Skip to content
  • https://www.youtube.com/c/SanatsalHareketler
  • https://www.instagram.com/sanatsaalhareketler/?hl=en

Sanatsal Hareketler

  • anasayfa
  • zemin
    • zemin
    • ekip
  • film & dizi
  • edebiyat
  • felsefe
  • sanat
  • müzik
  • dijital kültür
  • tiyatro
  • destek ol
  • deneysel
YouTube
  • Anasayfa
  • sanat
  • Eşiğin Tekinsizliği:Liminal Space Nedir?

Eşiğin Tekinsizliği:Liminal Space Nedir?

Yazar: Yaman Ege

Liminal Space yani eşikte mekân kavramı genel olarak bağlamından koparılmış, içi boşaltılmış ve yabancı olanla tanıdık olanı bir araya getiren hayattan yoksun mekânları tasvir etmek için kullanılan bir estetiktir. Latince bir kelime olan limen (eşik) sözcüğünden türetilmiş olup antropolojide, mimaride, sinemada, resimde ve internet sanatında kendisine yer bulabilen bir estetik anlayıştır.

Liminalitenin Kökeni

İlk olarak 20. yüzyılın başlarında antropolog Arnold van Gennep tarafından Rites de Passage (Geçiş Törenleri) adlı eserde ortaya atılan liminalite kavramı, bireyin bir sosyal statüden diğerine geçerken yaşadığı “ne eski statüsüne ne de yeni statüsüne ait olduğu” belirsizlik durumunu ifade etmek için kullanılmıştır. Ardından 1960’larda antropolog Victor Turner, liminalite kavramını modern toplum ritüellerine uyarlayarak bu kavramın popülerleşmesini sağlamıştır. Victor Turner’a göre liminal evre, bireylerin eski kimliklerini geride bırakıp yenisine tam olarak geçemediği bir “eşikte olma” durumudur.

Başta direkt olarak toplum üzerinden kurulan bir kavram olsa da zamanla liminalite, gündelik hayatta karşımıza çıkan ve yola çıktığımız noktayla varış noktası arasında karşılayan “eşik”leri de kapsamaya başlayarak liminal mekân veya eşikte mekân konseptinin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

Liminal Mekân Neye Denir?

Doğaları gereği yalnızca bir geçiş için kullanılan koridorlar, otoparklar, merdivenler, bekleme salonları, havalimanları gibi mekânların insandan ve yaşamdan tamamen arındırılmasıyla elde edilen görseller liminal space olarak değerlendirilir. İnsanların yalnızca bir geçiş için kullandığı ve kimsenin asla evi olarak tanımlamayacağı bu yerlerin hayattan yoksun, loş ışıklandırılmış, boş görüntüleri insan zihninde tanıdıklık hissiyle karışık bir tekinsizlik hissi uyandırır. Bir şeylerin yolunda olmadığı fikri kişinin zihninde belirir. Kalıcı olmayan ve yalnızca bir eşik olarak kullanılan bu mekânlarda adeta zaman ve mekân askıya alınmıştır.

İnternette karşılaşılabilecek en ünlü liminal mekân görsellerinden biri.

Bir kişinin rüyasından alınmış bir film karesi gibi duran ve tanıdıklığın yanında yabancılığı da getiren bu görsel anlayış, normalde insanlarla dolu olması beklenen alışveriş merkezleri veya çocuk parkları gibi mekânların gece çekilmiş boş görüntüleriyle de kendini göstermektedir. Seçilen bu mekânların ortak özelliği, hepsinin bir yerden bir yere geçen insanların kısa bir süreliğine içinde bulunduğu ve ardından terk ettiği mekânlar olmalarıdır. Aşinalık ile mantık dışılık arasında bir köprüyü inşa eden bu tip yapılar, bakan kişinin de bir eşik durumunda kalmasına sebep olur.

Günlük davranış mantığına hiçbir şekilde uymayan bu mekânlar özünde rahatsız ediciliği amaçlamaktadır. Gerçeklik algısında bir bozulmaya odaklanan liminal mekânlar, kişinin hiç var olmamış bir geçmişe dair nostalji beslemeye başlamasına (anemoia) sebep olurlar. Aynı zamanda liminal mekânların neredeyse tamamının bomboş olması, kişide yoğun bir yalnızlık ve izole olma hissini tetikler. Bu boşluk, kişinin düşünceleriyle tamamen baş başa kalmasına ve bir paradoksun içine hapsolmuş gibi hissetmesine sebep olur.

