapları üzerine olacak. 1960 yılında dünyaya gelen Ulus Baker, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde sosyoloji eğitimi almıştır. Babası psikiyatr Sedat Baker ve annesi şair Pembe Marmara’dır. Mezuniyetinin ardından ODTÜ, İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Özgür Üniversite’de dersler vermeye başlamış ve çalışmalarına devam etmiştir. Çok sayıda makalesi bulunan sosyolog, aynı zamanda çevirmenlikte yapmıştır. Özellikle Deleuze ve Spinoza çevirileri ile bilinmektedir.
Dolaylı Eylem

“Neden, diye sormuştu Deleuze, her aşk, her yaşantı, her olay bizi yaralıyor, paramparça ediyor? “neden bütün olaylar hep bir salgın, savaş, yaralanma ya da ölüm türünden?” hiçbir zaman olayla eşitlenemiyoruz, diyordu Deleuze – hep ya çok erkeniz ya da çok geç kalıyoruz; ya çok aceleciyiz ya çok pasif, ya çok ilerdeyiz ya erişemeyecek denli uzakta. ya şu: “bana çok zayıf, kırılgan gelen hayatım, kayıp gidiyor elimden”; ya da bu: “hayata karşı zayıf olan ben kendimim, beni altüst eden, benimle hiçbir alakası olmayan biricik şeylerini ortalığa döküp saçan hayat.
Sanat ve Arzu

Bir duygu bir şey değildir,bir simge, bir imaj değildir. Bir değişmedir. Bu değişme zorunlu olarak bir dereceden başka bir dereceye geçiş halidir.
Aşındırma Denemeleri

Turgut Uyar’ın dizesini yeniden formüle edersek, burada herkes kendi gecesiyle yüz yüzedir artık. Belli bir takatsizliği veri alacağız. Yetişememek, yakalayamamak düşüncesi de bize eskisi kadar kaygılayıcı gelmemeye başlayacak belki. Ve o ilk mecalsizliği kızgınlığın (ve apansız sevinçlerin) yardımıyla atlattıktan sonra, gecenin geç saatlerinde, orada ileride yavaş yavaş, bizimkine çok benzeyen ama enerjetik yüklerinden arınmış bir dünyanın sözlerden oluşmaya başladığını görebileceğiz…
Yüzeybilim Fragmanlar

İlk görüşte aşk Spinoza’ya, bir “çağrışım” olarak görünüyor: Beni kederlendiren bir durumdan beni kurtaranı severim. Ya da sevdiğim kişiyi hep yanımda var etmek isterim. Ya da, yine ve esas olarak, sevdiğim bir varlıkla bir arada gördüğüm her şeyi sevmeye meylederim. Nefret ettiğim biriyle bağdaştırdığım her şeyden de nefret etmeye meyilliyim. Spinoza buna “yüksüz duygular” diye tercüme edebileceğimiz “gerçek anlamıyla duygu olmayan durumlar” diyor –bunlardan birisi “hayranlık” (admiratio), zıddı ise “horgörme” (contemptus)…
Beyin Ekran

Ulus Baker’in ölümünden sonra derlenen kitap, sinema yazılarının bir montajıdır, onun deyişiyle “düşünen” bir kitaptır.