Geçtiğimiz haftalarda şans eseri bulabildiğim ikinci el bilet ile Coldplay’in 2022 yılında başladığı The Music of the Spheres Dünya Turnesi’nin Londra Wembley Stadyumu’ndaki konserine gitme şansına eriştim. Şansına eriştim diyorum çünkü biletler aylar öncesinden satışa çıkmasına rağmen anında tükeniyor ve karaborsaya düşüyor. Ben de konser tarihine yakın, normal fiyatının hatırı sayılır üstü bir paraya başka birinin biletlerini satın aldım.
Coldplay’in Tarihçesi
Konserlerin neden bu kadar popüler olduğuna geçmeden önce Coldplay grubunun biraz geçmişinden bahsetmek istiyorum. Kendileri tıpkı Beatles, The Smiths ya da Queen gibi bir “British boy band”. Yaptığı müzik türü rock olarak nitelendirilse de alternatife yakın diyebiliriz. İlk kez 1997 yılında bir araya gelen bu dört adamın malumunuz en meşhur yüzü solist ve piyanist Chris Martin. Belki Martin’i Gwyneth Paltrow’la olan uzun evliliğinden yahut sonrasında yine başka bir Hollywood starı Dakota Johnson’la olan ilişkisinden de magazin yönüyle tanıyor olabilirsiniz.
Grup üyelerinin tanışma hikâyesi de klasik üniversite arkadaşlığının temellerine dayanıyor. Grup son isimleri Coldplay’e karar vermeden önce kendilerine önce “Big Fat Noises” ve ardından “Starfish” isimlerini koyuyor. Safety, grubun 1998 yılında ilk yayımlanan resmi albümleri ve içerisinde üç şarkı bulunuyor. (1)
Gruba asıl popülarite ve ödül kazandıran şarkıları Yellow ile Brit Yılın Albümü ve Grammy En İyi Alternatif Müzik Albümü ödülüne sahip oluyorlar ve dünya çapında ün kazanmaları da bundan sonra hızlanıyor. (2)
Coldplay 2021 yılında çıkardığı 9. albümleri Music of the Spheres albümünün adıyla aynı dünya turnesini pandemiden sonra 2022 yılında başlatıyor. Bu turun en önemli özelliği; grubun solisti Chris Martin’in 8. albümleri Everyday Life’tan aldıkları kararla sürdürülebilirliği artırana kadar bir daha dünya turnesine çıkmayacaklarını açıklamış olması. (2)
Music of the Spheres Dünya Turnesinin Diğer Konserlerden Farkı Ne?
Konserin müzikal hazzına birazdan değineceğim, ancak az önce belirttiğim sürdürülebilirlik konusunda neler yapmışlar ve bu turne neden bu kadar önemli konusuna değinmek istiyorum.
Konser alanına girdikten sonra dev ekranlarda konser başlayana kadar yaptıkları ekolojik iyileştirmelerin video klipleri dönüyor. Grup, dünyanın ilk şarj edilebilir mobil sahne bataryasını kuruyor. Bu aslında şu demek; grup seyircileriyle beraber konserin ihtiyaç duyduğu elektrik enerjisini birlikte üretiyorlar. Nasıl mı? Sahnenin ortasında olup ayakta dinleyen seyircilerin altındaki kinetik dans zeminleriyle. Yani dinlemeye gelenler her zıpladıkça kinetik enerjileri elektrik enerjisine dönüşüyor. E Chris Martin’in de konserde kimseyi yerinde durdurmaya niyeti yok zaten.
Yine konser alanında bulunan yerleşik bisikletler ile spor yaparak elektrik enerjisi üretebiliyorsunuz. Konser başlamadan önce ekranlarda yayınlanan verilere göre konsere gittikleri ülkeler arasında en çok enerji üretimi sağlayan şehir Tokyo olmuş.
Bunların yanında konser alanına yerleştirilen solar panellerle de enerji üretimlerinin bir kısmını sağlayabiliyorlar. Müzisyenlerin ve ekipmanların kullandığı araçlar elektrikli ya da biofuel yakıt kullanıyor.