Sanatta Liminal Mekân

Görsel sanatlarda boşluğun kullanımı, esere bakan kişinin hayal gücünü doğrudan etkilemektedir. Bazı sanatçılar eserlerinde kasıtlı olarak boşluğu, yokluğu ve ıssızlığı kullanarak mekânsal bir eksiklik duygusunu yakalamaya çalışmışlardır.

Örnek olarak ressam Edward Hopper, eserlerindeki yalnızlık ve boşluk hissini vurgulamak için kullandığı mekân seçimleri sebebiyle liminal mekân estetiğiyle ilişkilendirilmiştir. Özellikle Nighthawks (Gece Kuşları) tablosunda normalde dolu ve canlı olmasını bekleyeceğimiz mekânlarda vurgulanan boşluk hissiyle Hopper, ıssızlığı kullanarak liminal mekânı oluşturur. Sokak ve kafe gibi yine insanların hayatlarında bir kalıcılığı bulunmayan mekânların kullanılmasıyla birlikte bunaltıcı bir ıssızlık bir araya getirilmiş, karşılığında ise tekinsiz fakat tanıdık gelen bir sahne elde edilmiştir.

Edward Hopper – Nighthawks (1942)

Liminal mekânlar üzerine eserler üreten internet sanatçılarının çokça esinlendiği 1980 yapımı The Shining (Stanley Kubrick) filmi, liminal mekânların sanatta kullanımına önemli bir örnektir. Film özellikle 21. yüzyılda etkisini göstermeye başlayacak olan Backrooms gibi internet fenomenlerinin veya internetin bilinmeyen yerlerinde kendi özel alanlarında liminal mekân örnekleri üreten sanatçılara ilham kaynağı olmuştur.

Film boyunca izleyiciye sunulan cansız ve boş mekânlar korkuyu ve gerilimi arttırmak amacıyla kullanılırken Liminal Space felsefesinin temelinde yatan “rahatsız edicilik” hissini de kuvvetli bir şekilde verebilmektedir.

The Shining (1980) – Stanley Kubrick

İnternette Liminal Mekân

Liminal mekân estetiği özellikle dijital çağda ve internet sanatı bağlamında önemli bir sanatsal ifade aracı hâline gelmiştir. Özellikle Z kuşağı gibi internet neslinde çocukluk dönemine dair dijital anıların bu estetik yoluyla yeniden yaratılmaya çalışılması söz konusudur. Düşük çözünürlüklü ve boş mekânların fotoğrafları aynı anda hem geçmişe dair bir özlemi hem de geleceğe dair bir kaygıyı ele alır.

İnternette Liminal Space denince akla gelen ilk görsellerden biri olan meşhur Backrooms internet efsanesinin bilinen ilk görseli, 2019 yılında görsel tabanlı bir forum olan 4chan’de ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkışından beri giderek ünlenmeye devam eden Backrooms fenomeni iç içe geçmiş sonsuz ofis odalarını, statik bir lamba gürültüsünü ve sarı halıdan başka bir zemini olmayan bir paradoksu ifade etmektedir. Başta bir internet efsanesi olarak başlayan ve özünde liminal mekân felsefesini barındıran Backrooms, gerçekliğin dışında kalan bir alana istemsizce çıkılmasıyla gidilebilen bir yer olarak tasvir edilmiştir. Ayrıca Backrooms, internetten çıkmış bilinen ilk liminal mekân örneğidir.

Liminal Space dendiğinde akla ilk gelen örneklerden biri olan internetteki bilinen ilk Backrooms görseli.

Günümüzde bazı sosyal medya sayfaları ve Reddit gibi forumlardaki kullanıcılar, hâlâ Liminal Space başlığı altında çektikleri fotoğrafları veya photoshop yoluyla elde ettikleri görselleri paylaşmaktadırlar. Liminal mêkanın arkasında yatan eşikte kalma felsefesi zaman içerisinde değişime uğrayarak genel anlamda yalnızca gerçekdışı bir şekilde boş olan mekânlar gibi anlaşılsa da özünde antropolojik bir fenomenin bulunduğunu hatırlamak, başta bu tip görselleri internete yükleyen veya sanatına yerleştiren kişilerin ürettikleri eserlerle ne elde etmeyi amaçladıklarını bilebilmenin en iyi yoludur.

