Skip to content
  • https://www.youtube.com/c/SanatsalHareketler
  • https://www.instagram.com/sanatsaalhareketler/?hl=en

Sanatsal Hareketler

  • anasayfa
  • zemin
    • zemin
    • ekip
  • film & dizi
  • edebiyat
  • felsefe
  • sanat
  • müzik
  • dijital kültür
  • tiyatro
  • destek ol
  • deneysel
YouTube
  • Anasayfa
  • Edebiyat
  • Üç Ülke Üç Kısa Roman

Üç Ülke Üç Kısa Roman

Yazar: Gözde Erzurumlu

Üç ülke ve üç kısa roman, henüz bitmeyen yazın okuyucuları için hazırladığım bir seçki. Türkiye, İsveç ve Güney Kore bu yazının coğrafyasında yer alacak üç ülkedir.

Aziz Bey Hadisesi: Ayfer Tunç

Ayfer Tunç, kısa ama uzun iz bıraktığı bu romanda, okuru yaşlı bir erkek karakterle baş başa bırakıyor ve empati duygusunu derinden hissettirmeyi başarıyor. İlk bakışta buruk bir aşk hikâyesi gibi görünse de, tıpkı yaşamda olduğu gibi, bu metin aslında bir aşk hikâyesinden çok, bir insan hikâyesidir.

Aziz Bey’in hikâyesi, âşık olduğu kadın uğruna ülkesini ve evini terk etmesiyle başlar. Arkada kalan annesi ölmüş, babası ise evin içinde tek başına, öfkeye sıkışmış hâlde kalakalmıştır. Romanın başında yaşlı bir erkekle karşılaşan okur, ilerleyen sayfalarda bu yaşlı adamın gençlik yıllarına, aşkına ve beraberinde getirdiği acıya tanıklık eder. Böylece bir insanın kendisine nasıl yabancılaştığını ve hayatla kurduğu bağın nasıl çözülüp dağıldığını görür.

Evine, yurduna dönmüş olsa da Aziz Bey sonuç itibariyle ailesini de ülkesini de bırakmıştır. Yabancı bir ülkede aynı sonu kendisi yaşamış, sevdiği kadın tarafından hiç bilmediği bir yerde terk edilmiştir. Tam da bu noktada, yabancısı olduğu kentin içinde yavaş yavaş kendine de yabancılaşmaya başlamıştır. İnandığı kadın uğruna hayal kırıklığı yaşayan genç adam, kitabın sonunda yaşlanmış ve bu sefer yere fırlatıldığı için kırılmış camların içinde kalmıştır. Kırıklar, sadece Aziz Bey’in düşlerinde değil; aynı zamanda göklere çıkan coşkulu bir gencin hayat hikâyesinin sonlarında, ona yerde eşlik eden bir yoldaş olarak yerini almıştır.

Tük aile yapısının yalın bir halde yazıldığı bu kitapta aşk, yabancılaşma, yanılsama, hüzün ve dönüşüm yer alır. Bir insanın da evrelerini gözler önüne serer. Okuyucunun yutkunmasına neden olacak keskinliğe sahiptir. İçinde birden fazla husus vardır ve o hususların belirsizliği de romanı sadece bir aşk hikâyesi olmaktan çıkarır. Tıpkı bir insanın hikâyesi gibi karışık, belirsiz ve çok yönlüdür.

“Ümit beni bir gün daha aldattı, bak.” (Sayfa 36)

Aziz bey, babası gibi olmaktan itina ile kaçarken çarparak çıktığı camların ardından, kendi öyküsünü başlatmış ve yine aslında aynı ama başka camların içinde o öyküyü, insan olmanın öyküsünü bitirmiştir. Tüm bunların yegâne dayanağı olarak da aşkı göstermiştir. Kendi içinde dahi süregelmiştir bu aşk dayanağı ya da bahanesi de denilebilir.