One Tree Planted web sitesiyle de eşzamanlı yayınladıkları verilere göre bu turne esnasında bağışlarla birlikte 7 milyon ağaç dikilmiş. Aynı zamanda Ocean Cleanup iş birliği ile okyanusların temizlenmesine de kaynak sağlanıyor. (3)
Konser alanına girerken su şişesi kabul etmiyorlar ancak mataranız varsa içeride içme suyu ücretsiz sağlanıyor. Tüm bunlar ve dahası ile Chris Martin kendine verdiği sözü tutmuş da oluyor. Genel olarak 2016 yılında yaptıkları konserlerine oranla %59 CO₂ emilimini düşürdükleri bu turne ile amaçlarına da ulaşmış görünüyorlar. (3)
Söylemeden edemeyeceğim; konser alanında beni en çok etkileyen şeylerden biri engelli insanlara ayrılan kısmın çok fazla olması ve aynı zamanda işitme kaybı olan dinleyiciler için konseri simultane şekilde işaret diliyle çeviren görevlilerin bulunmasıydı.
Konserin Müzikal Atmosferi
Biletleri gösterdiğiniz turnikeleri geçtikten sonra görevliler size ücretsiz LED bileklikleri ve kâğıttan 3 boyutlu gözlükleri veriyor. Çıkısta geri teslim edilen bileklikler aslında konserin tüm atmosferini oluşturan detay. Çünkü konser esnasında atmosferle uyumlu bir şekilde senkronize kontrol aydınlanıyor ve büyülü atmosferi yaratıyor.
Bu konser aslında klasik bir deneyim değil. Sanki devasa bir parti gibi. İnsanlar müziğe ek olarak ortam, ışık, efektler, sahnenin ortasına fırlatılan devasa toplar, “A Sky Full of Stars” şarkısında gökyüzünden atılan binlerce yıldız detayıyla farklı bir atmosfere giriyor. Evet Coldplay çok iyi, Chris Martin 48 yaşına rağmen saatlerce dans edip asla performansını düşürmüyor ve şovu hep heyecanlı tutuyor. Ancak konser alanının atmosferi ve ışıklar sanatçıların da önüne geçiyor. Şunu itiraf edebiliriz, sanatçılardan çok ambiyansa para veriyoruz.
Hiç tanımadığım yanımda oturan kadınla aynı anda şarkıya eşlik ederken kendimizi aynı evrenin bir parçası gibi hissettiriyor bize. Sanki hepimiz bir sevdiğimizin partisine gelmişiz de çılgınca coşuyoruz gibi. Sanırım Coldplay’i dünyaca ünlü sahne şovlarından ayıran en önemli özellik bu; şovu izlemiyorsunuz, şovun bir parçası haline geliyorsunuz. Yellow çalmadan önce bilekliklerin hepsinin sarı renge dönmesini organize eden görevliler arka planda çalışırken, bileğini havaya kaldırıp bu atmosferi yaratanın sen olduğunu bilmek insana o büyülü dünyanın kapısını açıyor.
Konserin tek eleştireceğim yönü şu olabilir; bu kadar sürdürülebilirlik ve çevreye önem politikaları benimseyen bir grubun konserde havai fişek gösterisini dahil etmesi beni bir parça hayal kırıklığına uğrattı. Havai fişeklerin havaya saldığı zararlı kimyasal ve ağır metallerin yanı sıra özellikle kuşlarda ani korku ve panik yaratması, göç yollarında sapmaya yol açması gibi hayvanların hayatını doğrudan olumsuz etkileyen tarafları da göz ardı edilemez.
Fakat bu eleştirimin dışında, yiğidi öldürüp hakkını vermek gerekiyor sanırım. Hayatımda en çok gitmek istediğim konser henüz ben doğmadan, 1986 yılında Queen’in yine Wembley Stadyumu’ndaki konseriydi. Onunla karşılaştırma yapamayacağım için; şu an için şimdiye kadar gittiğim en iyi canlı performans ve sahne şovuna sahip konserdi diyebilirim. Eğer fırsatınız ve imkânınız olursa, mutlaka gitmenizi gönülden tavsiye ederim.
Kaynakca:
Kaynakça
Coldplay Official Website. (2023). Emissions update. Erişim adresi: https://www.coldplay.com/emissions-update/
Wikipedia. (t.y.). Coldplay. Erişim adresi: https://en.wikipedia.org/wiki/Coldplay
Wikipedia. (t.y.). Safety (EP). Erişim adresi: https://en.wikipedia.org/wiki/Safety_(EP)
Wikipedia. (t.y.). Music of the Spheres World Tour. Erişim adresi: https://en.wikipedia.org/wiki/Music_of_the_Spheres_World_Tour