Skip to content
  • https://www.youtube.com/c/SanatsalHareketler
  • https://www.instagram.com/sanatsaalhareketler/?hl=en

Sanatsal Hareketler

  • anasayfa
  • zemin
    • zemin
    • ekip
  • film & dizi
  • edebiyat
  • felsefe
  • sanat
  • müzik
  • dijital kültür
  • tiyatro
  • destek ol
  • deneysel
YouTube
  • Anasayfa
  • Edebiyat
  • Patrick Süskind | Koku Romanı | Kimlik, Beden ve Anlatı

Patrick Süskind | Koku Romanı | Kimlik, Beden ve Anlatı

Yazar: Utku Kaya

Perfume: The Story of a Murderer, Tom Tykwer

Patrick Süskind, 1985’te yayımlanan ve dünya çapında büyük yankı uyandıran Koku: Bir Katilin Hikâyesi (Das Parfum) ile ilk bakışta karanlık bir suç romanı sunar. Ancak romanın merkezinde, tam anlamıyla “yokluk”tan oluşmuş bir figür yer alır: Jean-Baptiste Grenouille. 2006 yılında Tom Tykwer tarafından aynı adla beyaz perdeye de uyarlandı. Film, romanın atmosferini büyük ölçüde korudu. Metnin devamı spoiler içermektedir.

Grenouille’nin olağanüstü koku alma yeteneği vardır, fakat kendisinin bir kokusu yoktur. Süskind burada yalnızca fiziksel bir anomaliden söz etmez. “Kokusuzluk”, Grenouille’nin insan olamama, toplumsal bağ kuramama ve kimlik geliştirememe hâlinin somutlaşmış metaforudur.

Kimliksiz Bir Bedende Var Olmak

Grenouille, doğduğu andan itibaren hem toplum hem de anlatı tarafından dışlanmıştır. Onun doğumu bile bir “atık” gibi betimlenir:

Annesi onu balık tezgâhının altında doğurdu. Sonra kalktı ve balık satmaya devam etti.

Bu sahneyle Süskind, karakterinin yalnızca biyolojik değil, ontolojik olarak da istenmeyen bir varlık olduğunu ilan eder. Grenouille toplumun normatif koku düzenine uymayan “kayıt dışı” bir bedendir.

Grenouille’nin varlığı, hem fiziksel hem de ahlaki olarak rahatsız edicidir. Kendisiyle bir bağ kurulamayan, ancak yok da edilemeyen bir öteki konumundadır.

Kokunun Felsefesi: Bilgi, Güç ve Duyular

Roman boyunca koku yalnızca estetik bir unsur değil, bilgiye ulaşmanın ve gücün taşıyıcısıdır. Grenouille, yalnızca kokular üzerinden dünyayı kavrar. Koku, onun için bir haritadır; insanlar bu harita içinde yönlendirilebilir, sınıflandırılabilir ve manipüle edilebilir.

Grenouille kokular yoluyla bedenleri ve arzuları denetler. Kurbanlarını seçerken onların kişisel kokularını “çözerek” adeta onları bedenlerinden önce okur. Böylece roman, görsel-merkezli Batı düşüncesine karşı olfaktör bir bilgi biçimi önerir.

Grenouille Bir Monstrum mu, Ayna mı?

Koku romanı, aynı zamanda modern bireyin görünmezleşen duygusal ve bedensel yabancılaşmasını sergiler. Grenouille bir “canavar” olmanın ötesinde, modernitenin kokusuz, temassız, ilişkisiz öznesidir.

Onun parfüm yapma tutkusu da bu boşluğu kapatmak içindir: var olmayan bir benliği, başkalarının arzularını taklit ederek “üretilmiş bir koku” üzerinden var etmeye çalışır. Grenouille’nin arzusu sevilmek değil, algılanmaktır.

Grenouille bir tür aurasız öznedir. Onun ürettiği parfüm ki bu parfüm en sonunda onu tanrılaştırır aslında bir illüzyonun kokusudur.

Kendini Yok Ederek Var Olmak

Grenouille en sonunda parfümü kullanarak insanları büyüler, ilahi bir varlığa dönüşür… Ama hemen ardından, kalabalık tarafından parçalanmayı seçer. Bu son, Jean Baudrillard’ın “hipergerçeklik” kavramıyla okunabilir: gerçekliğin simülasyonla yer değiştirdiği bir dünyada, tek özgürlük, varlığın inkârıdır.