En nihayetinde insanlık tarihinde her işin başında var olan aşk hususu, Aziz Bey’in öyküsünde de yer alır. Onu kendi ülkesinden alarak sadece bulunduğu ortamda değil, kendi içinde bile yabancılaştırmasına neden olmuştur. Eve dönmeyi başarmış, başka biriyle evlenmiş dahi olsa kaçtığı şeye, babasına dönüşerek evlendiği diğer kadını da annesine çevirmiş ve bu ataerkil düzeni devam ettirmiştir. Mutsuz evlilikler, kadının ev içinde işçi olarak görülmesi, yok sayılması, daima bekleyen ve sessiz olan roller. Tüm bunların farkına varmış olsa da zaman geçmiş ve yaşanmıştır. Aziz Bey Hadisesi yukarıda da söylendiği gibi yalnızca bir aşk hikâyesi değil insan hikâyesidir içinde hüznün, yaşamın, hataların ve dönüşümlerin olduğu.

Detaylar: La Genberg

İnsanlar artık hızlı tüketimin alışkanlık olduğu ve alışkanlığın da kimlik haline geldiği bir dönemde yaşıyor. Filmlerde, şarkılarda, kitaplarda bırakılmayan ve kişinin kimliğine bürünen bu hız, okuyucular içinde geçerli olmakla birlikte okuyucuyu bütünü, büyük olanı görmekle sınırlandırıyor. La Genberg Detaylar romanında, bütünden arınan parçaları yazarak o sınırı silikleştirmeyi sağlıyor. Kitabın isminde dahi hızın akışını kesen insana dair, yavaş, sıradan ya da olağan her şeyi anlatarak bu çağın yaşayanlarına eskiyi anımsatarak kimlik sorgulamasına ve hayata dair önemli bir farkındalığa yer açıyor. Yaşam yavaştır, yaşam şu andır.

““Başlangıç” ve “son” yok, kronoloji yok, sadece anlar ve o anların içinde olup bitenler var.” (Sayfa 86)

İsimsiz bir karakterin, geçmiş anılarını anımsayarak hayatında önemli kişiler için bölüm bölüm yazılmış olan bir romandır Detaylar. İnsan ilişkilerinin durağan, yorucu bazen sıkkın çoğu zaman yavaş, sakin ama o sakinliğin içinde kendine özgü kaos ve yıkıcı hisler barındıran yaşamın ta kendisini anlatır. Aşk, arkadaşlık anne- kız ilişkileri kulağa her ne kadar sıradan gelse de esasında bu hız dünyasının içinde insan olabilmenin en yegâne işaretlerinden biri belki de bu ilişki biçimleridir. Yazın son deminde okunabilecek kısa ama aynı insan olmak gibi uzun bir kendi süreci vardır Detaylar’ın.

“Ölülerin gözünden kronolojinin hiçbir önemi yoktur, önemli olan tek şey detaylardır; yoğunlaşmanın derecesi, nasıl, ne ve kim ile ilgili olan her şey.” (Sayfa 104)

Beyaz Kitap: Han Kang

Edebiyatın türlerinden biri olan roman, belki de türlerin içinde en çok okunanıdır insanoğlu tarafından. İnsanlar bildiklerinden güç alırlar, bildiklerine inanırlar ve bu bildikleri çoğunlukla birin kutsal anlamında yatar. Kendileri, kendi yaşamları birdir. Âşık oldukları insan birdir, dostu birdir, inandıkları tanrı birdir. Okuduğu karakter birdir. Bundan dolayıdır ki bir karakterin bir yaşamı ya da başka bir deyişle herhangi konu fark etmeksizin anlatılanın tek yönlü olması, okuyucunun kitaba bağlanması ve kendisi ile özdeşleşmesi bakımından büyük önem taşır. Han Kang ise tüm bunların dışına çıkmadan ama etrafında dolanarak farklı bir deneyim yaşatacaktır Beyaz Kitab’ın okuyucularına.

İçindeki sayfalarla öykü kitabını andırsa da esasında bir romandır. Ancak romanın belirlediği sınırlardan daha esnektir. Bütün sayfa boyunca yazılmamıştır. Kimi zaman üç- beş paragraf vardır. Her biri farklı başlıklara sahiptir kitabın isminin haricinde.