Kapanış

İnsanlar her gün bir yerden bir yere gitme eylemini defalarca gerçekleştirirken yalnızca başlangıç noktasını ve varış yerini hatırlamaya meyilliler. Fakat eşikteki yani gidiş eylemi gerçekleştirilirken ne başlangıç noktasında ne de varış yerinde olunmayan o evredeki durum niyeyse hiç de akılda kalıcı değil. Bu eşik bir koridor, bir merdiven, bir alışveriş merkezi, bir otopark da olsa hepsinin ortak noktası bu mekânların yalnızca bir “geçiş”ten ibaret oldukları. Bu geçiş bir statüden diğerine de olabilir, bir yerden bir yere olan geçiş de olabilir. Fakat özündeki bilinmezlik ve tekinsizlik aynı.

Bir şeylerin yolunda olmadığı hissi, tanıdıklık ve yabancılık, boşluk, bunların hepsinin yalnızca boş bir ofis görseli ile yakalanabilmesi bizlere algımız hakkında çok şey söylüyor olsa gerek.

Tags: İnceleme

Post navigation

Önceki Tutunamayan Bir Dilin Peşinde: Oğuz Atay
Sonraki Jean Baudrillard: “Sizin Aynanız Olacağım”

Son Yazılar

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek 1

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar? 2

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?

Trecento ve Hacim Duygusu 3

Trecento ve Hacim Duygusu

Simone Weil ve Dikkat Kavramının Bugünkü Anlamı 4

Simone Weil ve Dikkat Kavramının Bugünkü Anlamı

Flanör: Modern Şehirde Yürümek Neden Bir Düşünme Biçimine Dönüştü? 5

Flanör: Modern Şehirde Yürümek Neden Bir Düşünme Biçimine Dönüştü?

Her Şeyi Yarım Bırakma Hissi: Neden Tamamlanmışlık Duygusu Azaldı? 6

Her Şeyi Yarım Bırakma Hissi: Neden Tamamlanmışlık Duygusu Azaldı?

İlgili İçerikler

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?

Trecento ve Hacim Duygusu

Trecento ve Hacim Duygusu

Simone Weil ve Dikkat Kavramının Bugünkü Anlamı

Simone Weil ve Dikkat Kavramının Bugünkü Anlamı

Flanör: Modern Şehirde Yürümek Neden Bir Düşünme Biçimine Dönüştü?

Flanör: Modern Şehirde Yürümek Neden Bir Düşünme Biçimine Dönüştü?

Her Şeyi Yarım Bırakma Hissi: Neden Tamamlanmışlık Duygusu Azaldı?

Her Şeyi Yarım Bırakma Hissi: Neden Tamamlanmışlık Duygusu Azaldı?

Sanatsal Hareketler Dijital Tasarımlar
Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek 1

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar? 2

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?

Trecento ve Hacim Duygusu 3

Trecento ve Hacim Duygusu

Simone Weil ve Dikkat Kavramının Bugünkü Anlamı 4

Simone Weil ve Dikkat Kavramının Bugünkü Anlamı

Flanör: Modern Şehirde Yürümek Neden Bir Düşünme Biçimine Dönüştü? 5

Flanör: Modern Şehirde Yürümek Neden Bir Düşünme Biçimine Dönüştü?

Her Şeyi Yarım Bırakma Hissi: Neden Tamamlanmışlık Duygusu Azaldı? 6

Her Şeyi Yarım Bırakma Hissi: Neden Tamamlanmışlık Duygusu Azaldı?

Aşağıdaki Pencere Tiyatro Oyunu: Bir Soğan, İki Domates ve Üç Biber 7

Aşağıdaki Pencere Tiyatro Oyunu: Bir Soğan, İki Domates ve Üç Biber

Haber bülteni

Son Yazılar

  • Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek
  • Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?
  • Trecento ve Hacim Duygusu
  • Simone Weil ve Dikkat Kavramının Bugünkü Anlamı
  • Flanör: Modern Şehirde Yürümek Neden Bir Düşünme Biçimine Dönüştü?

Öneriler

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Jakob von Gunten Üzerine: Bir Şey Olmaktan Vazgeçmek

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?

Orlando ve İnsan: Bir İnsan Kaç Hayat Yaşar?

Trecento ve Hacim Duygusu

Trecento ve Hacim Duygusu

Simone Weil ve Dikkat Kavramının Bugünkü Anlamı

Simone Weil ve Dikkat Kavramının Bugünkü Anlamı

  • Kullanıcı Sözleşmesi
  • Bize Ulaşın

©SanatsalHareketler2026