Grenouille’nin intiharı bir tür zafer değil, bir dönüşsüzlüktür: gerçek bir bedenin asla inşa edilemeyeceği bir dünyada, varlık anlamını yitirir.

Koku Yoksa Kimlik de Yok

Patrick Süskind’in Kokusu, yalnızca duyularla ilgili değil; duyuların yokluğu ve fazlalığı üzerinden kimliğin kırılganlığını anlatır. Görünmez, kokusuz, sevilmeyen bir bedenin edebiyattaki en radikal figürlerinden biridir Grenouille. Ve onun hikâyesi, modern insanın kokusuzluğunu yüzümüze çarpar.

Kaynakça

Süskind, P. (1985). Koku: Bir Katilin Hikayesi (Çev. Tevfik Turan). İstanbul: Can Yayınları.

Marks, L. U. (2002). Touch: Sensuous Theory and Multisensory Media. Minneapolis: University of Minnesota Press.

Tags: Edebiyat İnceleme

Post navigation

Önceki Pozitif Ol Baskısı: Mutlu Olmaya Çalışmak Ne Zaman Bu Kadar Yorucu Oldu?
Sonraki Italo Calvino: Görünmez Kentler ve Hafızanın Mimarisi

Son Yazılar

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek 1

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar? 2

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?

Trecento ve Hacim Duygusu 3

Trecento ve Hacim Duygusu

Simone Weil ve Dikkat Kavramının Bugünkü Anlamı 4

Simone Weil ve Dikkat Kavramının Bugünkü Anlamı

Flanör: Modern Şehirde Yürümek Neden Bir Düşünme Biçimine Dönüştü? 5

Flanör: Modern Şehirde Yürümek Neden Bir Düşünme Biçimine Dönüştü?

Her Şeyi Yarım Bırakma Hissi: Neden Tamamlanmışlık Duygusu Azaldı? 6

Her Şeyi Yarım Bırakma Hissi: Neden Tamamlanmışlık Duygusu Azaldı?

İlgili İçerikler

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?

Simone Weil ve Dikkat Kavramının Bugünkü Anlamı

Simone Weil ve Dikkat Kavramının Bugünkü Anlamı

Flanör: Modern Şehirde Yürümek Neden Bir Düşünme Biçimine Dönüştü?

Flanör: Modern Şehirde Yürümek Neden Bir Düşünme Biçimine Dönüştü?

Her Şeyi Yarım Bırakma Hissi: Neden Tamamlanmışlık Duygusu Azaldı?

Her Şeyi Yarım Bırakma Hissi: Neden Tamamlanmışlık Duygusu Azaldı?

Aşağıdaki Pencere Tiyatro Oyunu: Bir Soğan, İki Domates ve Üç Biber

Aşağıdaki Pencere Tiyatro Oyunu: Bir Soğan, İki Domates ve Üç Biber

Sanatsal Hareketler Dijital Tasarımlar
Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek 1

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar? 2

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?

Trecento ve Hacim Duygusu 3

Trecento ve Hacim Duygusu

Simone Weil ve Dikkat Kavramının Bugünkü Anlamı 4

Simone Weil ve Dikkat Kavramının Bugünkü Anlamı

Flanör: Modern Şehirde Yürümek Neden Bir Düşünme Biçimine Dönüştü? 5

Flanör: Modern Şehirde Yürümek Neden Bir Düşünme Biçimine Dönüştü?

Her Şeyi Yarım Bırakma Hissi: Neden Tamamlanmışlık Duygusu Azaldı? 6

Her Şeyi Yarım Bırakma Hissi: Neden Tamamlanmışlık Duygusu Azaldı?

Aşağıdaki Pencere Tiyatro Oyunu: Bir Soğan, İki Domates ve Üç Biber 7

Aşağıdaki Pencere Tiyatro Oyunu: Bir Soğan, İki Domates ve Üç Biber

Haber bülteni

Son Yazılar

  • Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek
  • Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?
  • Trecento ve Hacim Duygusu
  • Simone Weil ve Dikkat Kavramının Bugünkü Anlamı
  • Flanör: Modern Şehirde Yürümek Neden Bir Düşünme Biçimine Dönüştü?

Öneriler

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?

Trecento ve Hacim Duygusu

Trecento ve Hacim Duygusu

Simone Weil ve Dikkat Kavramının Bugünkü Anlamı

Simone Weil ve Dikkat Kavramının Bugünkü Anlamı

  • Kullanıcı Sözleşmesi
  • Bize Ulaşın

©SanatsalHareketler2026