Çoğu zaman bebeğini kaybetmiş bir anne ile empati kurmaya çalışılır; fakat o çocuğunu kaybetmiş annenin yaşayan evladına aynı empati pek kurulmaz. Klasik anlatımın aksine Han Kang, beyaz renge sahip şeyleri imgeleştirerek yazmış ve okuyucuya saflığı, masumluğu hatırlatmıştır. Karakterin ablası, doğduktan hemen sonra ölmüştür. Yazdığı beyaz şeyler ise ablasını temsil ettiği gibi, ona karşı hissedilen duyguları da temsil edebilir. Kitaba ismini veren neden belki de budur: ölen ablanın saflığı, masumluğu ve annenin bebeğine duyduğu sevgi.

Oldukça otobiyografik unsurlar taşır. Yaşamın değeri yeni doğan bebeğini sadece kelimeleriyle hayatta tutmaya çalışan bir anneden anlaşılabilir.

“Ölme, yalvarırım ölme.” (Sayfa 29)

Beyaz kitap yaşamın ne denli döngüsü olduğunu açık şekilde okuyucuya sunmuştur. Giden hayatlar, gelen hayatlar ve kalan hayatlar. Acı zaman geçmesine rağmen bir ailede baki kalabilir. Kolektif bilinç sayesinde anne-babadan çocuklara aktarılmıştır bu hüzünlü kayıp. Han Kang’ın farklı anlatımı sayesinde de bu roman klasik eserlerden sıyrılmayı başarabilmiştir.

Kaynakça

Tunç, A. Aziz Bey Hadisesi. İstanbul: Can Yayınları, 2025.

Genberg, Ia. Detaylar. Çev. Zeynep Tamer, İthaki Modern, 2025

Kang, Han. Beyaz Kitap. Çev. Göksel Türközü, Aprıl Yayınevi, 2025

Tags: Edebiyat İnceleme

Post navigation

Önceki Northrop Frye: Eleştirinin Anatomisi
Sonraki Ahlak Var mıdır? Felsefi Sorgulama

Son Yazılar

Elsa Morante Kimdir? Hayatı, Kitapları ve Edebiyatı Woman at a desk with a vintage typewriter, resting her chin on her hands among books and papers in a cluttered study. 1

Elsa Morante Kimdir? Hayatı, Kitapları ve Edebiyatı

Hang Kang ve Vejetaryen Romanı Bookstore aisle with a long table of stacked books in the foreground and tall shelves along the walls in the background, dimly lit. 2

Hang Kang ve Vejetaryen Romanı

Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti? A person sits on a rock by the water, head in hands, appearing sad or distressed at dusk. 3

Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti?

Salem Cadı Mahkemeleri: Toplumsal Paranoya ve Tarihin En Karanlık Yargılamalarından Biri Public courtroom scene: a man lies unconscious on the floor while a speaker at a raised lectern pleads to a crowded, tense audience as officials look on. 4

Salem Cadı Mahkemeleri: Toplumsal Paranoya ve Tarihin En Karanlık Yargılamalarından Biri

Ingeborg Bachmann’ın Eserleri ve Hayatı Üzerine Bir Bakış Woman with short hair in a dark coat standing beside a carved stone lion sculpture, looking upward thoughtfully (black and white photo). 5

Ingeborg Bachmann’ın Eserleri ve Hayatı Üzerine Bir Bakış

En iyi bilim-kurgu dizileri A person in a winter coat stands in a snow-covered suburban street, watching a large futuristic spaceship with glowing blue lights hovering overhead. 6

En iyi bilim-kurgu dizileri

İlgili İçerikler

Elsa Morante Kimdir? Hayatı, Kitapları ve Edebiyatı Woman at a desk with a vintage typewriter, resting her chin on her hands among books and papers in a cluttered study.

Elsa Morante Kimdir? Hayatı, Kitapları ve Edebiyatı

Hang Kang ve Vejetaryen Romanı Bookstore aisle with a long table of stacked books in the foreground and tall shelves along the walls in the background, dimly lit.

Hang Kang ve Vejetaryen Romanı

Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti? A person sits on a rock by the water, head in hands, appearing sad or distressed at dusk.

Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti?

Salem Cadı Mahkemeleri: Toplumsal Paranoya ve Tarihin En Karanlık Yargılamalarından Biri Public courtroom scene: a man lies unconscious on the floor while a speaker at a raised lectern pleads to a crowded, tense audience as officials look on.

Salem Cadı Mahkemeleri: Toplumsal Paranoya ve Tarihin En Karanlık Yargılamalarından Biri

Ingeborg Bachmann’ın Eserleri ve Hayatı Üzerine Bir Bakış Woman with short hair in a dark coat standing beside a carved stone lion sculpture, looking upward thoughtfully (black and white photo).

Ingeborg Bachmann’ın Eserleri ve Hayatı Üzerine Bir Bakış

Bazı Çocuklar Terbiye Değil, Tedavi İster Silhouette of a person sitting alone at a long table in a dark room, with an open window behind them letting light in.

Bazı Çocuklar Terbiye Değil, Tedavi İster

Sanatsal Hareketler Dijital Tasarımlar
Elsa Morante Kimdir? Hayatı, Kitapları ve Edebiyatı Woman at a desk with a vintage typewriter, resting her chin on her hands among books and papers in a cluttered study. 1

Elsa Morante Kimdir? Hayatı, Kitapları ve Edebiyatı

Hang Kang ve Vejetaryen Romanı Bookstore aisle with a long table of stacked books in the foreground and tall shelves along the walls in the background, dimly lit. 2

Hang Kang ve Vejetaryen Romanı

Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti? A person sits on a rock by the water, head in hands, appearing sad or distressed at dusk. 3

Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti?

Salem Cadı Mahkemeleri: Toplumsal Paranoya ve Tarihin En Karanlık Yargılamalarından Biri Public courtroom scene: a man lies unconscious on the floor while a speaker at a raised lectern pleads to a crowded, tense audience as officials look on. 4

Salem Cadı Mahkemeleri: Toplumsal Paranoya ve Tarihin En Karanlık Yargılamalarından Biri

Ingeborg Bachmann’ın Eserleri ve Hayatı Üzerine Bir Bakış Woman with short hair in a dark coat standing beside a carved stone lion sculpture, looking upward thoughtfully (black and white photo). 5

Ingeborg Bachmann’ın Eserleri ve Hayatı Üzerine Bir Bakış

En iyi bilim-kurgu dizileri A person in a winter coat stands in a snow-covered suburban street, watching a large futuristic spaceship with glowing blue lights hovering overhead. 6

En iyi bilim-kurgu dizileri

Bazı Çocuklar Terbiye Değil, Tedavi İster Silhouette of a person sitting alone at a long table in a dark room, with an open window behind them letting light in. 7

Bazı Çocuklar Terbiye Değil, Tedavi İster

Haber bülteni

Son Yazılar

  • Elsa Morante Kimdir? Hayatı, Kitapları ve Edebiyatı
  • Hang Kang ve Vejetaryen Romanı
  • Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti?
  • Salem Cadı Mahkemeleri: Toplumsal Paranoya ve Tarihin En Karanlık Yargılamalarından Biri
  • Ingeborg Bachmann’ın Eserleri ve Hayatı Üzerine Bir Bakış

Öneriler

Elsa Morante Kimdir? Hayatı, Kitapları ve Edebiyatı Woman at a desk with a vintage typewriter, resting her chin on her hands among books and papers in a cluttered study.

Elsa Morante Kimdir? Hayatı, Kitapları ve Edebiyatı

Hang Kang ve Vejetaryen Romanı Bookstore aisle with a long table of stacked books in the foreground and tall shelves along the walls in the background, dimly lit.

Hang Kang ve Vejetaryen Romanı

Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti? A person sits on a rock by the water, head in hands, appearing sad or distressed at dusk.

Hipergerçeklik Nedir? Gerçeklik Algımız Nasıl Değişti?

Salem Cadı Mahkemeleri: Toplumsal Paranoya ve Tarihin En Karanlık Yargılamalarından Biri Public courtroom scene: a man lies unconscious on the floor while a speaker at a raised lectern pleads to a crowded, tense audience as officials look on.

Salem Cadı Mahkemeleri: Toplumsal Paranoya ve Tarihin En Karanlık Yargılamalarından Biri

  • Kullanıcı Sözleşmesi
  • Bize Ulaşın

©SanatsalHareketler2026